SiMURGUN SIRRI

SiMURGUN SIRRI

SiMURGUN SIRRI

Simurg ya da Zümrüdü Anka Kuşu
Eski İran mitolojisinde bilgelik ve yaşamın sembolü olarak kabul edilir.
Onun efsanesi içsel bir yolculuğu ve kişisel dönüşümü anlatır

Efsaneye göre kuşların hükümdarı olan, her şeyi bilen Simurg (Zümrüd-ü Anka ).  
Kaf Dağı’nın tepesinde,bilgi ağacının dallarında yaşar ve akıllara gelebilecek her şeyi bilir.

Öyle ki, bütün kuşlar ona inanır, başları sıkıştıkça Simurg’un kendilerine yardım edeceğini, onları hep zor durumlardan kurtaracağını düşünürler.
Zümrüdü Anka kuşu öleceğini hissettiği zaman kendisine ağacın kuru dallarından bir yuva yapar ve hiçbir zaman ne olduğu anlaşılmayan bir yapışkanla yuvayı sıvar, yuvanın içinde ölümü bekler.

Ta ki güneş bütün görkemiyle ortaya çıkıp, kuru dalları yakıncaya kadar
Simurg oluşturduğu yuvada yanarak ölür ve küllerinden yeniden doğar.  

Bu kısır döngü sürerken, kuşların başına bir gün öyle bir talihsizlik gelir ki, Simurg’tan yardım istemeleri gerekir
Birden Simurg’un uzun süredir hiç görünmediğini fark ederler  
Öyle çok beklerler ki yuvasından çıkıp havalanacağı anı sonunda umudu keserler.

Tam her şeyin bittiğini düşündükleri bir anda çok uzaklardaki bir ülkede,

Zümrüdü Anka kuşunun kanadından bir tüy bulunur.
Umutları yeniden yeşeren bütün kuşlar, birlik olup Simurg’un yuvasına gitmeye karar verirler.

Ancak Zümrüdü Anka kuşu yuvası, etekleri bulutların üstünde olan, görkemli Kaf Dağı’nın tepesindedir.

Simurg’un bilgelik ve gücünden faydalanmak için efsanevi Kaf Dağında bulunan yaşam ağacına yolculuğa çıkarlar.

Bu yolculuk sırasında yedi farklı vadiyi geçerler.
Bu vadiler öyle zorludur ki, yolda bir sürü kuş ya vazgeçer  ya da kaybolur.   

1.vadi ❝  İRADE VADİSİ ❞

Burası kuşlar için bir cennettir
Aradıkları her şeyi irade vadisinde bulurlar.

Bir anda her şeyi isteyebileceklerini fark ederler. Sınırlar yoktur. Zevke, sefaya, bütün emellerine kavuşabileceklerdir. İnsanları anlatan masallardaki gibi; çalışmadan, uğraşmadan mevki makam sahibi bile olabileceklerdir.

Öyle çok kuş vadinin sihrine kapılır, öyle çok şey ister ki, bu vadide bir sürü kayıp verilir.

2. vadi: ❝ AŞK VADİSİ ❞

Vadiye girince bütün kuşların gözünü bir sis kaplar. Gördükleri biçimsiz şekilleri, taşları, odun parçalarını, birer sülün, birer kuğu sanarlar.
Gözleri kör olmuştur. Kapılırlar, sürüklenirler ve gözden kaybolurlar.

3. vadi : ❝ CEHALET VADİSİ ❞

Bu vadide her şey güzel gelir gözlerine.
Anka kuşunu bile unuturlar.
Nereye gittiklerinin hiç bir önemi yoktur

Orada da gökyüzü, burada da gökyüzü
İlginç nesneler görürler, ancak ne olduğunu sorgulamazlar.

Önemsemedikçe düşünmemeye başlarlar. Düşünmedikçe unuturlar, Unuttukça yükleri hafifler ve artık amaçsızca gülümsemeye başlarlar

4. vadi: ❝ İNANÇSIZLIK VADİSİ ❞

Vadiye girdiklerinde birden her şey anlamını yitirir. Simurg’u bulmanın hiç bir şeyi değiştirmeyeceği inancına kapılırlar.

Kesin öleceklerini iddia edenler, Simurg’un çözüm bulamayacağını söyleyenler, bu kadar yolu boşa geldiğini, emeklerinin boşa gittiğini düşünenler vardır.

Kanadı yaralanan bir kuşun aşağıya düştüğünü, hepsinin başına aynı şeyin geleceğini bağıra bağıra söylerler. Tüm bu olanlardan sonra kuşların birçoğu yolu tamamlayamayacaklarını ya da tamamlasalar da hiçbir işe yaramayacağını söyleyip geri döner.

5. vadi ❝ YALNIZLIK VADİSİ ❞

Vadiye giren bütün kuşları korku salar. Bulundukları yerde sadece kendileri varmış gibi endişeye kapılırlar. Acıkan sadece kendi karnının doymasını düşünür.

Tek başına avlandığı için de başarılı olamayıp daha büyük hayvanlara yem olur.

Her biri kendi başına hareket etmeyi seçer ve yönünü tek başına bulmaya çalışır.
Kendilerini kimse yokmuş gibi, yapayalnız hissederler. Milyonlarca kuşun aynı amaç için uçmakta olduğu akıllarının ucundan bile geçmez.

6. vadi: ❝ DEDİKODU VADİSİ ❞

Kuşlar, vadiye girdiklerinde her köşesinde fısıltılar duyulmaya başlarlar.

En arkadaki kuş, Simurg Anka’nın yeniden doğuşta tüylerinin yandığını söyler.

Öndeki kuş bunu duyar ve yanan tüylerin tekrar çıkmadığını söyler.

Bir öndeki kuş bunu duyar, yanan tüyleri çıkmadığı için Anka kuşunun gizlendiğini söyler.
Bir öndeki kuş bunu duyar, morali bozuk olduğu için Simurg’un, saklanırken, onu görenlere zarar verdiğini söyler.

Daha öndeki kuş bunu duyunca, herkese zarar veren Simurg’un, dayanamayıp kendini öldürdüğünü söyler.En öndeki kuşa, gitmeye gerek kalmadığı, Simurg’un toprak olduğu bilgisi gelir
Bir çok kuş söylentilere inanarak geri döner.

7. vadi ❝ BEN VADİSİ ❞

Bütün kuşlar ‘’Ben’’ vadisine girer girmez, içlerinde değişik bir his uyanır.
Kimi diğer kuşun kanadını eleştirmeye başlar, bir diğeri her şeyi bildiğini iddia eder.

Yanlış yoldan gidiliyor diye kargaşa çıkar

Her kafadan bir ses çıkmaktadır
Herkesin fikri vardır ve hepsi de söyleyen için doğrudur.

Sanki milyonlarca farklı yol varmış gibi.
Hepsi en önde lider olmak ister, öne geçmek için birbirlerini ezip dururlar.

Ta ki vadiden çıkana.
“Ben”den uzaklaşana dek…

Aşk Denizi, Ayrılık Vadisi, Hırs Ovası ve Kıskançlık Gölü’nden geçerken birer birer sürüden ayrılan kuşlar olmuş.

Her kuş buralardan geçerken hatırlamış geçmişini.

Bülbül güle olan aşkını hatırlamış,  
Papağan ise tüylerinin güzelliği ile övünerek geri dönmüşler.  
Baykuş sevdiği o harabeler,
Kartal ise yükseklerdeki hakimiyetini bırakmak istememiş.

Yokoluş ve Şaşkınlık Vadisi’nde kuşların umutları iyice tükenmiş.

Ve nihayet vadiden Kaf Dağı’na vardıklarında, dünyadaki bütün kuşlardan geriye sadece 30 tanesi kalır.

Bu Zorlu vadileri aşmayı başaran bu 30 kuş, yuvaya vardıklarında sırrı çözmüşle  
Zümrüdü Anka kuşunun “otuz” demek olduğunu öğrenirler.

Farsça “si” otuz, “murg” ise kuş demekmiş.

Yani, arayışı tamamlayan bu 30 kuş, aslında aradıkları şeyin kendileri olduğunu anlamışlar. Bilgeliğe giden yol, aslında kendilerine yaptıkları bir yolmuş.

Yani kalan kuşların hepsi Simurg’tur.  
Kurtarıcı, bilge, mükemmel kuş bu yedi vadiyi geçen kuşların tamamıdır.
İradesine hakim olan, körü körüne bağlanmayan, düşünen, kendini geliştiren, kendine ve başaracağına inanan, hep birlikte hareket edilmesi gerektiğini bilen, yalnız olmayı tercih etmeyen, dedikodu yapmayan ve en önemlisi egosunu eğiten kuşlar Simurg’tur.

Simurg efsanesi, Kuşlarının Simurg’u bulma yolculuğu, insanların kendi benliklerini bulma yolculuğunu anlatan etkileyici bir hikayedir.

Kuşlar, Simurg’u bulmak için dışarı değil, kendi içlerine bakarak gerçek anlamda birleşirler.

Bu efsane, insanın içsel potansiyelini keşfetme ve gerçek benliğine ulaşma yolculuğunu anlatır. Ve insanın içsel yolculuğunu anlatırken bir dizi zorluğa ve öğrenme sürecine işaret eder.

İnsanlar, kendi benliklerini bulma yolunda çeşitli vadilere benzeyen deneyimler yaşarlar.
İnsanların hayatlarında da benzer vadilerle karşılaşırız:

Her bir vadi, farklı bir içsel meydan okumayı ve büyümeyi temsil eder.

Hikayedeki vadilerin bizlerin hayatımızdaki yeri nedir mesala

İRADE vadisi

Arzularımızın cazibesine kapıldığımız yerdir;

AŞK Vadisi ;

Duygusal bulanıklığın ve yanılsamaların yaşandığı bir alandır;

CEHALET Vadisi

Önemsiz şeylere saplanıp gerçek amacımızı unuttuğumuz bir yerdir;

İNANÇSIZLIK Vadisi ;

Umutsuzluğun ve güvensizliğin hüküm sürdüğü bir alandır;

YALNIZLIK Vadisi ,

Kişinin yalnızlığıyla yüzleştiği bir yerdir.

DEDİKODU Vadisi,

Yanlış bilgi ve söylentilerin etkisi altında kaldığımız bir alandır; ve son olarak,

BEN VADİSİ

Egonun ve rekabetin hüküm sürdüğü bir alandır.

Bu hikayedeki 7 vadi, hayatımızda karşılaştığımız birçok durumu temsil ediyor.
Her bir vadi, bir öğrenme fırsatı sunar ve içsel bir dönüşüm sağlar.

Ancak, bu vadileri aşmak ve gerçek benliğimizi bulmak için içsel bir yolculuğa çıkmamız gerekir.
Bu yolculuk, kendimize dürüst olmayı, inancımızı korumayı, birlik içinde hareket etmeyi ve egomuzu aşmayı gerektirir.

Her birimiz, kendi “Simurg”umuzu bulmak için bu zorlukların üstesinden gelmeli ve gerçek kimliğimizi keşfetmeliyiz.

Başarıya ulaşmak için, nefsine hakim olup, körü körüne bağlanmadan, düşünen ve kendini geliştiren, başaracağına dair inancını kaybetmeyen, birlik olmayı bilen, sorgulayan ve en önemlisi egosundan uzaklaşan herkes, küllerinden yeniden doğan Simurg olabilir.

Pek çok şekilde anlatılan bu hikayeyi tekrar hatırlayalım…

Kendimiz olmak yolculuğunda hangi vadileri geçecek ve kendimize nasıl sahip çıkıp yolda olacağız?

Havin EZO 

Baş Editör: Elif ÜNAL YILDIZ 

Bir Önceki Yazımı Okudunuz mu?

DÜNYA KADINLARIN ANLAM DOLU HİKAYESİ 

Yorumlar (6)

  1. Lorin Rengin
    • 13/03/2024

    Zümrüdü Anka Kuşu hikayesini hep çok severdim ama vadi ve derinlikleri bu yazıda öğrenmiş oldum Anka kuşunun sembolik anlamları vadiler vs yaşamın döngüsü ve içimizde ki kişisel yolculuk ,yenilenme süreci çok etkileyici…. hikayeyi yazıyı keyifle okudum Harika bir yazı,teşekkürler 🙏

  2. Yaşar Akbaş
    • 11/03/2024

    Bizler biliriz ki destanlar da olağanın dışına çıkılır. Yine biliriz ki yıllarca asılarca bin yıllarca önce gündeme gelmiş olaylardır. Önemli olan orada ki verilen mesajı alabilmektir. Dede korkut Hikayeleri gibi, Alp Er Tunga destanı gibi

  3. Havin Ezo
    • 9/03/2024

    Teşekkür ediyorum değerli yorumlarınız için 🧚‍♀️🌹

  4. Bekir SEVİK
    • 9/03/2024

    Kaleminize sağlık Havin hanım. Çok etkileyici bir hikaye, sizin güzel anlatımınız da ayrı bir lezzet katmış hikayeye.

    • 9/03/2024

    Her insanın kendi içine yolculuk yapmasını anlatan muhteşem bir konu. Sade anlatımıyla iz bırakayor.Tebrik ediyorum Havin Hanım. 👏👏👏👏

    • 9/03/2024

    Yüreğinize u Okurken har vadide birden kendimi buldum :(

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Havin EZO

Elazığ doğumluyum Amerika'da yaşıyorum. Sanat tasarım eğitimimi Sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadım, ancak şu anda sosyal medya yöneticiliği yapıyorum. Aynı zamanda çeşitli resim çalışmaları gerçekleştiriyorum, sanat alanındaki tutkumu ve yeteneklerimi geliştirmeye devam ediyorum." yazı yazmaktan büyük keyif alıyorum.