İNSANA İNSANCA DEĞER VERMEK

İNSANA İNSANCA DEĞER VERMEK

   İNSANA İNSANCAN DEĞER VERMEK

Her insan mutlu olmak ister ama mutluluğun nasıl elde edileceğini bilmez. Kimi için para kazanmak, sevdiği insanla evlenmek, sevdiği arabayı ya da evi almak gibi şeyler mutluluk sebebi sayılabilir. 

Bunların çoğu almak eylemi ile gerçekleşecek şeylerdir. Alınca mutlu oluruz mantığı. Tabi alınca da mutlu olunur ama vermek eyleminin hazzı maneviyatı kadar da güzel ruhani bir mutluluk yoktur. Buna neden insanoğlu yıllar sonra kamil olur. 

İnsanın hangi durumda olurda olsun ruhunun doyması, beslenmesi, huzurlu, mutlu olması önemlidir. Bir başka insana bu yönde yardım etmek mutluluk vermek ne kadar ulvi bir durumdur. Karşılıklı ruhlarını tanımış olması, huzur bulması, mutlu olması. İnsanın insana zarar vermesi, birbirlerinde değerinin kalmaması, hiçe sayılmaları ne acı bir durum. Halden anlamak, olayları hale yola koymak, o erdeme sahip olabilmek. Allah‘ın sizi ona vesile kılması ne yüce bir hal. 

Büyükler; “Halden anlayan seni bulmadıkça bulduğun her şey seni halsiz bırakır. Halsizliğimiz bundandır vesselam… ” demiş. Umut ederek eklemiş ” Bilen varsa söylesin, bakışlarından, sözlerinden, ellerinden güzellik dökülen, halden anlayan o insanlar neredeler şimdi?”

     Bu insanlardan olmaya ne dersiniz? Bırakalım kıskançlığı, kini, hırsı, riyayı. Sarılalım birbirimize bir olalım, bir bedende tek olalım. İçimizdeki sevgiyi, sağduyuyu, merhameti insani olan her duyguyu çıkaralım cömertçe sergileyelim. Bir insana değerse sihirli çubuğunuz o insan belki yüz insana ulaşır, sizin sihrinizi bulaştırır.

     Virüs ne çabuk yayıldı değil mi? Kötü olan her şey çabuk yayılıyor malum. Yayılan kötülüğün nelere yola açtığı malum. Yeterince yoruldu dünya ve insanlar. Hiçbir şeyin önemi olmadığını anladı. Canı ile boğuşurken. Ne güzel demiş Kanuni Sultan SÜLEYMAN “ Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi”  Bunu diyen her şeye sahip olan bir padişah. Her şeye sahip olsan da bir nefeslik cansın. Onu alıp alamamakta Allah’a muhtaçsın. Allah katında her insan da bir nefestir. Her nefes cihandan daha değerlidir. Ve nefesimizi ve nasıl kullandığımıza çok dikkat etmeliyiz. Unutmayalım ki, her nefesin bir mükafatı veya hesabı olacaktır.

        Bir gün veda edersek yaşama ardımızdan arabalar, hanlar, hamamlar, evler değil insanlar ağlayacak, arayacak, yaşatacak, uğurlayacak bizi. Asıl olan insana yatırımdı. Ticari kaygı gütmeden. Attığın iyilik tohumları bir gün burada olmasa da başka yerden çiçek açacak. Dostoyevski “Dünyayı iyilik kurtaracak.” derken Sait Faik Abasıyanık “Bir insanı sevmekle başlayacak her şey “ der. Batının Ortadoğu’nun düşünüp yazanlarının da vardığı sonuç bu. Önce insan, insan, insan. Önce insan olacaksın sonra Müslüman, Hristiyan ya da Yahudi. Tüm bu dinler insana insanlığı öğretebilmek için sunulmuşlardır. 

Sen insan olmayı başarabilmek için doğduğunu anlamadıysan hangi dine inandığının hiçbir anlamı yok. Çünkü din gidilen yoldur, varılan yer değil.

Mihrap Altıntaş

Yeni yazılarımı bekleyiniz…

 

Yorumlar (10)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    güzel bir bakış açısı… umarım insan oluruz…

    1. Mihrap Altıntaş dedi ki:

      Umarım Teşekkür ederim

  2. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Dünyanın en zor işi verebilmeyi başarmaktır.
    Kaleminize yüreğinize sağlık.

    1. Mihrap Altıntaş dedi ki:

      Umarım başarırız Teşekkür ederim

  3. GÜLENAY dedi ki:

    O sihirli çubuk ve var olmanın getirdiği bilinç hiç eksik olmasın. Ne için dünyaya geldiğimizi anlamak ve o yönde hareket etmek gerçek bir erdemdir. Koşullu olmasa da, sevgi ve mutlulukta manevi alışveriş özellikle de “denge” temel esastır diye düşünürüm.
    Emeğinize sağlık.
    Gülenay GÜNEŞ

    1. Mihrap Altıntaş dedi ki:

      Teşekkür ederim

  4. Ebru Zeynep Dişiaçık dedi ki:

    Kaleminize sağlık, güzel bir yazı.

    1. Mihrap Altıntaş dedi ki:

      Teşekkür ederim

  5. Filiz TEZERDİ dedi ki:

    İnsan olmayı başarabilirsek her şey çözülecek diye düşünenlerdenim. Kaleminize sağlık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mihrap Altıntaş

MİHRAP ALTINTAŞ BİOGRAFİ 6 Mart Ankara doğumluyum. Balık burcuyum, burcumun özelliklerinin çoğunu kişiliğimde taşıyorum. Duygusal, sezgisel, empati duygusu yüksek bir insanım. Müzikle, edebiyatla ve sanatın birçok dalıyla ilgiliyim. Kimi zaman olaylara esprili bir mizah anlayışıyla yaklaşırım. Sanat benim için yaşamın bir parçası. Müzik dinlemeyi, şarkı söylemeyi çok severim ve müzik bana ilham verir.  Tiyatro eğitimi aldım, halk oyunları oynadım ve sahne aldım. Uzun  yıllardır özel bir firmada muhasebeci olarak çalışmaktayım. 80'li ve 90'lı yıllarda çoğumuzun yaşamış olduğu anıları anlatan ilk kitabım "KASEDİ BAŞA SARDIR" 2018 yılında, insanların duygularını, toplumsal konuları (fotoğraflarla, yazılarla, şiirlerle) anlattığım ikinci kitabım "FİLM ŞERİDİ GİBİ" de 2024 yılında yayımlanmıştır. Katıldığım Antoloji Kitapları 1-Kitap Dostları 2-Hayallerimi Örüyorum 3-Şiiri Seven Dostlar/Azerbaycan Derlediğim Antoloji Kitapları 1-Altın Plak Varyasyon Kalemler Dergisi’nde Kurucu Başkan Yardımcısıyım. Turnam Yayınevi’nde Reklam ve Tanıtım Sorumlusu Altın Plak Yazar ve Kitap Tanıtım Programı yapımcısı ve sunucusuyum. İnstagram ve youtube kanallarında yayınlanıyor. Aynı zaman da şiir yorumluyor ve yayınlıyorum. Denemeler, öyküler ve şiirler yazmaya devam ediyorum.