Sakın Okumayın.

Sakın Okumayın.

Sakın Okumayın.

  Dünya’da genel olarak baktığımızda İngiltere ve Fransa’da kitap okuma oranları yapılan araştırmalarda %21’dir. Japonya’da %14 civarındayken, Amerika’da bu oran %12, İspanya %9’dur.

Türkiye’yi değerlendirirsek  %1’i bazı kaynaklarda kabul görürken, bazılarında ise %4 şeklindedir. Okul ortamında zorunlu olarak öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanması adına verilen ödevlerde bu %4 oranına dahil edilmektedir. 

   Maalesef okuma alışkanlığı kazanmak yerine teknolojiye daha çok yönelebiliyoruz. Televizyonun karşısında akşama kadar geçirdiğimiz zaman önemsizken kitap okumaya yarım saat ayıramıyoruz. Oysa ki sürekli  televizyon izleyen bir birey ile kitap okuyan bir bireyi karşılaştırdığımızda aradaki farkı çok rahat görebiliyoruz. Televizyon izleyen bir bireyde göz ve hareket tembelliği oluşurken ve beyin gelişimi gerilerken kitap okuduğumuzda kültürel açlığımızı besleyebiliyoruz. Kelime dağarcığımızı genişletebiliyor, vizyon sahibi olabiliyoruz. 

 Türkiye’de en çok edebiyat içerikli kitaplar tercih ediliyor. Araştırmaların en çok edebiyat, daha sonra din ve son olarak ise eğitim konulu kitaplar okuduğunu belirtiyor.

Okuma oranlarının Türkiye’ de düşük olmasının nedeni;

Sakın Okumayın.

  1. Sosyoekonomik faktörler
  2. Eğitim seviyesi
  3. Kültürel değerler
  4. Teknolojik gelişmelerdir.

 Dini içerik olarak ise en çok Kur’an-ı Kerim ve İncil okunuyor.

  Düzenli olarak kitap okuma alışkanlığı kazanmış bireyin hafızasını güçlendirir, ifade yeteneğini geliştirir.  En çok satılan kitaplar değerlendirilirken ilk sırayı roman, ikinci sırada öykü ve sonra diğerleri yer alıyor. Düzenli okuma alışkanlığı olan bireyde özgüven artışı gözlenmiştir. Karşılaştığı engelleri bilgi dağarcığı sayesinde daha kolay aşmıştır. 

 Bir grup araştırmacı, öğrencilerin  stres düzeylerini ölçmek için bazı deneyler yapmışlardır. Yarım saat kitap okumanın kalp atış hızını düşürdüğünü, kan basıncını etkili bir şekilde düşürdüğü belirlenmiştir. Kitap okuyan kişilerin empati duygusunun geliştiği konusunda zihin teorisi geliştirdikleri de bilinmektedir. Dikkat eksikliğini giderebilmek için düzenli olarak kitap okumanın gerekliliği vurgulanmaktadır. Kitap okumak için en verimli zaman sabah ve gece uyumadan önce olmalıdır. Sabah okunan kitap güne olumlu başlamayı sağlarken gece yatmadan önce okunan kitap beyninizi boşaltmanızı ve rahat bir uyku çekmenizi sağlar. 

Türkiye’de Okuma ve İzleme Oranları

Sakın Okumayın.

Dergi okuma oranı %4

Kitap okuma oranı %4,5

Gazete okuma oranı %22

Radyo dinleme oranı %25

Televizyon izleme oranı %95

    Sizler ne sıklıkta kitap okuyorsunuz veya en son ne zaman bir kitabı elinize aldınız?

Yorumlarda buluşalım…

Bir önceki yazımı okudunuz mu?

KLEOPATRA

Editör: Nigar KAYA

Yorumlar (8)

  1. Zeynep dedi ki:

    Fırsat buldukça okumaya gayet ederim kitap okumak güzeldir ya

  2. Yıldız Tek Gamlı dedi ki:

    Fırsat bulduğum her an değil göçmeden önce ne aktarabilirim diye okuma dışındaki zamanımı diğer işlerime yönlendiririm hayat koşturmacasında nefes aldığım en önemli an okumak…
    Kalemine yüreğine emeğine sağlık
    Harikasın

  3. Gizem dedi ki:

    Başlığı görünce açıkçası insan oluşumuzun, yaradılışımızın merakına yenik düşüp okumaya başladım….
    Okumak ne yazık ki bizim toplumuzda yok denecek kadar az.
    Okumuyor, sorgulamıyor anlatılana inanmayı tercih ediyorlar genelde büyük bir çoğunluk. Okumanın eşsiz duygusu her insanda bıraktığı ayrı iz, ayrı düşünce yapısından mahrum kalarak neler kaçırıyorlar bir bilseler.
    Hayal gücü, hayata bakış açısı her anlamda olumlu olan okuma alışkanlığı yok sayılabilir mi? Konuşmaya, anlamaya en güzel yardımcıdır oysa ki okumak.

  4. Mehmet Ünal dedi ki:

    Okumak lazım

  5. Gözde sakınç dedi ki:

    Kitap okumak önemi çok fazla hafızayı güçlendirir, kelime haznesini genişletir, ifade yeteneğini geliştirir.

  6. Gözde dedi ki:

    Kitap okumak önemi çok fazla hafızayı güçlendirir, kelime haznesini genişletir, ifade yeteneğini geliştirir.

  7. semiraysezgin dedi ki:

    Kitapsız Dünya düşünemiyorum. Ancak ne kadar sevdirdik o da ayrı bir mesele. Kalemine sağlık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elif ÜNAL YILDIZ

Elif Ünal Yıldız 1986 yılında İstanbul’da dünyaya gelen yazar Elif Ünal Yıldız, ailesiyle birlikte Ankara’da yaşamaktadır. Evli ve bir çocuk annesi olan Yıldız, Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü mezunudur. Yazarlık serüveninden önce özel sektörde çeşitli yönetici pozisyonlarında görev almıştır. Küçük yaşlarda içinde filizlenen yazma tutkusu, zaman içerisinde hayatının vazgeçilmez bir parçasına dönüşmüş; kaleme aldığı, henüz yayımlanmamış eserlerle birlikte edebiyata olan ilgisi ve üretme arzusu daha da güçlenmiştir. Yıldız, farklı bakış açılarını, insan ruhunun derinliklerini ve hayatın çok katmanlı hikâyelerini kendine özgü bir anlatımla okuyucuyla buluşturmayı amaçlamaktadır. Edebiyatın yalnızca kitaplarla sınırlı kalmadığına inanan Yıldız, farklı mecralarda makale ve köşe yazıları kaleme almakta; düşüncelerini ve gözlemlerini okuyucularıyla paylaşmaktadır. Bu doğrultuda Fısıldayan Kalemler adlı çevrim içi gazeteyi kurarak yazarlara ve edebiyata ilgi duyanlara farklı bir ifade alanı oluşturmuştur. Platformun kuruculuğunu ve başkanlığını bir dönem sürdüren Yıldız, daha sonra gazeteyi Ozan Kasım Kol’a devretmiştir. Yazarın yayımlanmış iki romanı bulunmaktadır: Umuda Yolculuk ve Aynadaki Katil. Romanlarının yanı sıra çeşitli edebiyat projelerinde de aktif olarak yer alan Yıldız; Fısıldayan Kalemler Hikâye Antolojisi, Fısıldayan Kalemler: Geçmişten Günümüze Köprü Antolojisi ve Ahminâl Aşk – Aşk Öyküleri Antolojisi adlı eserlerin derleme çalışmalarına ve hikâyelerine katkıda bulunmuştur. Elif Ünal Yıldız, yazarlığı bir meslekten öte, insanı, hayatı ve duyguları anlamlandırma biçimi olarak görmekte; her eserinde okuyucuyu farklı bir pencereden bakmaya davet etmektedir. Kendine özgü anlatım dili ve çok yönlü edebiyat anlayışıyla üretmeye, yazmaya ve yeni hikâyeler anlatmaya devam etmektedir.