ÖZLEM
- Yazar: Ayşe ULAŞ
- 10 Ekim 2026
- 34 kez okundu
ÖZLEM
Sokaklarda büyüdük bizler. Sokaklarda top oynadık, ip atladık. Yerden yüksek, yakan top ve daha neler neler. Şimdilerde bakıyorum çocuklara. Evlerinde bilgisayarlarının başında tek başlarına oturmayı sosyalleşmek sanıyorlar. Üzülüyorum.
Bizler sokaklarda oynayan, soluk soluğa koşuşan çocuklardık. En büyük etkinliklerimizden biri de pikniğe gitmekti. Parklarda, bahçelerde piknik yapardık. Annelerimiz asma yapraklarından sarmalar yapardı. Mercimek köfteleri, patates salataları, kısırlar, bisküvili pastalar… Velhasıl piknik günleri büyük keyif, büyük eğlence olurdu. Kimse kimseyi yargılamazdı. Kimin evinde ne var ise onu hazırlar, getirirdi. Bir şeyi olmayanda ayrılmazdı. Çünkü eskiden olanın olmayana borcu vardı. Komşuda pişen bize de düşerdi.
Ya şimdi? Herkesin her şeyi olmak zorunda. Olmayan ise zaten bir kenarda ayrı duruyor. Nerede kaldı o eski dostluklar? Nerede kaldı o eski komşuluklar? Hoşgörü, anlayış, nezaket, duyarlılık nerede kaldı?
Medeniyet diyoruz ve ne yazık yalnızlaşıyoruz. Bencilleşiyoruz. Komşularımızı tanımaz, arkadaşlarımızı aramaz olduk. Anlayış derseniz; sadece kendimize gerekirse hatırlar olduk. Ne yazık pek çoğumuz EMPATİ ne demek unuttuk. Arkadaşlık, dostluk, komşuluk ne demek unuttuk.
Sokaklara çocuklarımızı salamaz olduk. Tanımayınca konu komşuyu, çok görünce bir selamı sabahı kendimize yabancılaştık. Ne yazık duyarsızlaştık. Oysa bana dokunmayan bin yaşasın dememeliydi insan. Bugün komşuna dokunan elbet yarın da sana dokunacaktı.
Özgürlük sandık belki kendimize kalmayı ama yanıldık. Bakın şimdi evlerimizde hapis kaldık. Sokaklarda oynayamaz oldu çocuklarımız. Bir komşu çayı içemez olduk.
Yalnızlaştık. Kimsesizleştik. Kimsenin kimseye ne iyi niyeti kaldı ne de tahammülü. Herkes her şeyi kendisine hak görür oldu. Oysa bir taraftan da kimsenin hiçbir şeye hakkı olmadığını düşünürken. Tezatlar içerisinde sıkışmış bir hayatın insanları olduk istemeden.
Ve evet, özlüyorum arkadaşlarımla sokaklarda ip atladığım zamanları. Özlüyorum gazoz kapakları ile oynadığım günleri. Komşu annelerimizin ellerimize salçalı ekmek tutuşturup acıkmışsındır ye şunu deyişlerini. Özlüyorum çünkü şimdilerde çocuklarımıza kimseden bir şey almamasını tavsiye eder olduk. Biliyorum haklıyız. Çünkü kimseyi tanımıyoruz. Ama özlüyorum işte. Geçmişteki o konfor alanımızı özlüyorum. Çocukluğumun arkadaşlarını özlüyorum. Herkesin herkesi tanıdığı, kolladığı, anladığı zamanları özlüyorum.
Ayşe Ulaş
Diğer yazılarımı okudunuz mu?
Ölebilirim

çocuğun komşuya emanet edilebildiği, kapıların kilitlenmediği, herkesin birbirini tanıdığı, yardımlaştığı günleri ben de özlüyorum. insan aynı insan nasıl bu kadar kötü olabildik?
Eskiden anneler çocuklarına ” Geç oldu artık eve gel ” diye seslendirdi. Şimdi de odasından çıksın insan içine karışsın diye bekliyor.
Bizim kuşakların özlemle andığı zamanlar. Sanırım hepimiz özlüyoruz. Kaleminize sağlık…