BİRAZ EMPATİ BİRAZ MESAFE

BİRAZ EMPATİ BİRAZ MESAFE

 

BİRAZ EMPATİ BİRAZ MESAFE

Bazen düşünüyorum da, insanları anlamaya çalışmak, onları haklı veya haksız bulmaktan çok daha farklı bir şey. Sanırım buna empati kurabilmek diyebiliriz. Ancak ters giden bir şeyler olduğunda bunun bir sınırı, sabrın bir sonu var mıdır? Zira yeri geliyor kendimizi bile anlamadığımız, tahammül edemediğimiz anlar olmuyor değil…

Herhangi birinin bize ters, aksi veya kendi çizgimizden farklı davranmasının altında ‘kendine göre’ haklı sebepleri olabilir elbet. Bana göre peşin hüküm vermeden, karşı tarafa bunun sebebini sormalı ve anlamaya çalışmalıyız. 

Peki bu sınırımızı aşacak seviyedeyse “Nereye kadar sabretmeli ve empati kurmalı?” sorusu sanırım hepimizin aklını meşgul edecektir.

Sabrın ve empatinin fazlası bize olumsuz duygular yükleyebilir ve bu anlamda enerjimizi, kendimizi tüketmek pahasına düşürmemeliyiz, diye düşünüyorum. Kendi sınırlarımızın ihlali, hadisenin çözümsüzlüğü ve uzlaşma sağlanamaması durumunda, hafifçe uzaklaşarak bir duruş sergilemek ve incitmeden ‘bize göre’ doğru olanı, doğru kelimelerle aktarmak belki de yapabileceğimiz en isabetli yaklaşımdır. Kısaca empati kurarken, her yükü üzerimize almadan, kendimizi kaybetmeden, kontrollü ve bilinçli yaklaşılmalıdır.

Anlaşmazlıklar dolayısıyla belki ilişkiler çok sağlıklı ilerlemeyecek, yara alacak, zedelenecek ve kaçış yolu tıkanacaktır. Yapılabilecek en anlamlı duruş; ‘eğer ortada kötü niyet yoksa’ mümkün mertebe daha az bir araya gelmek, daha az diyalog ve karşı tarafı daha fazla tolere etmek olabilir. Hepimiz, her durumda bunu uygulayabilir miyiz, bilinmez ancak huzurumuz ve hayat kalitemiz açısından en azından denemeliyiz. 

Hayat olanca hızıyla akarken ilişkilerde anlaşmazlıklara saplanıp kalmak, debelenmek, kendimize haksızlık olacağı için hayatımızı en iyi şekilde değerlendirmek, kendimize özel alan ve vakit ayırmak belki alacağımız yolda bize rehberlik edecektir, diye düşünüyorum.

Farklı fikirler değerlendirilebilir; Bize göre farklı hayatlar yaşayan, farklı seçimler yapanların hikayesini bilmeden yargılamak doğru olmasa gerek. Fakat insanları çoğu zaman anlamak imkânsızlaşabiliyor ve buna paralel olarak herkese koşulsuz saygı göstermek ve olduğu gibi kabul etmek bana çok doğru ve samimi gelmiyor. Her konuda hemfikir olunması tabii ki beklenmiyor ancak önemli konularda fikir ayrılıkları söz konusu ise hoşgörü ve hümanist olmak bazen yetersiz kalabiliyor ve doğal olarak mesafe koymak gerekiyor. 

Herkesle fikren anlaşmak gibi bir yükümlülüğümüz yok değil mi? Öyle tutumlar, görüşler oluyor ki bazen sabrın sonuna gelinip, yolları ayırmak ‘üzücü de olsa’ daha doğru bir karar olabiliyor. Denildiği gibi ‘az insan, çok huzur’ belki de!  

Ben farklı zihinler için buna, Apple-Ios ve Android işletim sistemi farklılıkları diyorum 🙂 Kişi ve konu ne olursa olsun, hayat ileri doğru akarken vadesi dolan her şeyin geride kalacağına inanıyorum. 

AĞUSTOS 2026

Gülenay Güneş

Yeni yazılarımı bekleyiniz…

 

 

Yorumlar (21)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    birbirini yok eden bir ilişki yerine mesafeyi tercih ederim… harika bir yazı…

    1. GÜLENAY GÜNEŞ dedi ki:

      Çok teşekkür ederim Yıldız Hanımcığım. Hepimiz için sağlıklı ilişkiler dileği ile…

  2. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Kangren olmuş yaraya neşter vurmak elzemdir. Hoş geldiniz iyi ki geldiniz

    1. GÜLENAY GÜNEŞ dedi ki:

      Yürekten teşekkür ederim Ozan Bey, aynen dediğiniz gibi… Hoş bulduk.

    2. Özge Kaykısız dedi ki:

      Empati böyle güzel aciklanamazdi..bazen insanlarn neler yaşadığını bilmeden kıyafetiyle yargilayanlar da var aslında bir kişi kendimiz yerimize koysak herşey bitecek aslında yapamadığımız dan bu insanlar yorar gerçekten harika bir yazi

      1. GÜLENAY GÜNEŞ dedi ki:

        Çok teşekkür ederim Özge’ciğim, senin de okuyup değerlendiren ve beğenen yüreğine sağlık… Sevgiler.

  3. ömer Culfa dedi ki:

    Merhaba, insan psikolojisinin alt katmanlarında yapılan fikir yolculuğu çok enfes bir bakış açısı olmuş. Tebrik ederim. Yazılarınızın insanın ruhuna dokunması dileği ile…

    1. GÜLENAY GÜNEŞ dedi ki:

      Değerlendirmeniz benim için çok önemliydi. Candan teşekkürlerimle…

    2. GÜLENAY GÜNEŞ dedi ki:

      Çok teşekkür ederim Ömer hocam. Analiz ve görüşleriniz benim için kıymetli. Sevgi ve selamla.

  4. Almina Erdem dedi ki:

    Okurken çok keyif aldığım bir yazıydı, teşekkür ederiz ♥️

    1. GÜLENAY GÜNEŞ dedi ki:

      Ben çok teşekkür ederim canım, değerlendiren yüreğine sağlık.

  5. Leman Tolunay dedi ki:

    Günümüzde çoğu ilişkiler bence gerek ekonomik gerekse psikolojik nedenlerden dolayı mesafeli nedenini düşündüğümde çocukluğumuzda ki gerçek samimiyet kalmadı diye düşünüyorum. Birçoğumuz herhangi bir ilişkiye başlarken önceden gardimizi alıyor gibiyiz. Önce ki olumsuz tecrubelerimize dayanarak elbette ki bu böyle olmamalı ama empati yapamadan uzaklığı tercih eder olduk. Az insan çok huzur felsefesi mi gerçek samimiyet ve dostluk kavramı mi birbirinin içine girdi. İnsan olabilmeyi seçelim diyorum sevgili Gülenay tebrik ederim düşündürücü bir yazı olmuş. Sevgiler

    1. GÜLENAY GÜNEŞ dedi ki:

      Bu derin analiz ve samimi duyguların için yüreğine sağlık canım… Sevgilerimle.

  6. ömer Culfa dedi ki:

    Merhaba,
    Yazı, insanın psikolojisini ve anlam dünyasını yeniden inşa ve yorumlamak için güzel tespitlerde ilerliyor. Düşünce dünyasında ince,derin ve meraklı bir yolculuğa çıkarıyor.Tebrikler

  7. Cihan Yıldız dedi ki:

    Ne güzel bir yazı. Su gibi akıyor. Kaleminize sağlık.

    1. GÜLENAY GÜNEŞ dedi ki:

      Asıl ben teşekkür ederim. Siz sağ olun… Elimdeki kitabınızı da ilk fırsatta okuyacağım Cihan Bey.

  8. ates gunes dedi ki:

    Eşit güçler, eşit konumlular arasında olabilecek farklılıklarda empati yapılması olanaksızdır ve de zaten beklenmez. Farklı görüşler çarpışır, çoğu kez hiçbir ortak noktada buluşulmaz. Böyle durumlarda 3. şahısların kanaatlerine bakılır. Nadir de olsa bir orta yol elbette bulunabilir. Empati genel anlamda, güçlünün, zayıfı anlayabilme sanatı olmalıdır.
    Yazı tam da bu noktada , bu sanatı irdeliyor. Çok başarılı bir yaklaşım. Tebrik ederim.

    1. GÜLENAY GÜNEŞ dedi ki:

      Kıymetli görüşlerin ve değerlendirme için çok teşekkür ederim… Senin de okuyan yüreğine sağlık. Sevgi ve selamla…

  9. Fügen Güneş dedi ki:

    Empati bundan daha güzel anlatılamazdı kalbimden geçenlerin tamamı ancak böyle anlatılabilirdi tebrikler🙏🙏👍

    1. GÜLENAY GÜNEŞ dedi ki:

      Hemfikir olmamız ve aynı pencereden bakmamız beni mutlu etti. Okuyan yüreğine sağlık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gülenay GÜNEŞ

GÜLENAY GÜNEŞ 1974 Almanya doğumluyum. İstanbul’da yaşıyorum. Eğitim hayatıma Özel Eyüboğlu Koleji’nde devam edip, ardından Özel Ahmet Şimşek Koleji’nden mezun oldum. Akademik eğitimimi Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Mesleki Turizm İngilizcesi bölümünde tamamladım. Profesyonel anlamda kariyerime İngilizce ve turizm alanında akademik eğitimler veren Deulcom Eğitim Hizmetleri’nde “Halkla İlişkiler ve Eğitim Koordinatörlüğü” peşinden otelcilik sektöründe Dedeman Otel/İstanbul’da “Satış Pazarlama Yetkilisi” olarak başlayıp, farklı otellerde “Grup Satış Koordinatörü” ve “Satış Pazarlama Müdürü” olarak ilerledim. İlgi alanlarım; müzik dinlemek, kitap okumak, kitap tanıtımı, ‘deneme’ , ‘inceleme’ ve ‘günce’ türlerinde yazmak, takı tasarımı, boyama ve yemek pişirmek olarak özetlenebilir. Yazın dünyasına ilk adımı bir e-dergi olan Tolerans Kültür Sanat Edebiyat Dergisi ile deneme türündeki yazılarımla attım . Bununla birlikte Edebiyat Sanat Meltemi sitesinde de yine deneme türünde yazılarım ve okuduğum kitap tanıtım yorumları yayınlanmaktadır.