KÜTAHYA

KÜTAHYA

KÜTAHYA

Anadolu’nun kadim şehirlerinden Kütahya ilimiz, önce Hititler, Frigler, Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyanoğulları ve Osmanlı döneminden sonra, Türkiye Cumhuriyeti ne ulaşmıştır. Adına türküler yazılan, gürül gürül akan pınarlarıyla bugün hala o medeniyetlerin izlerini taşımaktadır. Bizans komutanı Romen Diyojen savaşı kaybedince Kütahya kalesine hapsedilir ve gözlerine mil çekilerek cezalandırılır.

Türkiye’nin üçüncü büyük kalesine sahiptir. Kale eteklerinde bir kale kalıntısı daha belirlenmiştir. Kaleden şehrin görüntüsü, gece ayrı gündüz ayrı güzelliktedir. Selçuklulardan kalma küçük bir cami ve seyir terası bulunmaktadır.

Ulu Cami namı-diğer, Sultan Bayezid Yıldırım Han Camisi, Takvacılar Camisi, Yeşil Cami, Karadonlu Camisi, Şeker Konağı, Mavi Çinili Cami, Kanuni’nin oğlu Sarı Selim’in adına hutbe okuttuğu Saray Camii, hanlar, çeşmeler, Germiyan Konakları, Katolik kilise kalıntılarıyla, hamamlarıyla, Çini Müzesi, Arkeoloji Müzesi ile tarihe yolculuk yapıyor hissi veren sokaklarıyla gezilip görülmeye değer şehirlerimizdendir.

Germiyan Sokağında bulunan eski konaklar restore edilip, çeşitli sanatsal ve dini kursların hizmetine sunulmuştur. Burası başta çinicilik, seramik, el sanatları, dikiş-nakış, iğne oyası, kalem işi, takı tasarımı, Kur’an

kursları ve daha birçok kursa, sanatsal faaliyete ev sahipliği yapmaktadır. Evliya Çelebi bilindiği üzere aslen Kütahyalıdır. Evi restore edilip müze olarak ziyarete açılmıştır. Osmanlı Beyliğinin kurucusu Osman Gazinin ninesi, Süleyman Şah’ın eşi, Ertuğrul Gazinin annesi Hayme Hatun, Domaniç ilçesinin Çarşamba Köyü’nde medfundur. Türbesi en çok ziyaret edilen yerlerdendir. Her yıl Eylül ayında adına, yörük ve göç etkinlikleri düzenlenir.

Frig Vadisi, Afyonkarahisar, Eskişehir, Kütahya, Ankara arasına yayılmış geniş bir alanda yer alır. Mağara evleri muhteşem doğasıyla vadi, ayakta kalan görkemli haliyle Aizonai ziyaretçilerini bekler. Sakin şehirlerimizden Kütahya tam bir öğrenci kentidir. Dumlupınar Üniversitesi, her yıl yerli yabancı binlerce öğrenciyi ağırlamaktadır. Kurtuluş Savaşı’nda, ülke savunmasında üstün başarı gösteren bu şehrimiz, kadın erkek çocuk binlerce şehit vermiştir. Başta Atamız ve silah arkadaşlarını tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle yadediyorum.

Kadim şehir Kütahya’da çok sayıda şehzade yetişmiştir. Yıldırım Bayezid, Alaaddin Ali Çelebi, Şehzade Bayezid ve ağabeyi 2. Selim hocaları eşliğinde valilik görevinde bulunmuşlardır.

Kütahya’da, çok sayıda ilim ve bilim insanı ve sanatkar yetişmiştir. Evliya Çelebi, dünyaca ünlü seyyah Seyahatname’yi yazar. Ressam Ahmet Yakuboğlu, öğrencisi ressam Ahmet Canşe, Çini ustası Sıtkı Olçar, Nida Olçar, sazıyla sözüyle Hisarlı Ahmet, Hezar Dinari sadece sayabildiklerim. Müze ve sokaklara caddelere isimleri verilerek yeni nesillerce hatırlanması ve anılmaları sağlanmıştır.

Eski demek lafın gelişi kadim şehir Kütahya, gökyüzünün en mavi, bulutların en beyaz, gece yıldızların en parlak görüldüğü, dağlarının ormanlarla kaplı, yeşilin birçok tonunun olduğu, kışın ve sonbaharın ayrı güzelliğiyle, bin küsür yıllık kestane ağaçlarıyla, ıhlamur ve iğde çiçeği kokan, salkım çiçekli at kestaneleriyle süslü sokaklarıyla yöresel lezzetleriyle, gezilip görülmeyi bekler. Reha Nazlı tarafından Kütopya projesi ile bin yıl önceki Kütahya yeniden canlandırılmaya çalışılıyor.

Meşhur tekerleme, suyumuz İncik,

Aşımız cimcik, işimiz çinicilik, hadi gali gidelim şincik. Eğer hala görmediyseniz çıkın yola, gezip görörün kadim şehir Kütahya’yı.

Elife AKGÜL

Editör: Sonay BİLGİ ARABACI

Genel Yayın Yönetmeni: Elif ÜNAL YILDIZ 

https://fisildayankalemler.org/author/elifakgul/

Etiketler:

#kütahya #yaşam

Yorumlar (1)

  1. Abdullah Taktak gibi ressamları ile ve yetiştirdigi niceleri ile... Tesekkurler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elife AKGÜL

Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. 58 yaşındayım ve ev hanımıyım. Yörük kültüründen etkilenerek kendi yaşamım ve ailemin yaşantıları üzerinden hatıralar ile roman ve öyküler yazdım. Aynı konseptte edebi ürünler üretmeye devam ediyorum. Şu ana kadar yazdığım fakat yayınlanmamış bir roman, bir öykü, bir tiyatro senaryosu ve bir şiir bulunmaktadır. Tarzımı Cengiz Aytmatov ve Yaşar Kemal’e yakın görüyorum.