Çocuklarımıza Dürüst Olmayı Nasıl Öğretebiliriz?
- Yazar: Metin ÖZDEMİR
- 25 Temmuz 2026
- 10 kez okundu
Çocuklarımıza Dürüst Olmayı Nasıl Öğretebiliriz?
“Dürüst ol.“
Belki de çocuklarımıza en sık söylediğimiz cümlelerden biridir. Peki dürüstlük gerçekten nasihatle mi öğrenilir, yoksa yaşayarak mı? Biz çocuklara karşı gerçekten dürüst müyüz? Onlara bu kadar kirli bir ortamda dürüstlüğü nasıl öğretebiliriz? Öncelikle bunun çilesini çekmeli ve kendimiz her zaman ve ortamda kaybedeceğimizi bilsek de dürüst olmalıyız. Onurluca kaybetmenin onursuzca kazanmadan çok üstün olduğunu, helal iki liranın haram milyon dolarlardan daha değerli olduğunu önemle kavratmamız gerekiyor. Hiç kimsenin olmadığı ortamda doğru davranabilmenin önemi dürüstlük için büyük bir adımdır.
Bir gün küçük bir çocuk, market kasasında para üstü olarak fazladan verilen parayı fark eder. Babası sessizce cebine koyarsa çocuk yalnızca bir para kazanıldığını görmez; dürüstlüğün bazen çıkar uğruna terk edilebileceğini de öğrenir. Aynı baba kasiyere dönüp, “Sanırım fazla para verdiniz.” dediğinde ise çocuk, dürüstlüğün kimse bakmasa bile doğru olanı yapmak olduğunu öğrenir.
Çocuklar kulaklarıyla değil, gözleriyle büyür.
Bir anne veya baba telefonda evde olup , “Evde yokum.” dedikten sonra çocuğuna dönüp gülümserse, aslında istemeden küçük bir yalanın normal olduğunu öğretmiş olur. Oysa “Şu an konuşmak için uygun değilim.” demek hem nezaketin hem de dürüstlüğün en güzel örneğidir.
Dürüstlük yalnızca yalan söylememek değildir. Verdiği sözü tutmak, yaptığı hatayı kabul etmek, özür dileyebilmek ve emek harcamadan başarı elde etmeye çalışmamaktır.
Bir öğretmen sınav sırasında kopya çeken öğrenciyi yakaladığında sadece cezaya odaklanmak yerine, “Kendi emeğine güvenmeyi öğrenmelisin.” dediğinde aslında bir karakter eğitimi vermektedir. Çünkü dürüstlük, notlardan daha değerlidir. Çocuklarımız hata yaptığında bize gerçeği söylemekten korkuyorsa, önce kendimize şu soruyu sormalıyız: “Acaba doğruları söylediklerinde onları dinliyor muyuz, yoksa hemen cezalandırıyor muyuz?” Gerçeği söyleyen çocuk, cezadan değil; güvenden güç almalıdır. Yanlış davranış değil doğru davranış pekiştirilmelidir.
Bir vazonun kırıldığını düşünelim. Çocuk korkarak gelip, “Ben kırdım.” diyorsa o an vereceğimiz tepki çok önemlidir. Önce dürüstlüğü için teşekkür etmek, sonra birlikte çözüm aramak; çocuğa ömür boyu unutamayacağı bir ders verir. Çünkü dürüstlüğün ödülü güven olmalıdır.
Toplumların en büyük serveti yüksek binalar ya da zenginlikleri değil, dürüst insanlarıdır. Bugünün dürüst çocukları; yarının güvenilir öğretmenleri, doktorları, mühendisleri, esnafları ve yöneticileri olacaktır.
Unutmayalım; Çocuklarımıza dürüst olmayı öğreten şey uzun nasihatler değil; cüzdanını sahibine teslim eden bir baba, hatasını kabul eden bir anne, adil davranan bir öğretmen ve sözünün arkasında duran yetişkinlerdir.
Çünkü çocuklar bizim söylediklerimizi zamanla unutabilir; ama nasıl yaşadığımızı asla unutmazlar.
Metin Özdemir
Diğer yazılarımı okudunuz mu?

#metinözdemirmebbakanıolsun
Kaleminize, yüreğinize, emeğinize sağlık hocam…
Yıldız Tek Gamlı Hocam ile aynı fikirdeyim.
#metinözdemirmillieğitimbakanıolsun