Kadir Kıymet Bilmiyorlar

Kadir Kıymet Bilmiyorlar

Hayat bizlere çok uzunmuş gibi gelse de aslında göz açıp kapayıncaya kadar. Hani masallar hep şöyle başlar ya bir varmış bir yokmuş… İşte aslında bu hayatın özetidir.
Biz insanlar doğarız ve kulağımıza ezan okunur, öldükten sonra ise selamız verilir işte öldükten sonra okunan ezanın selası aslında doğduğumuzda okunmuştu. Büyüklerimiz de derler ya hep, hayat ezan ve sela arası kadar diye işte bu söz burdan gelmedir.

Biz insanlar bir şeyin kıymetini hep kaybedince anlarız elimizdeyken, ona sahipken bizim için önemsiz olur çünkü biz zannederiz ki o bizim ve bizden hiç gitmeyecek diye düşünürüz ve büyük yanılgıya düşeriz. Size basit bir örnek vermek istiyorum dışarıdaki insanlara davrandığımız gibi evde ailenize aynı davranıyor musunuz? Çoğumuz bunu yapmıyoruz dışarıdaki insanlara daha nazik ve kibarken evde annemize, babamıza, kardeşimize, eşimize, çocuğumuza maalesef ki daha umursamaz ve kaba olabiliyoruz.
Patronumuza kaba olamayız çünkü bizi işten atar, öğretmenimize olamayız çünkü disipline verir ama annemize olabiliriz çünkü o hep sana katlanmak zorundadır. Çocuğumuza kızabiliriz çünkü o sana muhtaçtır ve senden gidemez hatta bazıları fiziksel ve psikolojik şiddet uygular. Ama baktığımızda ailemizden birinin saçının teline zarar gelse kalbimiz parçalanır değil mi? Ama farkında değiliz ki en büyük zararı bu şekilde davranarak biz onlara veriyoruz. Onların sahibiymiş gibi davranarak hiç elimizden gitmeyecek gibi yaşıyoruz ama hiçbir şey sana ait değil aldığın nefesi dahi geri veriyorsun. Gün olur hiç gitmez dediğin kişiler bir bakmışsın toprağın altında ya da gün gelir o toprağın altına giren biz oluruz. Geri dönüp her şeyi düzeltemeyiz ya da özür dileyemeyiz. Elimize geçen kocaman bir pişmanlık, vicdan azabı ve dudaklardan dökülen “keşke” kelimesi…
Ayetlerden örnek vermek istiyorum :

Rasûlüm! Sana, Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Sevap kazanmak için harcayacağınız şeyleri öncelikle ananıza, babanıza, akrabanıza, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara verin.” İyilik olarak her ne yaparsanız, Allah onu mutlaka bilir. (Bakara /215)

Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babanıza iyilikte bulunun. Akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolda kalmışlara, elinizin altında bulunan köle, câriye, hizmetçi ve işçilere iyilik yapın. Çünkü Allah, kendini beğenen ve çokça övünüp duran kimseleri kesinlikle sevmez.(Nisa/36)

Hayatın karşımıza ne çıkaracağını bilemeyiz geçtiğimiz, şubat ayında ülkemiz “Asrın felaketi ” olarak adlandırılan büyük bir deprem felaketi yaşadı. Birçok insan en yakınlarını kaybetti bir gecede koca aileler yok oldu. Onlar bunu yaşayacaklarını nereden bilebilirlerdi? Bu nedenle sevdiklerimizin, ailemizin, akrabalarımızın kalplerini kırmayalım onlar bizden ya da biz onlardan gitmeyecek gibi değil de belki bir gün kaybedebilirim düşüncesiyle hareket etmeliyiz kalp kırmak gerçekte çok kolaydır fakat onarması çok zordur ve zaman alır.
Demem o ki hayat kimseyi üzmeye kırmaya değecek kadar uzun değil varsa üzdüğünüz insanlar onların gönlünü alın ve bir daha kimseyi kırmayın…

“Unutma ki ölüm yakın
Kalp kırma üzme sakın!”

“Kıymet bil ki kıymet göresin
Keşke deyip üzülmeyesin.”

Tutku BATMAZ
Editör: Nigar KAYA

 

Yorumlar (2)

  1. Yıldız Tek Gamlı
    • 11/02/2024

    Hacılardan hocalardan çekindiğimiz şu dönemde iyi ki senin gibi dinimizi böyle güzel sade anlaşılır ve bize yakışır anlatan eğitimli gençlerimiz var. Var olasın...

  2. Nigar KAYA
    • 10/02/2024

    Çok haklısın Tutku Hanım yüreğinize sağlık...👏🏻👏🏻👏🏻

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tutku BATMAZ

08.07.2000 Çankırı doğumluyum. Üç kardeşli ailenin ortanca çocuğuyum. İlk-Orta ve Lise eğitimimi Çankırı’da gördüm. Eğitimimi tamamladıktan sonra Kız Kur’an kursuna hafızlık eğitimime başladım. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın on sekiz yaş üzeri kuran okuma yarışmasında Çankırı birincisi oldum. Dört yıllık eğitim sonunda 2022 Mart ayında hafızlık eğitimimi tamamladım. Şu anda Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okuyorum. Katıldığım çoğu hikâye, şiir, makale gibi yarışmalarda derecelere girdim. Bazı dergilerde yazılarım yayınlanmıştır. Şu anda İlimizde bulunan, Kız Kur'an kursunda eğitmen olarak görev yapıyorum. Boş zamanlarımda hafızlık tekrarı yapıyor kitap okuyorum. Hafızlık süresinde bile yazmaya devam ettim. Şiir okumayı severim. Kitaplardan da, biyografi tarzı romanlar ilgi alanımdadır. Aynı zamanda bir şeyler kaleme almak benim için bir tutku olmuştur. Hali hazırda yazdığım kitabım yayımlanma aşamasındadır. İnsanlara faydalı bir kitap olması dileğiyle.