SENDROMSUZ YAŞLAR

SENDROMSUZ YAŞLAR

SENDROMSUZ YAŞLAR

Yavrularımız dünyaya gözlerini açtığı günden itibaren bizler de kendimizi yeniden yaratılıp dünyaya gelmiş gibi hissederiz çünkü doğumla birlikte yenileniriz. Annelik koruması ön plana aktarılır ve henüz dile gelmemiş bir bebeğin ağlama biçimlerinden ihtiyacını anlayan biri haline dönüşürüz. Geç saatlere kadar uyuyan yapımız varsa annelik dolayısıyla birkaç saatlik bir uyku bize yeterli gelmeye başlarız.

Bilgi seviyemizi indirgeyip çocuğumuza seviyesince açıklamalar yapan biri oluruz, tahammül seviyemiz düşük olsa bile annelikle birlikte oldukça sabırlı biri olmaya başlarız ve ciddi bir kimlikten çıkıp oyuncu bir kimliğe  bürünürüz. Kısaca annelikle birlikte kutsal, yeni bir kimlik kazanırız. Kazandığımız yeni kimlik ile anneliğin getirmiş olduğu tüm güzellikleri doyasıya yaşarız, bazı zorlu süreçlere de kolayca göğüs gereriz.

Yaratılan tüm canlıların yaşamlarında bazı geçiş dönemleri vardır. Bu geçişler aslında geçmeyecek, bitmeyecek kimlikleri için olgunlaşma dönemidir.  Çocuklarda da belli dönemler, bizi zorlayacak bazı gelişim özellikleri vardır. Bunlardan en önemlisi ‘2 yaş gelişim özellikleri’.  ‘Gelişim özellikleri’ olarak adlandırıyorum çünkü çocuklara ait hiçbir dönem, sendrom olarak görülmeye layık değildir.

 2 yaş sendromu (!), bebeklikten çocukluk evresine geçiş sancısıdır. Bir nevi erken ergenliktir. Kendini tanımaya başlayan çocuk, birey olma mücadelesini başlatmış bulunur. ‘’Ben de varım, benim de söz hakkım var.’’ demeye çalışır davranışlarıyla. Çocuk karakter gelişimi için çok önemli olan bu süreç, sabırla, bilinçli bir şekilde atlatılırsa, geleceğin sağlıklı bir bireyi olur. Kimyası bozulmadan, asıl fıtratı ile yaşam yolculuğuna devam eder.  1,5 yaş civarı başlayan bu gelişme mücadelesi, 3,5 yaş civarı yerini farklı değişim ve gelişimlere bırakır.

   2 YAŞ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

  • İnat etme.
  • Agresif davranışlar.
  • Ani duygu değişimleri.
  • Kararsızlık.
  • Kendine vurma, eşya fırlatma.
  • İstediğini elde etme çabası.
  • İştahsızlık.
  • Uyku düzensizlikleri.

   2 YAŞ ÇOCUĞUNA KARŞI TUTUM NASIL OLMALI?

  • 2 yaşındaki çocuklar, kendini ve çevresini tanımaya başlar. Dolayısıyla çok soru sorarlar. Sorularına net, tatmin edici cevaplar verilmeli. Cevapsız bırakılan her çocuk, öfkelenir ve zamanla merak duygusu körelir.
  • Bedenini daha çok kullanmak istedikleri bir yaştır. Daha çok nesneye dokunup onu keşfetmek isterler. Hatta bu nesneleri atabilirler, kırabilirler, farklı cisimlere vurabilirler. Her birinden çıkan ses, belleklerine kaydolur. Nasıl ki bizler bir cam kırılınca camı görmeden ‘’Bir cam kırıldı.’’ diyorsak bu, zamanında belleğe kaydedilen bir bilgi neticesidir. Bu yüzden olumsuz gibi görülen bu davranışlar, bir keşif sürecidir. Kızma, ceza verme doğru değildir.
  • 2 yaş çocukları sorumluluk almayı severler. Yaşlarına uygun görevleri tamamlamak onları mutlu edecektir.
  • Doğa ile iç içe olmalıdırlar. Hem doğayı keşfederler hem de biriken enerjilerini kolay atarlar.
  • 2 yaş çocuğu istediği her şeyi yapma, yaptırma eğilimindedir. Bu süreçte –me, –ma, ‘’hayır’’ olumsuzluk ekleri kullanılmadan alternatifler sunulmalıdır. Çünkü beyin olumsuzluk eklerini kabul etmez. Nasıl ki ‘’Pembe bir fil düsünME!’’ denilince akla büyük pembe bir fil geliyorsa çocuğa da ‘’Bardağı yere atMA.’’ demek yerine ‘’Bardağı masaya koyar mısın?’’ denilmelidir.
  • Sınırsız, her isteği olmuş bir şekilde büyütülmemelidir çocuklar. Belli bir zaman sonra ‘Erken Tükenmişlik/ Doyumsuzluk Sendromu’ yaşayabilirler. Kurallar her zaman net olmalıdır. Sakince kararlılık gösterilmelidir.
  • Uygun olmayan davranışlar sergilediğinde, anlaşılır cümleler ile doğru davranışlar anlatılmalıdır. Cezadan uzak durulmalıdır.
  • Öfke krizi anında onunla konuşma çabasında olunmamalı. Müsaade ediyorsa sarılıp kendine zarar vermesi engellenmelidir. Öfke anı bitince duyguları üzerine mini bir sohbet edilebilir. Öfke anında bizlerin sergilediği tavır, ilerleyen zamanlarda kendisi için bir tutum olacaktır.

2 yaş gelişim özelliklerini seyreden çocuklar için en önemli madde, sükûnettir. Sakin kalabilen anne babalar, çocuklarına rahatça söz dinletebilirler. Onların duygu dünyasına girip iletişim ve davranışımızı yapıcı biçimde şekillendirmemiz, onlara en etkili tesiri sunacaktır.

 Birlikte çokça kaliteli zaman geçirmek, ihtiyaçlarını tamamlayacaktır. Çünkü 2-3 yaş çocukları bireysel zaman geçirebilirler fakat henüz bizden kopmuş değillerdir. Bizimle birlikte olmaya ihtiyaçları vardır. Manevi ihtiyaçlarını bu dönemde ikiye ayırabiliriz: Sevgi ve ilgi. İkisini farklı kaplar olarak ele alalım. Günlük sevgi kabı ve ilgi kabı dolmuş bir çocuk, gelişme sürecinde yaşayacağı duygusal zorluklarla ve hayatın tüm zorluklarıyla başa çıkabilir.

Beraber yapılan bir doğa gezisi, günün belirli vakitlerinde okunan kitaplar, oynanan kısa süreli oyunlar, birlikte izlenen animasyonlar çocuğu doyurup sakin tutacaktır. Aidiyet duygusunu güçlendirecektir. Kendini değerli hissettirecektir. Fakat elimizde telefon ile çocukla puzzle oynamak, telefona bakarak gezi yapmak, bir gözümüz televizyondaki dizide diğer gözümüz çocuğumuzun çizdiği resimde ise burada kaliteli birliktelikten söz edilemez. Sendromsuz yaşlar için hem cismen hem de ruhen çocukla olduğumuzu hissettirmeliyiz. Onlar zaten farkında olacaktır.

 Annelik, ömrü bitmeyen, harika bir süreçtir. Çocuğumuzla geçirdiğimiz her an, çeşitli bahar çiçekleriyle donatılmış bir yolda yürüme hissi verir. Onunla ruhumuzda tüm renklerin coşkusunu yaşarız. Bazı çetin kışlar, eksiltmez anneliğimizi; aksine değişen yapımız ile daha da güçlendirir bizi.   SEVGİYLE, İLGİYLE KALIN…

RUMEYSA KAYA ODABAŞ

https://fisildayankalemler.org/author/rumeysaodabas/

https://www.acibadem.com.tr/hayat/2-yas-sendromuna-karsi-10-faydali-oneri/

Editör: Ümmü Özçelik  

Genel Yayın Yönetmeni: Elif Ünal Yıldız

Yazının bütünü yazarına aittir.

Bir önceki yazımı okudunuz mu? 
ANNE SÜTÜ MUCİZE Mİ?

 

Yorumlar (2)

  1. Esra
    • 12/07/2024

    Yazilarinizin devamını bekliyoruz,güzel.bilgiler için teşekkurler

  2. Yıldız Tek Gamlı
    • 12/07/2024

    Emeğine sağlık ❤️

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rümeysa KAYA ODABAŞ

14 Mayıs tarihinde dünyaya gelmiştir. İlahiyat mezunudur. Yedi yıl ücretli öğretmenlik yapmıştır. Beden Dili, hitabet, Diksiyon, Aile İçin İletişim, Çocuk Psikolojisi , Öğrenci Koçluğu, Özel Eğitim Öğretmenliği alanında eğitimleri vardır . Dil İşçileri Edebiyat Projesinde yer alıp mini hikayeler yazmaktadır. Çocuk kitapları yazma üzerine projeleri vardır . Evli ve bir çocuk annesidir.