ÖZEL EĞİTİM

ÖZEL EĞİTİM

ÖZEL EĞİTİM

Bazı zamanlar üç kişi bir kişi olurken, bir kişi de hiç kişi olabilir…

Bu sözlerimi eşime bir sitem sanma sakın sevgili okur. O zaman şartlar onu gerektiriyordu ve bu asla ilgisizlik değildi. Öyle olması gerekiyordu. Bazen ne kadar çabalarsan çabala yahut seversen sev sadece öyle olur. Bu günkü insanın inşası için o zaman öyle olur. Gerekçesiz, amasız… buna kader deriz.

2. Bölüm

Biz öyle oluşları bir kenara bırakıp RAM süreçlerine dönersek orada yolumuzu kesip bizi özel eğitim merkezine davet eden hanımefendiden bahsettiğimizi hatırlarız. Özel eğitim merkezinden bahsediyor, soru sormama fırsat kalmadan anlatıyordu. Zaten ne yapacağımı bilmez halde olduğumdan bu tuzağa çabuk düşmüştüm. “Tuzak” diyorum, neden böyle dediğimi zamanla anlatacağım sevgili okur.

Telefon numaralarımızı aldık, gideceğimiz gün için sözleştik derken hiçbir şey bilmez halimden çıkıp en azından bir şey yapıyor olma halim bana güç vermişti. Süreci bir düzene soktuğumu düşünüyordum. Sözleştiğimiz gün tekrar telefonlaşıp özel eğitim merkezine gittik. 

Oğlumun burada çok iyi eğitim alacağı söylendi ve binayı gezdim. Derme çatma sayılabilecek bir yerde eğitim verilecekti. Ama olsun, önemli olan eğitimdi. Her şeye iyi tarafından bakma hastalığım yine nüksetmişti. Ders programı ve servis işlerinden sonra ilk birkaç ders sonuç almak için tabii erkendi. Sürecin sabır istediğini biliyordum. 

Bu sırada bir gün özel eğitimden geldiğinde ödev kağıdında Melih’in yazısı değil de bir yetişkin yazısı olduğunu gördüm. Neden böyle olduğunu sorduğumda “Öğretmenim öyle dedi anne” dedi. Öğretmenini aradım. “Ödevleri çabuk bitsin diye öyle yaptık. Ben okudum o cevapladı ben sadece yazdım” dedi öğretmeni. Duyduklarıma inanamadım. Özel eğitim merkezinde özel eğitim öğretmeni disleksili çocuğun ödevini yapıyordu. Aman Allah’ım bu konuda hiçbir şey bilmiyordum ama böyle olmamalıydı. 

Yaşadığım şok ve güven kaybıyla özel eğitim merkezi yöneticisiyle konuştum ve öğretmen değişimi talep ettim. Sonraki birkaç hafta içinde en azından Disleksi ile ilgili eğitim materyalleri ile çalışılmıştı. Bir gün servisle gelişini beklerken farklı bir servisten indi oğlum. Balkon camından bakarken yüreğim ağzımdan çıkacaktı. Tanıdığım servis şoförü ve araç değildi. Henüz altı yaşındaki oğlum hiç bilmediğim bir araçtan inip eve çıktığında “Bugün bu arabayla bıraktılar anne bilmiyorum işte” dedi. 

Yine yöneticiyle konuştum ve kendi servisleri dolu olduğu için farklı bir kurumun servisinden rica etmişler çocuğumu bırakması için. Haberim olmadan ve hiçbir şekilde bilgi verilmeden! O konuşmada böyle bir şeyi kabul etmediğimi ve yollarımızı ayırdığımızı söyledim.

Devletten özel eğitim harcamaları için ciddi bütçeler alan bu yapılar keyfi ve hiçbir pedagojik unsur içermeyen sistemler kurmuş halde ne yazık ki. Bu konudaki iddialarıma ek olarak şunu eklemek istiyorum. Özel eğitime başladığı süreçte telefonuma süreçli özel eğitim merkezlerinden aramalar geliyordu. Hepsi kurumlarına davet ediyor, en iyi eğitim ve desteği kendilerinin verdiğini söylüyordu. Bu iddiaları şöyle dursun telefon numaramı nereden bulmuşlardı? Bu sürece başlamadan önce hiç böyle aramalar almazken şimdi ne olmuştu numaram ve kişisel bilgilerimiz nasıl kimlerin eline geçmişti? Bugün bu duruma bağışıklık kazansak da 2018 için biraz ürkütücü ve açıklamaya daha muhtaçtı bu durum.

Tabi ki beni arayan hiçbir özel eğitim merkezine gitmedim. Bu numarayı bir kere yemek lazım değil mi sevgili okur. Araştırdım, elemeler yaptıktan sonra iki merkez arasında seçim yapmam gerekiyordu. Çok beğendiğim merkezlerden birinin servisi yoktu ve benim küçük bir bebeğim olduğu için servise çok ihtiyacım vardı. Zaten eşit derecede beğendiğim diğer özel eğitim merkezi ile konuştum ve yoğun programlarına rağmen oğlumu kabul ettiler. Yapılan toplantı ve Melih’in durumuna bakıldıktan sonra güzel bir süreç başladı. Kurum yöneticisi hocamız zaman zaman online veli toplantıları yapıyordu. Her açıdan etkin ilerleyen özel eğitim sürecimiz Melih’in hızla ilerlemesini sağlamıştı.

Devam edecek…

Emel Çürükoğlu

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

KAMU SPOTU

Yorumlar (2)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    seninle aynı durumu yaşayan pek çok anneye yol gösterici olacaksın… iyi ki yazıyorsun…

  2. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Sabrınızı ve odağınızı kaybetmeyin. Yüreğinize sağlık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emel Çürükoğlu

1989 yılında Bursa’da doğan yazar üniversite dahil eğitim hayatını yine Bursa’da tamamlamıştır. Ortaokul 6. Sınıfta Sait Faik’in Dülger Balığının Ölümü adlı eseri ile Sat Faik’e olan hayranlığı derinlik kazanmıştır. O yıllarda bu eseri defalarca okumak dışında yine defalarca yazarak, yazarı çok yönlü olarak anlama girişiminde bulunmuştur. Lise yıllarında kendi deyimiyle derdini anlatmak için yazmaya başlamış, yazıları edebiyat öğretmeni tarafından oldukça beğenilmiştir. Yazmanın bir dert içermesi gerektiğine inanarak yazmaya başlamış olması yazılarına sıkça yansımaktadır. Öykü ve deneme yazmakla birlikte zaman zaman şiirlerini de okuyucuya sunmaktadır. Yazar lise yıllarında yazmaya başlamış olmakla birlikte 2023 yılından beri yazdığı eserleri okuyucuya sunmaktadır. Yine 2023 yılında amatör tiyatro topluluklarında yer almaya başlamış Azizname adlı eseri Bursa’da birçok kez ve Ankara Tiyatro Festivali’nde oynamıştır. Çocukları için yazdığı Beyaz Kedi adlı bir çocuk kitabı vardır. 2023 yılından beri derleme kitaplara ve dergilere eser gönderen yazar 2025 Bir Terslik Var! adlı disleksi derleme projesinin ilkini yapmıştır. Aynı projenin 2. Kitabı için çalışmaları ve disleksi farkındalığı için toplumsal girişimlerine devam etmektedir. emelcrkgl@gmail.com