KÜÇÜK ŞEYLER ve MUTLULUK
- Yazar: Hamiyet Annaç Akyıldız
- 10 Ekim 2026
- 26 kez okundu
KÜÇÜK ŞEYLER ve MUTLULUK
MUTLULUK AVUÇLARINIZDA
Ayağımıza ya da parmağımıza diken batar, canımızı çok acıttığını düşünürüz. O an en büyük acı dikenin battığı yerdedir. Fakat biz acıyı bütün vücudumuzda hissederiz. Küçücük bir diken kocaman vücudumuzu etkilemiştir.
Kırgınlıklarımız da öyle değil midir?
Bazen büyük şeylere kızarız, susarız ve bazen de anlamazdan, görmezden geliriz. Sonra da en küçük bir şeyde kırılır, darmadağın oluruz. Aslında küfemizi doldurmuşuzdur o ana kadar ve o küçük şey taşmamızı sağlayan son damladır.
“Küçücük şeyleri büyütüyorsun” denir.
Küçücük şeyleri büyütmek mi?…Öyle miyim, büyütüyor muyum? Yok canım daha neler… O da öyle demese, yapmasa, beni kırmasaydı. Çok kırıldım…
Keşke diken elime hiç batmasaydı. Canım yanıyor şu an, kalbim acıyor. Elimde değil işte, kızıyorum. Keşke dikene dikkat etseydim. Belki batmasını engellerdim. Dikkatli olsaydım canım yanmaz, kırılmazdım.
Küçükken diken battığında çığlığımıza koşan anne-babamız derdi ki…
“Dur öpeyim de çabuk geçsin“
Öperdi…
“Geçmedi öp…şuraya da battı öp…öp” derken unuturduk. Gözyaşlarımızın yerini gülücükler alırdı.
Keşke küçük şeylerden kırıldığımızda yanağımıza konan bir özür öpücüğü anne-babamızınki kadar masum olsa ve her şeyi unuttursaydı.
Küçük bir dikenin acıttığı kadar da olsa başkasının yüreğini acıtmamalı…
Dikenin bir gün kendinize batacağını düşünerek dikeni batırdığınız yeri yine de öpün. İzi kalsa da belki acısı hafifler, sizi affeder.
Küçük şeyler can acıtır bazen.
Kimi zamanda küçük şeyler mutlu eder bizi…
Mutluluk her zaman avuçlarımızda ve kayıp gitmesine izin vermediğimiz zamana kadar…
Hamiyet Annaç Akyıldız
Diğer yazılarımı okudunuz mu?

öptüm geçti, özür diledim bitti de değil içten olmalı…
Kaleminize saglik
Mutlu olmak sanattır.