Taziye Geleneği Üzerine
- Yazar: Yaşar GELER
- 18 Eylül 2026
- 16 kez okundu
TAZİYE GELENEĞİ ÜZERİNE
Son zamanların bence çok önemli güncel konularından birisi de şu “Taziye Yemekleri” dir.
Taziye, yakını ölen bir kimseyi teselli etme, sabır ve başsağlığı dileme geleneğidir. İslam kültüründe ve Türk toplumunda acıyı paylaşmak, cenaze sahibine destek olmak ve yalnız olmadığını hissettirmek amacıyla büyük bir dayanışma ve yardımlaşma unsuru olarak uygulanır. Aslında hem fiziksel hem de duygusal bir bağ oluşturmaktır. Bunu yapabiliyorsak ne mutlu bize.
Şimdi geleneksel duruma bakalım istiyorum. Bu gelenek yüz yıllardır süregelen bir durumdur. Eskiden teknoloji yok, haberleşme ve ulaşım olanakları kısıtlı olduğundan uzak noktalardan taziyeye gelen insanlar geri dönmeleri zor olduğundan mecburen o yerde konaklama ihtiyacı duyarlardı. Bu nedenle hem konaklama hem de yeme içme gibi ihtiyaçları olurdu. O zamanların şartlarına göre bu türden taziye ikramları normaldi. Fakat bu ikram ve konaklamalar sadece cenaze evinde olmaz konu komşuyla halledilirdi. Mesela, o zamanlarda cenaze evinde yemek pişmez komşular hazırlık yaparlardı. Cenaze evinde konaklama olmaz yine komşu evler açılırdı.
Zaman ilerledi haberleşme ve ulaşım kolaylıkları oluştu. Ancak, konu komşu ilgisi de azaldı. Artık neredeyse kimse komşu cenaze evine bir ikramlık yapmıyor ve konaklama zaten yok. Bu durumda iş cenaze sahibine kalıyor ki işin en zor yanı olsa gerek. Cenazeye gelenlere yemek ikramı, uzaktan gelenlere konaklama sağlamak çok zor durumlardır. Hele şehir ortamında bunun yüzde birini bile yapma şansın yok. Çünkü apartman yaşamı buna çok da izin vermiyor.
Bu durumda son yıllarda bu işi yerel belediyeler kısmen üstlenmeye başladı. Ne yapıyor belediye, yemek ikramı ihtiyacını karşılıyor, çadır ve oturma düzeni sağlıyor. Evet ev sahibine olumlu katkı fakat bence bu kadarına gerek yok. Yani çadır kursun, oturma ve masa desteği versin eyvallah çay, su vs. işini de ev sahibi halletsin, tamam. Artık şu cenaze sahibi üzerinden yemek ve ikram işkencesi kalksın. Belediyenin verdiği ikramlar da evde gelenlere olsun. Artık şu sokak ikramları bir son bulsun. Bunun ne dinde ne ahlakta ne de sosyal yaşamda yeri olmadığını düşünüyorum. Hatta sadece cenaze günü yemeği mi? Yok üç yemeği, yok haftası, yok kazma kokusu, yok kırkı, yok elli ikisi vs. vs. ilginç durumlar zinciri…Hepsi ayrı bir zorluk.
Gelenlere yemek vermek çok zor bir iş hele de yoksulsan ezilip büzülüyorsun. Cenazene mi yanasın, gelenlere karşı bir şey yapamamanın ezikliğini mi hissedesin belli değil. Varlıklı ailelerin verdiği yemeklerde ayrı durum. Bir de verilen ikramın beğenilmemesi gibi bir durum söz konusu. Bak hele şuna; varlığına rağmen şu mu ikram edilir? Tuz var mı, karabiber yok mu, etinden koy vs. çok çirkin istek ve görüntülere sahne olunuyor ki bunları tamamen deneyimlerimden yazıyorum.
Artık bu iş bir son bulmalıdır. İşte şu ne der, bu ne der gibi olumsuz sorulardan toplum kurtulmalıdır. Bunu sağlamak özellikle dernekler, belediyeler ve kamu otoritelerinin çabalarıyla sağlanabileceğini düşünüyorum. Kardeşim cenaze mi oldu? Zaten çok yakınlar ev ortamına geliyor, sorun yok. Diğer katılımcılar ise zaten camide ve mezarlıkta buluşuyor. Camide olanlar camide, mezarlığa gelenler mezarlıkta taziyelerini sunup ayrılırsa bu sorun kökünden çözülür ki bu geleneği oluşturmak zor değildir. Umarım bu anlamını yitirmiş taziye geleneği artık son bulur da hem cenaze sahipleri hem ekonomik olarak zorluk yaşayan aileler bu ezilmişlik duygusundan kurtulurlar.
Zaten son günlerde bu konu iyiden iyiye gündem olmaya başladı. Bu anlamda kimi çevreler tarafından açıklamalar ve çağrılar geliyor ki bu da ayrı bir sevindirici durumdur. Daha bugün sosyal medyaya düşen bir haberi gördüm, Ardahan’da STK’larla buluşan Ardahan Müftüsü bir fetva vererek taziye yemeğini kaldırdıklarını duyurdular, bu sağlıklı bir gelişme oldu. Tüm yurt genelinde yaygınlaşması gerekir.
Hatta şuradan vasiyet ediyorum: Benim cenazemde kimseye yemek vs. ikramı yapılmasın. Şayet benim ailem bir ikramda bulunacaksa cenazeden sonra rahatladıklarında ihtiyaç sahiplerine, yoksullara, öğrencilere vb. yerlere destek olsunlar. İşte o zaman hem ben hem ailem daha huzur bulacaktır.
Yaşar Geler
Diğer yazılarımı okudunuz mu?

kesinlikle size katılıyorum hocam. yazdığınız üzere de geleneğimizde ocak sönmüştür, cenaze olan evde yemek pişmez, gürültü olmaz…
Benim çocukluğumda cenaze evine komşular tarafından yemek götürülürdü.