İSLÂM VE BİLİM
- Yazar: Tutku BATMAZ GÖNÜL
- 19 Ağustos 2026
- 8 kez okundu
İSLÂM VE BİLİM
İslam ve Bilim
Bilim Nedir?
Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgidir.
Bilim; bilgi hayatımızın her alanında bize kolaylık sağlayan bir yargıdır. Gerek meslek hayatımızda gerekse alışveriş yaparken okulda, parkta, sokakta daha birçok yerde ihtiyacımızı karşılamakta.
Peki bilimin İslam’daki yerini hiç düşündünüz mü?
İslam dini, bilimi her zaman tavsiye etmiş ve cehalet bataklığından kurtulmamızı istemiştir. Müslüman olan bir kadın ve erkek fark etmeksizin her daim öğrenme ve kendini geliştirme içinde olmalıdır.
Rehberimiz olan Kur’an – ı Kerim ayetlerinde “hiç düşünmez misiniz, azletmez misiniz?” gibi ifadeler geçmektedir. Buradan da anlamış olduğumuz üzere Kur’an insanın düşünme eylemini yapmasını teşvik ederek bilime ve ilime teşvik etmektedir.
Kur’an da bilime ışık tutan bir çok ayetler vardır.
“Ve Evren’i (Göğü) kuvvetimizle kurduk, muhakkak ki onu genişletmekteyiz. (Zâriyât suresi 47. ayet)”
Yapılan bilimsel araştırmalarda evrenin zamanla genişlediği gözlemlenmiştir. Bu gözlemi ilk olarak 1920 yılında “Edwin Hubble” yapmıştır.
“Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlıkta, bir yaratılıştan diğer yaratılışa geçirerek yaratmaktadır…(Zumer Suresi 6. ayet)”
Bu bilginin tüm bilimsel kitaplarda üç bölüme ayrıldığı görülmektedir. Cenini dış tehlikelere karşı koruyan üç bölüm vardır. Annenin karnındaki bu üç bölge; karın duvarı, rahim duvarı ve amniyos kesesidir.
“İki denizi birbiri üstüne salan O’dur. Bu tatlı ve ferahlatıcı, bu tuzlu ve acıdır. Ve ikisinin arasına karışmalarını önleyen bir sınır olarak engel koymuştur. (Furkan Suresi 53. ayet)”
Birçok alanda karşımıza çıkan iki denizin birleştiği ama karışmadığı gizemli yer, Alaska Asırlar öncesinden gönderilmiş olan bir kutsal kitapta bilimin bu kadar gelişmediği zamanlarda bunu biliyor olması Kur’an’ın bilime ışık tuttuğuna tanık olmaktayız.
“Ey Rabbim! ilmimi artır de.” (Tâhâ, 20/114)
İslâm’da ilim o kadar önemli ki Peygamberimiz birçok kez ilmin peşinden gitmemiz gerektiğini vurgulamıştır:
“Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır.” (Müslim, Zikr 39. Ayrıca bk. Buhârî, İlim 10; Ebû Dâvûd, İlim 1)
“İlim Çin’de de olsa ona talip olun . Atiye – Ebu Âtike – Enes b. Malik – Resulullah (a.s.m)”.
İslam alimleri de ilmin öneminden ve öğrenmenin üstünlüğünden bahsetmiştir…
İmam-ı Gazali buyurmuş ki: “İnsanın diğer mahlukattan üstünlüğü ilmi iledir, güç ve kuvvetiyle değildir. Çünkü deve insandan kuvvetlidir. İrilik bakımından da değildir. Çünkü fil insandan çok iridir. Cesaret bakımından da değildir. Çünkü aslan insandan cesurdur. Çok yemesiyle de değildir. Çünkü mandanın karnı, insanın midesinden daha büyüktür. Şu halde ilim çok üstün bir vasıftır. “buyurmaktadır.
İslamda tembelliğe yer yoktur. Bir Müslüman boş kalmamalı her daim aktif ve uyanık olmalıdır. Kur’an da “Gönül ferahlığı, iç açılması” anlamına gelen İnşirah suresi 7. ayetinde Rabbim buyuruyor ki:
” Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.”
Buradan da anlıyoruz gönül ferahlığının yolu aktif olmakla boş durmamakla mümkün olabiliyormuş.
İslam dini her daim ilim öğrenmeyi ve o ilimi hayatımıza aktarmamızı tavsiye etmiştir. Zaten İslâm’da bize ne tavsiye edildiyse hepsinin bilimde bir yeri vardır.
Bizler de bize düşen Müslümanlık görevini yerine getirmeli ve İslam’da bize sunulan tavsiyelere uyarak her daim bir uğraş ve çaba içinde olmalıyız. Ne demiş Mevlana hazretleri:
“İnsanın ilim ve edebi en büyük varlığıdır; Eskimez, çürümez, kaybolmaz .”
Tutku BATMAZ GÖNÜL
Editör: Nigar KAYA
Diğer Yazılarımı Okudunuz mu?
