KALEME DAİR

KALEME DAİR

KALEME DAİR

Kelime kökeni (Etimoloji): Türkçe “kalem” kelimesi, Arapça üzerinden Grekçe bir tür kamış anlamına gelen kalamos dan türemiştir. İnsanlık tarihi, sözün uçuculuğuna karşı yazının kalıcılığını arama serüvenindedir. Kalem sadece mürekkep ve grafit taşıyan mekanik bir araç değildir. İnsan düşüncesini somutlaştıran, medeniyetleri inşa eden ve çağları birbirine bağlayan kültürel bir köprüdür.

Sümer Çivi Yazısı Dönemi Sümerlerin çivi yazısı kalemin atasıdır. Mezopotamya’da bataklıktaki kamışlardan kesilerek yapılan ve ucuna üçgen şekli verilen, stilus denilen araçlardır. Bu sert kamışlar ıslak kil tabletlerin üstüne bastırılarak çivi yazısı karakterini oluşturuyordu. Kalem bu dönemde kazıyan ve iz bırakan bir araçtı.

Papirüs ve Kamış Kalem Dönemi Mısırlılar papirüsü icat ettikten sonra kili kazımak yerine yüzeye sıvı boya, mürekkep sürme ihtiyacı duydular.

Calamus, Kamış Kalem Nil kıyısındaki içi boş kamışlar kesilip uçları sivriltilerek ilk mürekkepli kalemler yapıldı. Bu teknoloji yüzyıllar boyunca İslam coğrafyasında hat sanatının da temelini oluşturdu.

Orta Çağ’da Kuş Tüylü Kalem (MS 500 – 19.yy) Parşömenin Doğuşu: Koyun ve keçi derisinden yapılan parşömen, kamış kaleme göre daha sertti ve kamışlar daha çabuk aşınıyordu. 

Kuş tüyü, özellikle kuğu ve kaz tüyü sıcak kumda kurutulup sertleştirildi. Ucu jiletle yarılarak kullanıldı. Magna Carta’dan Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi‘ne kadar tüm tarihi belgeler tüy kalemle yazıldı.

Kurşun Kalemin Doğuşu 1564’te İngiltere’de devasa bir grafit madeni bulundu. Dönemin insanları bunu bir tür kurşun sandığı için adı kurşun kalem olarak kaldı.

Modern Kurşun Kalem Fransız kimyager Nicolas-Jacques Conté, toz grafiti kille karıştırıp fırınlayarak bugünkü ahşap kaplı kurşun kalem tekniğini ve sertlik derecesini icat etti.


 

 

 

 

 

 

Metal Uçlu Dolma Kalem 19. yüzyılda seri üretim çelik uçlu kalem uçları icat edildi; sürekli ucunu açma derdi yoktu. Kalemi sürekli mürekkep hokkasına batırma derdine son veren, kılcal damar prensibiyle kendi haznesinden mürekkep besleyen dolma kalem Lewis Waterman tarafından patentlendi.

20. Yüzyıl Tükenmez Kalem 1938’de Macar gazeteci László Bíró, çabuk kuruyan gazete mürekkeplerini ucunda minik bir bilye olan mekanizmayla birleştirerek tükenmez kalemi icat etti.

Günümüzde Dijital Dönem Tabletlerde kullandığımız akıllı kalemlere dönüştü. İsmi ve formu değişse de işlevi aynı kaldı. Kalem, insanın hafızasını dışa vurma çabasının en büyük ürünüdür. Taş tabletten ekrana uzanan bu beş bin yıllık yolculuk, aslında insan düşüncesinin özgürleşme tarihidir. Kültürel ve edebi bir nesne olarak kalem işi, hat süsleme sanatında kaleme manevi bir anlam yüklemiştir.

“Kalem kılıçtan keskindir.” “Söz uçar, yazı kalır.” atasözleri ve deyimler ile edebiyatta yerini almıştır.

 

 

 

Elife Türkeş

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

DOĞANIN KUSURSUZ MİMARLARI: ARILAR

Yorumlar (1)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    söz ve yazı kalacak mı? yazdıklarımız geleceğe aktarılacak mı? kim bilir?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elife TÜRKEŞ

Elife Türkeş, 1966 yılında Mersin’in Silifke ilçesinde bir yörük obasında doğdu. İlkokulu Kabasakallı Köyü’nde, ortaokulu Silifke Atatürk Ortaokulu’nda okudu. Açık liseden sonra Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Mühendis bir erkek evlat annesidir. Ailesini ve Yörük yaşamını konu alan "Melik Kızı" romanı ile köy yaşamını anlattığı "Lavanta Kokusu Sultan" adında bir öykü kitabı bulunmaktadır. Dört farklı antoloji çalışmasında öyküleriyle yer almıştır. Şiir ve şarkı sözleri de yazmaktadır. Halen Mersin’de yaşamını sürdüren yazarımız Tema Vakfı gönüllüsü olarak çevreci etkinliklerde yer almaktadır.