Bu İşte Bir Terslik Var
- Yazar: Sevgi GÜLTEKİN
- 19 Eylül 2026
- 20 kez okundu
BU İŞTE BİR TERSLİK VAR!
Eskiden okul yok diye okuyan sayısı azdı. Sonra memleketimize üniversite yapılsın diye dualar ederek ve çalışmalar yaparak üniversite yapıldı. Yapıldı da ne oldu? Yine memleket çocuğu açıkta kaldı!..
Üniversiteler, bulundukları şehrin gençleri için daha güçlü bir fırsat kapısı olamaz mı?
Bir genç liseyi bitiriyor. Üniversiteye devam etmek istiyor. Ancak üniversite eğitimi için çoğu zaman ailesinden, yaşadığı şehirden ve alıştığı çevreden ayrılması gerekiyor.
Yeni bir şehir, yeni bir ev ya da yurt, ulaşım, yemek ve diğer yaşam giderleri…
Peki bütün bunlar eğitimin doğal bir parçası mı olmalı?
Bence bu sistemi yeniden düşünmenin zamanı geldi.
Her şehrin üniversitesi, öncelikle o bölgenin gençlerine daha güçlü imkânlar sunmalı. Liseyi bulunduğu şehirde tamamlayan bir öğrenci, gerekli akademik şartları sağladığı takdirde ve yeteneği ile o şehirdeki üniversitelerin uygun bölümlerine belirli bir yerel kontenjan sistemiyle doğrudan devam edebilme imkânına sahip olmalı.
Elbette bunun için bölüm kontenjanları, akademik yeterlilikler ve üniversitelerin eğitim kapasitesi dikkate alınmalı. Ancak öğrencinin ailesinin ekonomik durumu, üniversite eğitiminin önünde aşılması zor bir engel hâline gelmemeli.
Özellikle küçük şehirlerde bu konu çok daha önemli.
Bir şehirde üniversite varsa, o üniversite yalnızca tabelasıyla değil, o şehrin gençlerinin hayatına dokunarak var olmalı.
Ardahan, Kars, Artvin, Hakkâri’de veya başka bir Anadolu şehrinde yetişen gençlerin kendi şehirlerinde eğitim alma imkânları güçlendirilirse, bunun yalnızca öğrenciye değil, şehre de faydası olur.
Gençler şehirlerini terk etmek yerine eğitimlerini kendi bölgelerinde sürdürebilir. Mezun olduklarında da bilgi ve birikimlerini kendi şehirlerine aktarabilirler.
Çünkü bir şehrin kalkınması yalnızca binalarla, yollarla ve yatırımlarla olmaz.
O şehrin yetişmiş insan gücüne de ihtiyaç vardır.
Belki de üniversite sistemine sadece “Öğrenci nerede okuyacak?” sorusuyla değil, “Öğrenci kendi şehrine nasıl katkı sağlayacak?” sorusuyla da bakmalıyız.
Sınavlar elbette önemli. Başarı ve yeterlilik elbette korunmalı.
Ama eğitim fırsatlarına ulaşmak konusunda ekonomik ve coğrafi engelleri azaltmanın yollarını da aramalıyız.
Belki çözüm, her şehirde belirli oranlarda “yerel öğrenci kontenjanı” oluşturmak olabilir.
Belki başka modeller geliştirilebilir.
Önemli olan gençlere daha güzel eğitim ve iş alanı açmak.
Çünkü gençler bizim geleceğimizse, onların geleceğini sadece sınav sonuçlarına bırakmamalıyız.
Üniversiteleri şehirlerden, gençleri de kendi şehirlerinden koparmayan bir eğitim sistemi mümkün mü?
Bence bu soruyu artık daha fazla konuşmalıyız.
Çünkü bazen bir tersliği fark etmek, doğru bir çözümün ilk adımıdır.
Bizim küçükken hayalimiz şehrimizin üniversitesi olmasıydı. Şartlar o şehirde yaşayan çocuklara avantaj sağlayabilir mi?
Üniversiteler bu konuda neler yapabilir?
Siz neler düşünüyorsunuz?
Sevgi Gültekin
Diğer yazılarımı okudunuz mu?

üniversite sadece eğitim değildir. bir çocuğun ailesinin kanatlarının altından çıkıp yuvadan uçmasıdır. gelecekte ayaklarının üzerinde durabilmesi adına kesinlikle farklı bir şehirde okuması taraftarıyım. işin ekonomik kısmına gelince kyk ve üniversite yurtları çıkmadıysa bu aile için gerçekten yük. üniversiteler bu anlamda çalışma yapmalı aynı zamanda mezun olan öğrenci kendi şehrine dönmek için sadece üniversitenin değil ekonominin, iş bulma olasılıklarının daha fazla olması gerekir. bu da o şehrin yatırımcıları ile devlet politikaları ile mümkün…
Yüreğinize sağlık.