DUVARDAN KALE

DUVARDAN KALE

 

DUVARDAN KALE

Adam, geniş bir duvarın gölgesinde yürürken önce sırtına sonra da kafasına gelen iki darbeyle sarsıldı. Henüz ne olduğunu anlayamadan, yanına koşan iki çocuk mahcup bir ifadeyle özür diliyordu. Siniri, başka bir çocuğun elinde su şişesiyle gelip “İçin, iyi gelir” demesiyle duman oldu uçtu birden. “Dikkatli oynayın biraz.” dedikten sonra arkasını dönüp giderken “Bize şut çekin.” diyen çocuğun sesini duydu. Durdu, çocuklara baktı. “Lütfen, özür gibisine olsun.” diyen diğer çocuğun yüzündeki heves, teklifi kabul etmesini kolaylaştırdı. 

“Kale nerede? Nereye şut atıyorsunuz?” diye sorunca duvarı gösterdi çocuklar. Gri duvarın üzerine siyah boya ile yarım yamalak çizilmiş kale direklerini görünce şaşırdı ama bir yandan da keyfi yerine gelmişti. “O zaman ilk şutu ben atıyorum.” diyerek topu aldı.  Kaleyi bazen bulan çoğu zaman ıskalayan atışlar yaptı. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadı. “Her cuma okul çıkışı burada antrenman yapıyoruz, sende gel lütfen!” ısrarları kulağında eve dönerken bütün yorgunluğu gitmişti. 

“Şutlarım neden bu kadar kötü.” diye bütün bir hafta düşündü. İçten içe bir sonraki cumanın gelmesini bekledi. Buluşma günü geldiğinde hızlı adımlarla yürürken “Çocuklar eğer orada değillerse bir daha gelmem.” diye mırıldanıyordu. Köşeyi dönmesiyle yanına koşan çocuklardan biri “Gelmişsin, bizde seni bekliyorduk.” dedi ve topu ona fırlattı. O gün kan ter içinde kalana kadar şut çektiler. Her vuruş şiddetle duvara çarpıp geri dönse de yılmadan, bıkmadan devam etti. Koca bir duvarla verdikleri mücadele her defasında başarısız olsa da umurunda değildi. 

Yalnızlığını çocuk neşesi ile doldurmuştu. Cuma günlerini iple çekiyordu artık. Uzun zamandır bu kadar keyif aldığı başka bir yer olmamıştı. Etrafından gelen bütün olumsuz sözlere kulaklarını sağır etti. Yeni arkadaşlarıyla hayatı tekrar öğreniyor, bazen de öğretiyordu.  

Arkadaşları büyüdü. Mezun olma zamanları geldiğinde güzel bir hediye vermek istedi. Son antrenmanlarını unutulmaz kılmak için sıvadı kollarını. Önce uzun zamandır hayalini kurdukları o pahalı topu satın aldı. Eşi, dostu kim varsa tanıdık tanımadık çağırdı, taraftar olmaları için. Gri duvarı boyadı sonra ve kale direklerini çizdi yeniden. Hiçbir topun delip geçemeyeceği kale de hazırdı. Son oyun hüzün dolu olsa da verdiği mutluluk yaşama dairdi. 

Asude Sungur Hergüllü

Dörtİz

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

KAZA

Yorumlar (2)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    yazılarınızdaki sıcaklığı seviyorum

  2. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Yüreğinize sağlık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Asude SUNGUR HERGÜLÜ

Asude Sungur HERGÜLLÜ İzmir’de doğdum ve büyüdüm. Kamu Yönetimi mezuniyetimin ardından uzun süre özel sektörde çalıştım. Evli ve bir çocuk annesiyim. Benim için yazmak, yeni dünyalar kurmak ve kurduğum dünyaları insanlarla paylaşmanın en güzel yolu. 2022’de Derinlerdeki Işık kitabında bir, 2025’te ise Gizli Kalan Şeyler kitabında sekiz öyküm yayımlandı. Son bir yıldır Dokuzda9 gazetesinde her ay düzenli olarak öykülerimi yazmayı sürdürüyorum.