KEMAL SUNAL MÜZESİ

KEMAL SUNAL MÜZESİ

KEMAL SUNAL MÜZESİ

İZLENİMLER

  • İstanbul / Anadolu Yakası, Göztepe 60.Yıl Parkı içerisinde yer almaktadır.
  • Ziyaretim 22 Mart 2024 tarihinde, açıldığı yıl gerçekleşmiştir.
  • Pazartesi günleri kapalıdır. Pazartesi hariç, her gün 10:00-18:00 arası açıktır.
  • Müzeye giriş, ilk açıldığı yıllarda ücretsizdi, şimdilerde biletli sisteme geçilmiştir.

Tam Bilet: 160 TL.- / Öğrenci-Öğretmen: 65 TL.- / Yabancı uyruklu turist giriş fiyatı, anlam veremediğim halde 570 TL.- dir. Öğrenci ve öğretmenlerden kimlik kartlarını ibraz etmeleri istenmektedir.

  • Ücretsiz ziyaret hak sahipleri;
  • Gaziler, şehit – gazi dul ve yetimleri, engelliler
  • 10 yaş ve altı ziyaretçiler;
  • 65 yaşını doldurmuş T.C. Vatandaşları

Gelelim muhteşem müzeye;

İlk gördüğüm, giriş katında Atla Gel Şaban filminden hatırlayacağınız, kullanılan sarı minibüsün bizzat kendisiydi… İçinde şoför koltuğunda Kazım rolündeki Dinçer Çekmez ve gayet tabii Kemal Sunal’ın gerçeğinden ayrılmayacak benzerlikte heykelleri beni hayrete düşürdü. Filmde minibüste çalan ‘şiki şiki baba’ şarkısı da sesli olarak çalıyor ve o anın aynen canlandırılması çok manidardı.

Kemal Sunal’ın diğer favori filmlerinin de set ve afiş canlandırmaları mevcuttu. Hababam Sınıfı, Köyden İndim Şehre, Çöpçüler Kralı, Şabaniye, Zübük, Faşo Ağa gibi…

Film afişleri, filmlerde kullanılan aksesuar ve giysiler de sergileniyordu ki, bunların aynen muhafaza edilmiş olması beni epey duygulandırdı.

Balmumundan yapılmış heykeller karşımda canlı gibiydiler.

Set canlandırmalarında heykelini benzetemediklerim de oldu.

Örnekse, Zübük filmi: Kemal Sunal heykeli;

Köyden İndim Şehre filmi: Metin Akpınar, Halit Akçatepe heykelleri;

Faşo Ağa: Şener Şen benzetilememişti.

  • Hayretler içerisinde ve inanılmaz derecede aynen benzettiklerim ise,

Hababam Sınıfı sahnesindeki Adile Naşit ve Münir Özkul

Sakar Şakir filmi bakkal sahnesindeki Ali Şen

Atla Gel Şaban filmi Dinçer Çekmez ( şoför rolündeki Kazım ) oldu.

  • Çoğu film seti canlandırmasında Kemal Sunal heykeli, duruş şeklinden ağız yapısına kadar gayet başarılı olarak benzetilmişti.
  • Bir köşede de Kemal Sunal’ın kilit koleksiyonu, çalışma odası ve kitaplığı, aynı zamanda çalışma masasında oturan heykeli sergileniyordu. 

Kemal Sunal’ı anmak ve yeniden yaşamak isterseniz, mutlaka müzeyi ziyaret etmelisiniz. Benim için müthiş bir deneyimdi. Çok çok sevdiğim bir aktördü. Evinin, evime yakın olması sebebiyle birkaç kez dışarıda kendisine rastladığım olmuştur; oldukça ciddi duruşu ile dikkat çekerdi. Vefatında, yaşadığı apartmanın girişinde adına bir anı defteri konulmuştu, ben de duygularımı ve üzüntümü kısaca kaleme almıştım. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

  • Bu projede emeği geçen herkese kendi adıma teşekkür ediyorum.
  • İstanbullu bir turist olarak ben, İstanbul’da gezeceğim, göreceğim ve deneyimleyeceğim daha çok yer var, ilk fırsatta inşallah diyor, sözlerimi noktalıyorum.

Gülenay Güneş

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

DOĞAL TAŞLARA DAİR

Yorumlar (2)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    İstanbul’a hep işlerimden dolayı gittiğim ve kalabalık nedeniyle gezmek pek mümkün olmadığı için güzellikleri kaçırıyormuş gibi hissettim. sayenizde bir bilgim daha oldu. teşekkürler…

  2. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Merak ettiğim yerlerden birisi. Kaleminize yüreğinize sağlık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gülenay GÜNEŞ

GÜLENAY GÜNEŞ 1974 Almanya doğumluyum. İstanbul’da yaşıyorum. Eğitim hayatıma Özel Eyüboğlu Koleji’nde devam edip, ardından Özel Ahmet Şimşek Koleji’nden mezun oldum. Akademik eğitimimi Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Mesleki Turizm İngilizcesi bölümünde tamamladım. Profesyonel anlamda kariyerime İngilizce ve turizm alanında akademik eğitimler veren Deulcom Eğitim Hizmetleri’nde “Halkla İlişkiler ve Eğitim Koordinatörlüğü” peşinden otelcilik sektöründe Dedeman Otel/İstanbul’da “Satış Pazarlama Yetkilisi” olarak başlayıp, farklı otellerde “Grup Satış Koordinatörü” ve “Satış Pazarlama Müdürü” olarak ilerledim. İlgi alanlarım; müzik dinlemek, kitap okumak, kitap tanıtımı, ‘deneme’ , ‘inceleme’ ve ‘günce’ türlerinde yazmak, takı tasarımı, boyama ve yemek pişirmek olarak özetlenebilir. Yazın dünyasına ilk adımı bir e-dergi olan Tolerans Kültür Sanat Edebiyat Dergisi ile deneme türündeki yazılarımla attım . Bununla birlikte Edebiyat Sanat Meltemi sitesinde de yine deneme türünde yazılarım ve okuduğum kitap tanıtım yorumları yayınlanmaktadır.