31 Mart Vakaları (Türkiye – Azerbaycan)

31 Mart Vakaları (Türkiye – Azerbaycan)

31 Mart Vakaları (Türkiye – Azerbaycan)

31 Mart vakaları ve o günde meydana gelen hadiseler ile sonuçları her iki ülke halkının yaşamında çok önemli bir yeri vardır. 

Ülkemiz açısından olayı incelediğimizde;

31 Mart Vakası II. Meşrutiyet’in ilanından bir sene sonra İstanbul’daki Avcı Taburu askerlerinin ayaklanması ile başlayan bir isyan hareketidir. Ayasofya meydanında toplanan askerler ve halkın çeşitli kesimlerinden insanlar, şeriat istediklerini ifade etmişler ve hükümetin istifa etmesini talep etmişlerdir.

On üç gün süren ayaklanma, II. Meşrutiyet döneminin en önemli olaylarından biri olarak kabul edilir. Askerî bir isyan olarak ortaya çıkmasına rağmen isyana dâhil olan softaların propagandaları sonucu, sonradan dinî bir hâl almıştır.

Sebepleri tam olarak belirlenemeyen bu olayın planlı ve bilinçli bir hareket olup olmadığı kesinlik kazanmamıştır. İsyanın ilk günü hükümet istifa etmiş, isyancı askerler yedi gün süre ile İstanbul’a hâkim olmuştur.

Bir milletvekili, bir nazır ve tespit edilemeyen sayıda asker ve sivilin hayatını kaybettiği isyan, Selanik’te bulunan Üçüncü ve Edirne‘de bulunan İkinci Ordulara mensup askerlerin oluşturdukları, Rumeli halkının gönüllü katıldığı “Hareket Ordusu”nun İstanbul’a gelmesi ile bastırıldı.

 

Selanik’ten İstanbul üzerine yürüyecek olan bu kuvvetlere Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal tarafından ‘Hareket Ordusu’ adı verilmiş ve bu isim Türk tarihine bu şekilde geçmiştir.

Mustafa Kemal, 31 Mart Vakası olarak bilinen bu isyanı bastırmak üzere Rumeli’de oluşturulan Hareket Ordusu’nun kurmay başkanlığına getirildi ve bu ordu ile 19 Nisan 1909 tarihinde İstanbul’a geldi. Hareket Ordusu’nun gerek yolda gerekse İstanbul’daki sevk ve idaresinde kurmay başkanı olarak önemli hizmetler görmüştür.

Üç gün süren çarpışmaların ardından sıkıyönetim ilan edilmiş, Padişah II. Abdülhamit tahttan indirilip yerine V. Mehmet Reşat tahta çıkmıştır. Demokratik sebepler dolayı anayasada değişiklikler yapılmış ve padişahın yetkileri sınırlandırılmıştır.  

Basın üzerinden sansür kaldırılmış, Kanun- Esasi’nin bazı maddeleri değiştirilmiştir.  Meşrutiyet güçlenmiş, daha demokratik bir yönetim talepleri artmıştır. İttihat ve Terakki Cemiyeti etkisini artırarak, ordu içindeki reform sürecini hızlandırmıştır.

İsyana katılanlar ve destekleyenler yargılanarak bu yargılamalar sonunda 70 kişi idama, 420 kişi müebbede ve yüzlerce kişi de süresiz sürgün cezalarına çarptırıldı.

31 Mart şehitleri için yaptırılan Abide-i Hürriyet’e 2 subay ve 42 askerin cenazesi yerleştirilmiştir.

Özgürlük olmayan ülkede ölüm, yıkılış vardır. Her ilerlemenin, kurtuluşun anası özgürlüktür.

Hareket Ordusu Kurmay Bşk. Yzb. Mustafa Kemal…

31 Mart Azerbaycan Türklerine Yapılan Soykırım Günüdür.

Azerbaycan için 31 Mart tarihi, yaşanan toplumsal acı olaylardan dolayı çok önemlidir.

Azerbaycanlıların Soykırımı, başta Ermeniler olmak üzere diğer halkların Azerbaycanlılara karşı giriştikleri katliamları ve Azerbaycanlılara karşı yürüttükleri acımasız siyaseti ifade eder.

O zamanın Ermeni Devrimci Federasyonu, Bakü’nün denetimini elinde tutan Bolşeviklerin de desteğiyle, askerî harekâtı başlatmıştır.

31 Mart 1918 yılında Ermeniler başta Bakü olmak üzere Şamahı, Guba, Kürdemir, Salyan ve Lenkeran şehirlerinde büyük soykırımlar yapmıştır.

Sadece bir gün içerisinde Bakü’de 12 bin Türk işkencelere maruz kalarak öldürülmüş, çatışma ve olayın sonucunda kent içindeki camiokul ve çeşitli mimari yapılar da büyük hasar görmüştür.

Ölenlerin %70’i yaşlılar, kadınlar ve çocuklar gibi savunmasız bireylerden oluşmaktaydı.

Azerbaycan’da mart ayı sonunda başlayan katliam ve soykırımlar eylül ayına kadar devam etmiş ve Nuri Paşa komutasındaki Kafkasya İslam Ordusu’nun duruma el koymasına kadar devam etmiştir.

Bu katliamlar sırasında Mart – Eylül ayı arası toplam 50 ile 80 bin Azerbaycan Türk’ü katledilerek öldürülmüştür.

Kafkasya İslam Ordusu ise 1.100 asker ve 30 subay şehit vermiştir. Bugün Azerbaycan’ın çeşitli yerlerinde bu askerler anısına şehitlikler yapılmıştır.

Azerbaycan tarihinde en büyük kitlesel soykırım olarak maalesef yerini alan bu melun hadiseye uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmek ve tarihte Ermeni aşırıcıları tarafından Azerbaycanlılara karşı yapılmış bütün katliamları tek gün üzerinden sembolize etmek amacıyla Azerbaycan halkının Milli Lideri Haydar Aliyev, Mart 1998’de bir kararname imzalamıştır.

Bu kararname ile 31 Mart Azerbaycanlıların Soykırım Günü olarak ilan edilmiş, soykırım kurbanlarının aziz hatırası Azerbaycan toplumunun hafızasında bu suretle daima korumuştur. 

Kararname ayrıca Azerbaycan halkının ulusal değerlerine, tarihi köklerine ve vatan toprağına olan bağlılığını da ifade etmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir” ve Haydar Aliyev’in “Biz bir millet iki devletiz” sözleri hem Türkiye’de hem Azerbaycan’da iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihçesini, bugününü ve gelişme doğrultularını net bir biçimde ifade eden en mükemmel formül olarak görülmektedir.

Şehit ve Gazilerimizin aziz hatıraları ve ruhları şad olsun. 

Ali YURTSEVEN            

31.03.2024

(Yararlanılan Kaynaklar: www.turksam.org, Vikipedia, Türk Devletleri Teşkilatı resmi internet sayfası, https://lib.aliyevheritage.org.)

Editör: Nigar KAYA

Baş Editör: Elif ÜNAL YILDIZ

Diğer Yazılarıma Göz Atmak İster misiniz?

https://fisildayankalemler.org/dogan-gunes-canakkale/

 

Yorumlar (5)

    • 1/04/2024

    Kaleminize sağlık hocam. Çok istifade ettim.

  1. 31 Mart değişik bir tarih ve acıların tarihidir hocam 😔 Hatırlatma için teşekkür ederiz...

  2. Hakan
    • 31/03/2024

    Kaleminize sağlık

  3. Hakan
    • 31/03/2024

    Çok değerli bilgilendirme yazınız için kaleminize sağlık

    • 30/03/2024

    Kaleminize sağlık. Güzel bir hatırlatma..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali YURTSEVEN

1967 yılı Ankara doğumlu olup aslen Ohrid / Makedonya kökenliyim. İlk, Orta ve Lise eğitimini Ankara da, Lisans eğitimimi Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünde tamamladım. 1992 yılında başladığım iş hayatımdan Ağustos 2022 de emekli oldum. Tarihi ve Kültürel Araştırmalar yapmak, Arkeolojik ve Turistik Doğa, Gezi, Yaşam ve Yürüyüşlere katılmak, renkli veya renksiz fotoğraf çekmek, Şiir ve Hikâye yazmak, Kişisel Gelişim, Mentörlük ve İletişim Eğitimleri düzenlemek genel ilgilendiğim alanlardır. Korhan ALTUNYAY Yazarlık Akademinden Yaratıcı Yazarlık, Derin Okuma, Kitap Tahlilleri, Prof Dr. Yavuz DEMİR’in düzenlediği Yaratıcı Yazarlık ve Metin Tasarımı konularında Sertifikalı Yazarlık Atölye Eğitimleri aldım. Hüznü Kıran Umutlar adlı şiir kitabım, Kalem İzleri ile Kalemlerin İz Düşümleri adlı Hikâye Seçki kitaplarında hikâyelerim, Şah-ı Şiirler 5 ile İz Bırakan Kalemler adlı antoloji kitaplarında yayınlanmış şiirlerim, Ankara Şehir Gazetesinde yazılarım vardır. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı İLESAM, GESAM Meslek Kuruluşları ile AKSED Kültür ve Sanat, AKL Mezunlar, Ankara Rumeliler, Türk Makedon Dostluk Dernekleri üyesiyim.