Yoğurt

Yoğurt

Yoğurt

Genç anne, kucağında son nefesini verecek olan iki aylık bebeğiyle çaresizce yardım istiyordu. Kaç haneli olduğu bilinmeyen ama epey büyük olan bu köyde, hiç kimse ne olduğunu bilemeyecekti.

Ataerkil bir ailede gelin olan Cennet binbir umutla ve zahmetlerden sonra bebeğini kucağına almış, kim ne derse söz dinlemiş ancak yine de bu sondan kaçamamıştı. Biricik yavrusu kucağında tepkisiz duruyordu. Bebeği artık ağlamayı da kesmiş gözleri yarı aralık halde sessizliğe bürünmüştü.

Dışarısı sıcaktan alev topuna dönmüş ama o bebeğini iyice kundağına sarıp sarmalamış, son kez büyüklerinden akıl almak için dışarı çıkmıştı. Gözlerinden bulgur bulgur yaşlar dökülüyordu. Büyük şanssızlık, evde kimsecikler de yoktu.

Dışarı çıktığında çırpınışlarına bir kadın şahit olur ve sorar.

“Ne oldu Cennet, neden ağlıyon?”

“Hafize abla, bebe ne ağlıyo ne gözünü açıyo bir şey oldu anlamadım.”

“Ver bakam bebeyi bana.” der ve alır kucağına. Hiçbir bilgisi olmayan kadın, sağına bakar, soluna bakar bir şeyden anlamaz ve annesine çaresizce geri verir ve “Bence baytara götür o anlar belki.” der.

Haliyle köylerinde sağlık hizmetleri her zaman bulunmuyor. Cennet’in çaresizliği de ağlamaları da artmıştı. Tekrar yardım için koşmaya başladı. Bu defa karşısına oldukça yaşlı olan Hasret Nene çıktı.

“Noldu Cennet gızım, ne ağlayıp durursun?” 

“Hasret Nene, bebe ağlamıyor, gözünü açmıyor, gollarımda ölüyo yavrum.”

Hasret Nene de anlamıştı ki bebek iyi değildi. Elinde olan yoğurt bakracını yere indirip bebeği kucağına aldı.

Zavallı yavrucak ağzını açıp açıp kapatıyor, adeta dua ediyor gibiydi. Kadın son nefesini verdiğini düşündüğü bebeğe son suyu olarak bir yoğurt vermek istedi. Yanında ne su vardı ne de başka bir içecek. Yanında sadece tek rızkı olan yoğurdu vardı ve parmağını yoğurda daldırıp eline bulaşan yoğurt suyunu bebeğin ağzına götürdü.

Zavallı bebek biraz kıpırdanıp o yoğurtlu eli kavrayıp annesinin memesi gibi emmeye başladı. Elinde yoğurt kalmayan Hasret Nene elini tekrar yoğurda bandırıp tekrar bebeğin ağzına verir. Bebek adeta kıtlıktan çıkmışçasına, her defasında yoğurtlu parmağı emiyordu. Hasret Nene hayretle sordu Cennet’e

“Cennet kızım, bebe aç mı?”

“Yok Nene aç değil ama günlerdir bu halde.”

Gelelim neticeye…

Evet o gün yoğurdu yiyen bebek o günden sonra hayata tutundu. Bebeğin asıl sıkıntısı susuzlukmuş. Yoğurdun suyuyla, bebek ölümden dönmüştü. Evet diyeceksiniz ki iki aylık bebek nasıl oluyor da susuz kalıyor. Bu soruyu da elbette anne sütü alan bebeğe, su verilmez fikrinden yola çıkarak soracaksınız.

Evet maalesef halk arasında sık sık konuşulan “Bebeğe su verilmez.” söylemleri.

Doğru bebeğin suya ihtiyacı yok ama hangi durumlarda yok önce onun bilgilendirmesini yapalım. Yanlış bilgilerle, Cennet gibi bebeğinizi ölümün eşiğine getirebilirsiniz. Anne sütü alan bebeğin yok ama mama alan bebeklerin su içmesi şarttır. Anne sütünün öyle muazzam bir özelliği var ki bebeğe su vermenize gerek kalmıyor doğru.

Bebek emmeye başladığında bebeğin ilk emdiğinde önce sulu geliyor, bebeğin susuzluğu gidiyor. Sonra da bebeği besleyecek olan yoğun, vitamin, mineralden, yağdan zengin olan süte kavuşuyor. Yani bebeğin bu durumda suya ihtiyacı kalmıyor. 

Fakat burada şu meseleye değinmek istiyorum. “Bebeğin suya ihtiyacı kalmıyor.” diyorum. Bebeğe su vermek zararlı demiyorum fark ettiyseniz. Halk arasında öyle bir hale gelmiş ki sanki bebek su içerse ölecek gibi kaçınıyorlar su vermekten. Öyle ki bebeğini mamayla besleyen anneler bile bebeğine su vermekten imtina ediyor.

Cennet de bebeğini anne sütüyle değil mamayla besliyordu ve bu yanlış bilgiden dolayı neredeyse bebeğe su vermediği için bebeğinden oluyordu. O yüzden kulaktan dolma bilgilerle bebek büyütmeyelim diyor ve “Su hayattır” diye de buraya iliştiriyorum…

Bu arada bu olay gerçek yaşanmış bir olaydır. 🙂

Baş Editör: Elif ÜNAL YILDIZ

Diğer Yazılarımı Okudunuz mu?

https://fisildayankalemler.org/18-mart-canakkale-zaferi-ve-sehitleri-anma-gunu/

https://fisildayankalemler.org/enjektor-secimi/

 

Yorumlar (5)

  1. Anonim dedi ki:

    Kaleminize sağlık. Çok kıymetli bir bilgi.

  2. Damla dedi ki:

    Kesinlikle katılıyorum 😌😌

  3. Tutku dedi ki:

    Konuyu hikayeleme yöntemiyle anlatım tarzı ayrı bir hava katmış elinize sağlık Nigar hocam

  4. Yıldız Tek Gamlı dedi ki:

    Harika bir yazı olmuş hikaye de ayrıca güzel olmuş

  5. vwzkadpmns dedi ki:

    Muchas gracias. ?Como puedo iniciar sesion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Nigar KAYA

Doğma büyüme Çankırılı olan Kaya, İlk, Orta ve Lise eğitimini Çankırı'da gördü. Şu anda hemşire olarak görev yapmaktadır. Laborant ve Veterinerlik Sağlık bölümünü bitirdikten sonra Acil Yardım ve Afet Yönetiminden de mezun olmuştur. Aynı zamanda Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi, Yeni Medya ve Gazetecilik bölümü mezunudur. Halen Eskişehir Anadolu Üniversitesi Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü'nde okumaktadır. Kişisel Gelişim, Edebi romanlar, Hikaye, Çocuk Hikayeleri ve şiir yazmaktadır. TÜGŞAV (Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı) Çankırı Kadın Kolları Başkanlığı, YAZŞA-DER (Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği) Disiplin Kurulu üyeliği yanında YAZŞA-DER Çankırı temsilcisidir. AKSED, (Ankara Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği) Türkiye İlim ve  Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği ile İzmir Şairler ve Bestekarlar Derneği gibi dernekleri yanında Tema Vakfı üyeliği bulunmaktadır. Ayrıca editörlük de yapmaktadır. Türkiye’nin birçok ilini gezmiş, tarih ve edebiyat aşığı, aynı zamanda el sanatlarına karşı yoğun ilgilidir. 2023 Book Culture Art Times Gazetesi tarafından düzenlenen “Altın Kalem Ödülleri” kapsamında, drama dalında “Altın Yazar” ödülü ile Altın Meslek ve Kariyer Ödülleri’nde “Yılın En İyi Çıkış Yapan Yazarı” ödülünü almaya değer görüldü. 2023 yılının YAZ-ŞADER tarafından düzenlenen 2.Edebiyat Ödüllerinde Yılın En İyi Biyografi yazarı seçilmiştir. 2024 yılında Altın Meslek ve Kariyer Ödüllerinde yılın ses getiren en başarılı yazarı seçilmiştir. Mavi Kuş Medya tarafından yapılan halk oylaması sonucu, Biyografi ve Otobiyografi dalında birincilik ödülü almıştır. 2025'de Uluslararası Bayburtlular Derneği tarafından Cumhuriyet'in Onur ödülünü almaya hak kazanmıştır. Son olarak, Ankara Çankırılılar Federasyonu tarafından Çankırı Kültür ve Edebiyat Nişanı verilmiştir. Bir çocuk annesi olan yazarımız; 2021’de iki, 2022’de bir 2023'de bir kitabı yayımlanmıştır. 1-Gölge Etmem (Biyografik Roman) 2- Aldatırsan Aldatırım (Kurgu Roman) 3- Kış Demi (Şiir Kitabı) 4- Vuslat-ı Şehadet 5-Güvar (2025) 6- Balyemez Balhan (2026) Birçok Antoloji çalışmalarına katılmış ve katkı sağlamıştır.