SERAP DÜŞLERİ
- Yazar: Gurbet Miranda
- 2 Haziran 2026
- 0 kez okundu
SERAP DÜŞLERİ
Vakitsiz gelmiştin ve vakitsiz gidişin gibi. Bir serap düşü kadar bayıltan ayık bir hal vardı. Nerede mi? Yüreğimin çöl meydanında kalabalık görünen uçsuz bucaksız tenhasında.
Gözlerime dolan kumlar döküldükçe doluyor içime ve ötelerden ismi olmayan samyeli!
Buruk bir çocuk gibi köşeye kıstırılmış yabancı korkuların sardığı ve içimde çalkalanan bütün masumluğumu avuçlarına almış rüzgâr. Turuncu güneşin kavurucu sıcağına inat erimeyen buz kütlesi.
Her yerde senden bir resim aldatması kuşatıyor, hangi tarafa koşsam yine sen çıkıyor karşıma ve labirent oyununa sıkışıyorum. Hani uzatsam elimi tutacak gibiyim silüetini. İşte hayallerin içinde kaybolduğum o korkunç oyununa katılıyorum ve uyuyorum sana. Savurdukça savuruyorsun yeni bir çıkmaza.
Nereye kadar bu düş kırıkları? Her biri zerrelere bölünmüş toparlayamıyorum. Yine bir uykusuz uykunun en dibinde gözlerim.
Bulmaya uğraştıkça en dibinde cehennemin!
Aklıma inat gönlüm yine gel diyor. Bir düş oyununa belki bu defa dokunurum parmak uçlarına ve dahi yaslarım başımı omzuna, kitlenir gözlerim gözlerinin karasına. Bir çöl fırtınasında sensizlik orucuna derim bismillah…
Gurbet MİRAN
DAR GELDİ
Dar geldi bu akşam
Nere baksam
Bi ses var
Uzaktan içime akan
Bir yol var
Beni duy diyen
Bu akşam bi dar var
Seni yollayan
Kollarımı boş bırakan
Ensemde duran
Bu akşam bi sen var
Çalan telefonun ucunda
Olmayan bi ses var sen olan
Dar geldi, dur geldi, sen geldi
Yine bu akşam
Yüreğime mıh çakan
Ses verip görünmeyen
Burnumda tüten
Gözümden inen
Sen var bu gece beni benden eden
Alıp yerden yere vuran
Darağacına asan
Yine sen var bu gece düşümde gezen
Usulca sarılıp ben hep burdayım
Yanındayım gitmedim diyen
Hayalden öte gitmeyen
Yine sen var soğuk gecede
Uykumu zehreden
Ahhh yine sen ve hep sen…
Gurbet MİRAN
