Vuslat-ı Şehadet- Nigar Kaya

Vuslat-ı Şehadet- Nigar Kaya

Vuslat-ı Şehadet- Nigar KAYA

“Ne erken tükendi aşka inancım. Oysa ne çok inanmıştım sevgiye aşka” Vuslat-ı Şehadet, Nigar Kaya Yazar, editör, köşe yazarı Nigar Kaya Hanım’ın bana hediye etmiş olduğu kitabı ‘Vuslat-ı Şehadet’ severek bitirdim.

Bana yazmış olduğu cümlesine layık olmaya her zaman çalışacağım. Kitabı eşim ile birlikte okuduğumuz için onun da bitirmesini beklediğimden bugün inceleme yazabilmek nasip oldu.

Öncelikle bu kitap yazarımızın gerçek hayatından bir kesit. Kendisi, şehit olan eşine belki de bir vefa gereği bu kitabı yazdı. Kitabın ortaya çıkışını Nigar Hanım ( kitaptaki ismi Nihan ) ile şehit eşi astsubay Yüksel Kaya arasında geçen mektupların çokluğu diye düşünüyorum.

Yüksel Bey, şehadete ermeden özel kuvvetlerdeki tehlikeli görevlerinin öncesi Nigar Hanım’a olan aşkı ve bulunduğu görevlerin öneminden oluşan karşılıklı mektuplar.

Yeni evli çiftler varsa bu mektuplardan ve kitaptaki diğer sayfalardan birçok aşk sözcükleri, cümlelerini buradan alıntılayabilir. Eşlerin birbirleriyle tanışmalarından sonraki ilk heyecanlarını, sevgileri, aşklarını birbirleri ile tanıştıkları sayfalardan itibaren hissedebiliyorsunuz.

Eşlerinin sürekli birbirlerini aramadan rahat duramaması, mektuplaşmaları, evlenmeleri, Asilkan adında meyve vermesi ve sonrasında da görev şehidi olan Yüksel Kaya’nın şehadetinden sonra  Nihan’a hayatın boş ve anlamsız gelmesi.

Tam anlamıyla kalabalık içinde yalnızlık günlerinin başlaması. Eski mesleği hemşireliğe başlaması. Tek dayanağı oğlu Asilkan. Asilkan sonrasında binbir emeklerle okuyup hukuk alanında okuması ve babasının ölümünü annesinden habersiz araştırmaya başlaması ile kitap devam ediyor.

Kitap aslında çok detaylı yazılmış. Bu yüzden spoiler vermemek adına şunu söyleyebilirim. Asilkan babasının gerçek ölüm nedenini nasıl öğrenecek? Kitabın sonuna doğru okurlar bunun cevabını bulabilir.

Gelelim Yüksel Bey şehadete ermeden Nihan ile olan aşklarına. Nihan o kadar çok seviyor ki onu belki de beşeri aşk, ilahi aşkın önüne geçti diye Yüksel Bey’in ölümünden sonra kendisini sorgulamaya başlıyor.

Allah’ın (cc) onu kendisinin yanına erkenden alması bu yüzden şeklinde yorumluyor birazda. Eşinin ölümünden sonra hemşirelikten kazandığı para ve sehit olan eşinin maaşı ile oğlu Asilkan’ı okutuyor. Kendini ona adıyor.

Televizyonda çıkan şehit haberleri ile her gün kahroluyor. Ölümün aslında her aileye yakın olduğu gerçeğini televizyondaki haberlerde çıkan şehit haberleri ile okuyucuya sorgulatıyor.

Haberlerde halk iki dakika üzülüyor belki ama şehit aileleri ömrünün sonuna kadar evlat acısıyla her gün yaşıyorlar. Evlat acısıyla yaşadıkları hayat çok zor olsa gerek. Çocukları bir daha babalarını göremiyor. Vatan için kendilerini bir anlamda feda ediyorlar. Biz daha rahat yaşayalım diye her an ölümle karşı karşıya geliyorlar.

Nigar Hanım’ın da Yüksel Bey’in de aile tarafı birbirleriyle çok iyi anlaşıyorlar. Zor zamanlarda birbirlerine kenetleniyorlar. Bu yüzden Türkiye’de evlilikler iki eş arasından ziyade aileler arasında oluyor.

Yeni evlenecek çiftlerin bu detayı unutmaması gerekiyor. Kitapta birçok aşk cümleleri mevcut. Bu cümleler iki tarafın aşkının samimi hali geldi bana.

Çıkarsız, karşılıksız bir aşk. Birbirlerinden ara ara uzak kalsalar da tayin durumlarından dolayı sürekli birbirini arayıp soran çiçeği burnunda genç bir çift.

Kitapta eleştirecek bir şey var mı deseler şunu derdim. Sadece çok detaylı bir anlatım tercih edilmiş. Genel olarak ben kitabı çok beğendim. Tüm okurlara tavsiye ederim.

 

Metin ÖZDEMİR

Genel Yayın Yönetmeni: Elif ÜNAL YILDIZ 

23 NİSAN’A FARKLI BAKIŞ 

Yorumlar (1)

  1. Bekir SEVİK
    • 17/05/2024

    Kargoyla kapıma kadar gelip, bir karışıklık sonucu geri dönen bir kitap. Bu kitabı halen çok merak ediyorum. (Nigar hanıma duyurulur 😊😊) Bu arada Nigar hanımın "Aldatırsan Aldatırım" adlı kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Eminim bu kitap da en az onun kadar güzeldir. Kaleminize sağlık Metin Hocam.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Metin ÖZDEMİR

METİN ÖZDEMİR 1979 yılında Bursa'da doğdum. İstanbul Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünden 2002'de mezun oldum.Evli ve bir çocuk babasıyım. Eğitime ve kitaplara olan aşkım hiç bitmeyecek. Elimden geldiğince topluma örnek olmayı amaçlıyorum.