Kitaplar Işıktır Yarınlarıma

Kitaplar Işıktır Yarınlarıma

Kitaplar Işıktır Yarınlarıma

Kitaplar ışıktır yarınlarıma,

karanlığın en koyu gecesinde yolumu tutan sessiz kandiller.

Her açılan sayfa, içimde saklı umutların kapısını aralar,

insanın kelimelerle yeniden doğduğunu fısıldar.

 

Kitaplar nefes olur yarınlarıma,

daralan gönlüme açılan bir pencere gibi temiz bir rüzgâr taşır.

Yorgun zamanlarda omzuma dokunan satırlar,

suskunluğumda filizlenen en güzel cümlelere dönüşür.

 

Her kitabın sayfasında çocukluğumu, yalnızlığımı, 

yarım kalmış düşlerimi bulurum.

Kahramanlar yürüdükçe ben de onlarla yürür, 

düştükçe onlarla ayağa kalkarım.

Mürekkebin kokusu bana yalnız yazıyı değil,

yürekte saklı sonsuz yolculukları da hatırlatır.

 

Kütüphaneler benim için duvarlardan ibaret değildir;

her rafında başka bir ömür, başka bir coğrafya, başka bir hayat saklıdır.

Çocuklar kitaplarla büyüdüğünde merhameti, sevgiyi, adaleti öğrenir,

ben de her yeni sayfada biraz daha çoğalır, biraz daha umut olurum.

 

Murat Engin Deniz

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

Nefes Arayışı

Yorumlar (3)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    kitaplar bambaşka dünyaların kapılarını aralar…

  2. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Kitaplarım ehemmiyetini anlatan güzel bir şiir okudum. Kaleminize sağlik.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Murat Engin DENİZ

1986 yılının yağmurlu bir gününde Bursa'da dünyaya gözlerini açtı. Belki de daha ilk nefesiyle yağmurun, toprağın ve gökyüzünün sesini içine çekmişti. Kim bilebilirdi ki yıllar sonra bu sessiz çocuk, kalemiyle kendi yolculuğunu destanlara dönüştürecek, yaşadığı acıları, umutları ve hayalleri kelimelere nakşedecekti. Çocukluk yılları Bursa'nın Osmangazi ilçesinde geçti. İlkokulu Hamzabey İlkokulu'nda, ortaokulu Çağlayan Köyü'nde tamamladı. Köy yaşamı, toprağın kokusu ve ormanların sessizliği, ileride yazacağı eserlerin en güçlü ilham kaynağı oldu. Lise öğrenimini Ali Osman Sönmez Endüstri Meslek Lisesi Torna Tesviye Bölümü'nde tamamladı. Ardından Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Tarım Makineleri Bölümü'nde eğitim gördü. Böylece hem sanayinin hem de toprağın içinden gelen bir yaşamın izlerini taşıdı. Henüz on beş yaşındayken Çağlayan Köyü'nün meralarında koyun güderken şiir yazmaya başladı. Doğanın içinde filizlenen bu hayal, yıllar sonra narrative şiir ve novella eserlerine dönüşecek edebiyat yolculuğunun ilk adımı oldu. Yaklaşık yirmi yıldır otomotiv sektöründe çalışmakta, ağır çalışma koşulları içinde yaşam mücadelesini sürdürmektedir. Astım ve solunum yetmezliği nedeniyle doktor tavsiyesiyle başladığı yol bisikleti ise zamanla hayatının vazgeçilmez bir parçasına dönüştü. Onun için bisiklet; özgürlüğün, nefesin ve yeniden başlamanın simgesi oldu. Bu yıllarda Homeros'un İlyada ve Odysseia destanlarıyla tanıştı. Bu eserlerden aldığı ilhamla şiir ile hikâyeyi buluşturan kendine özgü bir anlatım geliştirdi. Tıpkı Odysseus'un yolculuğu gibi o da bisiklet yollarında insanı, yaşamı ve kendi içindeki yolculuğu aramaya devam etti. Bisiklet ve 5K i Run koşu yarışımlarına katılarak madalyalar kazanmış; Böylece "Yol Gezer" bisiklet ve engelsiz yaşamlar serisi doğmaya başladı. Pedalların ritmiyle birleşen kelimeler, zamanla kendine özgü bir anlatım biçimine dönüştü. Şiir ile hikâyeyi birleştiren, olay örgüsü taşıyan ve karakterleriyle yaşayan eserler ortaya çıkmaya başladı. Narrative şiir anlayışını benimseyerek farklı bir edebî yol izledi. Narrative şiir kitapları 2025 yılında Mavi Kuş Medya ile ödüllendirildi. Kendisini tam anlamıyla bir doksanlar çocuğu olarak görüyordu. Kasetlerin sesini, sokakta geçirilen çocukluk günlerini, mahalle kültürünü, televizyon başındaki akşamları, samimiyeti ve paylaşmayı yaşamış bir neslin temsilcisiydi. Bu yüzden eserlerinde nostalji, dostluk, mücadele, aile bağları ve insan sevgisi önemli bir yer tutuyordu. Yazarlık onun için yalnızca bir uğraş değil, aynı zamanda bir nefes arayışıydı. Yaşadığı acılar, karşılaştığı zorluklar ve hayata tutunma mücadelesi, hem oğulları Efe ile Eren için hem de okurları için satırlarına yansıttı. Bu yolculuk boyunca toplam on beş narrative şiir kitabı yayımladı: "Nefes Arayışı", "Uludağ Şiirsel Tırmanış", "Kestane Gülü", "Lina Yetim Gözyaşları", "Aylin Otizmin Işığında", "Sedef", "Kısmet Epilepsiden Kaçış", "Gazi Baba", "Suzi Sosyal Düşünceler", "Tatlı Aşkın Peşinde", "Eylem Gözlerim Sana Mühürlü", "Kartallar ve Leylek Savaşı 1934", "Aşk Sandığı", "Bir Yudum Ömür" ve "Bisikletime Çarparsan Ölürüm". Bunun yanında on beş novella roman eseriyle de farklı türlerde üretmeye devam etti. "Hayalet Bisiklet", "Figen Fug", "Tekerlekli Patiler", "Mührü Evvel Zamanı Uyandıran Çocuk", "Mührü Evvel Ahir Zaman Eşkıyaları", "Defne Yaprakları", "Buz Kraliçesi", "Annem Şarkılar Bizi Anlatır", "Servisteki Kalem Pedal", "Kurşun Maskeler", "Aynadaki Düşman", "Enkaz Altındaki Kemikler",“Şiirzade Diyarı”, "Labrodorit Bir Nefes Yolculuğuna Bisiklet" ve "Tandem Kalbin Sesi" ...isimli eserleriyle okurlarının karşısına çıktı. Varyasyon Kalemler ve Şiirzade E-Dergisi'nin kurucusu olarak farkındalık antolojileri hazırlamaya devam etmekte, otuz farklı antoloji çalışmasına katkı sağlayarak birçok yazar ve şairle aynı sayfalarda buluşmaktadır. Bugün hâlâ sanayide çalışmakta, alın teriyle yaşamını sürdürmektedir. Mesai sonrasında ise onu bazen bir bisiklet yolunda, bazen de yeni bir hikâyenin peşinde görmek mümkündür. Çünkü onun hikâyesi gösterişli salonlarda değil; bir köy yolunda, ormanların sessizliğinde ve yağmur altında çevrilen pedalların ritminde başladı. Ve hâlâ devam ediyor. Murat Engin Deniz, hayatını, şiirini ve yolculuklarını kelimelerle buluşturan; alın terini mısralara dönüştüren bir yol gezerdir.