Konu Sağlıksa 

Konu Sağlıksa 

Konu Sağlıksa

Bir sağlıkçı olarak acı ya da tatlı o kadar çok anı biriktiriyoruz ki… Bana en sık sorulan sorulardan biri şu; “Meslek hayatında yaşadıklarını kaleme almayı düşünmüyor musun?”Elbette düşünüyorum ama bir köşe yazısına bunları sığdırmam mümkün değil. Notlar halindeki anılarımı bir kitaba aktarmak istiyorum ama burada da bazı anılarımı paylaşmak istedim.

Sağlık camiası uzun yıllardır bir çatı altında olmaktan çıkarıldı. Önceden bütün sağlıkçılar bir çatı altındaydı ve sessiz bir rotasyon vardı. Hastanede çalışan sağlık ocaklarında ya da acil hemşiresi Ağız Diş Sağlığı’nda çalışabiliyordu. Şimdi yerinizden oynamanız birazcık zor.

Ben ise bir hemşire olarak, Aile Hekimliği’nde çalışıyorum. Bizim kuruluşumuzda ameliyatlar, acil müdahaleler yapılmıyor ancak bazen bizim de acil müdahale etmek zorunda kaldığımız vakalar olabiliyor.

Birinci basamak olarak ilk teşhis çok önemli ve bir kan tahlili sonucu bir hastalığı, kalp krizini ya da kanser taramalarında erken teşhis açısından çok önemli adımlardır.

İnsanlar sadece birinci basamağı ilaç yazdırılacak ya da rapor alınacak bir kurum gibi değerlendirse de doktorun dikkati, tecrübesi ve gösterdiği özenle birçok hayat kurtulmaktadır. Ne diyorduk? Erken teşhis hayat kurtarır.  O yüzden bazen hastalanınca bazen hastalanmadan geldiğiniz sağlık kuruluşunu küçümsemeyin ve doktorunuzun dediklerini dikkate alın diyorum.

Biz hemşireler ise hastalarımızla artık neredeyse akraba boyutuna geçtik. Tabii bunun uzun süre çalışıyor olmamla da alakası var. Çocuklar enerjime enerji katarken ağrıdan gelen bir hastaya ilacının uygulanmasından sonraki rahatlaması muhteşem bir duygu. Her gün aldığımız duaların şükür ki haddi hesabı yok.

Bir nevi bakarsanız kutsal bir meslek olduğunu da söyleyebilirim. Anılarımı yazmamı istiyorlar buraya ne kadar anı sığar bilmem ama onlarla yaşadığım en tatlı diyalogların birkaçını sizinle paylaşmak isterim.

Mesela yeni doğum yapmış annelerin bebeklerinden topuk kanı alınırken döktüğü gözyaşları ve bebeklerine kırılacakmış gibi davranmaları, merhameti şefkati iliklerinize kadar hissettiriyor. Ağrısı sağ tarafında olan amcam ya da teyzemin enjeksiyonu “Aman kızım ağrı sağ tarafımda iğnemi oraya yap” demesi gülümsetiyor.

Aşıdan önce var gücüyle ağlayıp perişan olan, ortalığı ayağa kaldıran çocuğumuza aşı yaptıktan sonra “Aaa acımıyormuş ki !” demesi ya da şekeri verince aniden susmasından sonra derin bir nefes aldırıyor.

Evde bir başına yaşayan ve kimsesi olmayan dedemizin sohbet edecek kimsesi olmadığından, türlü bahaneler bulması veya her gün tansiyon ölçtürmeye gelmesi. Tansiyon ölçtüre ölçtüre eni sonu yüksek tansiyon hastası olması şaşırtıyor.

Her gün aynı saatte gelen zihinsel engelli kardeşimizin, aralıksız kalem ya da postit istemesi bıktırıyor. Anne babasının şefkatini abartan çocuğun kanını alırken canı yandığı için küfretmesi bizi sarsıyor. İlgi görmek için bayılan hastanın, yakınlarına haber verdiğimizde gözlerimize bakan teyzemizin gözündeki minnet bize huzur veriyor.

Hiçbir şey bilmeyen ama bizi soru yağmuruna tutup “ah ben bunu bilmiyordum, çok teşekkür ederim.” diyen gebemize öğretmek bizi yeterli hissettiriyor. Kim gelirse gelsin elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığımızı ve herkesin bizim için çok önemli olduğunu bilsinler yeter. Çünkü bir hastamızı kaybettiğimizde ailemizden birini kaybetmiş gibi üzüldüğümüzü sadece biz biliyoruz.

Her daim sağlıcakla ve huzurla kalın…

 

Nigar KAYA

Editör: Nigar Kaya

Genel Yayın Yönetmeni: Elif ÜNAL YILDIZ

Yazarın Diğer Yazılarını Okudunuz mu?

Vazgeçmek Bir Başlangıçtır

Instagram

 

Yorumlar (2)

  1. Tutku dedi ki:

    Sağlıkçılar hastalarıyla gönül bağı kuruyor biz canımızı onlara emanet ediyoruz aslında bizler içinde cok kıymetliler.

  2. Yıldız Tek Gamlı dedi ki:

    Yüreği güzel kalemi güzel kendisi güzel harika insan kanatsız meleğim❤️🤲

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Nigar KAYA

Doğma büyüme Çankırılı olan Kaya, İlk, Orta ve Lise eğitimini Çankırı'da gördü. Şu anda hemşire olarak görev yapmaktadır. Laborant ve Veterinerlik Sağlık bölümünü bitirdikten sonra Acil Yardım ve Afet Yönetiminden de mezun olmuştur. Aynı zamanda Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi, Yeni Medya ve Gazetecilik bölümü mezunudur. Halen Eskişehir Anadolu Üniversitesi Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü'nde okumaktadır. Kişisel Gelişim, Edebi romanlar, Hikaye, Çocuk Hikayeleri ve şiir yazmaktadır. TÜGŞAV (Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı) Çankırı Kadın Kolları Başkanlığı, YAZŞA-DER (Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği) Disiplin Kurulu üyeliği yanında YAZŞA-DER Çankırı temsilcisidir. AKSED, (Ankara Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği) Türkiye İlim ve  Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği ile İzmir Şairler ve Bestekarlar Derneği gibi dernekleri yanında Tema Vakfı üyeliği bulunmaktadır. Ayrıca editörlük de yapmaktadır. Türkiye’nin birçok ilini gezmiş, tarih ve edebiyat aşığı, aynı zamanda el sanatlarına karşı yoğun ilgilidir. 2023 Book Culture Art Times Gazetesi tarafından düzenlenen “Altın Kalem Ödülleri” kapsamında, drama dalında “Altın Yazar” ödülü ile Altın Meslek ve Kariyer Ödülleri’nde “Yılın En İyi Çıkış Yapan Yazarı” ödülünü almaya değer görüldü. 2023 yılının YAZ-ŞADER tarafından düzenlenen 2.Edebiyat Ödüllerinde Yılın En İyi Biyografi yazarı seçilmiştir. 2024 yılında Altın Meslek ve Kariyer Ödüllerinde yılın ses getiren en başarılı yazarı seçilmiştir. Mavi Kuş Medya tarafından yapılan halk oylaması sonucu, Biyografi ve Otobiyografi dalında birincilik ödülü almıştır. 2025'de Uluslararası Bayburtlular Derneği tarafından Cumhuriyet'in Onur ödülünü almaya hak kazanmıştır. Son olarak, Ankara Çankırılılar Federasyonu tarafından Çankırı Kültür ve Edebiyat Nişanı verilmiştir. Bir çocuk annesi olan yazarımız; 2021’de iki, 2022’de bir 2023'de bir kitabı yayımlanmıştır. 1-Gölge Etmem (Biyografik Roman) 2- Aldatırsan Aldatırım (Kurgu Roman) 3- Kış Demi (Şiir Kitabı) 4- Vuslat-ı Şehadet 5-Güvar (2025) 6- Balyemez Balhan (2026) Birçok Antoloji çalışmalarına katılmış ve katkı sağlamıştır.