KISASA KISAS
- Yazar: Ayşe Ulaş
- 2 Ağustos 2026
- 2 kez okundu
KISASA KISAS
Merhabalar, sizlerle ilişkilerimizi konuşalım istiyorum. Arkadaşlarımızla, akrabalarımızla, eşlerimizle, sevgililerimizle, çocuklarımızla ilişkilerimiz yani ikili ilişkilerimizi konuşalım.
Birkaç gün önce bir arkadaşımla konuşuyorduk. Bana dedi ki; bana yaşattıklarından sonra, hissettirdiklerinden sonra hak etmişti. Ne diyorsun dedim. Hak etmişti ne demek? Kimin neyi hak edip etmediğine sen mi karar veriyorsun? Ya da bir şeyin karşılığının ne olduğuna sen mi karar veriyorsun?
Bu sohbet sonrasında düşündüm. Arkadaşım ile olan ilişkimi düşündüm. Ve kısas diyen birinin benim hayatımda yeri var mıydı, olmalı mıydı? Yoktu.
Bizler insanız. Hatalar yaparız. Hatta bazen hiç istemesek bile sevdiklerimizi üzebiliriz. Onlara zarar da verebiliriz. Ama hata işte. Bunu istemeden yaparız.
Sevdiğimiz, değer verdiğimiz biri bize bir yanlış yaptı diye, bile isteye ona nasıl zarar verebiliriz? Ben bunu anlamıyorum. Algılayamıyorum. Bu nasıl bir sevgi anlayışı bilmiyorum.
İnsan sevdiğine kıyabilir mi? Kıyıyorsa eğer bu gerçekten sevgi midir? Mesela bir anne her ne yapmış olursa olsun çocuğunu gözden çıkarabilir mi? Ona zarar verebilir mi? Ya da gözden çıkardıysa, ona zarar vermeyi seçtiyse o annenin sevgisinin gerçekliğinin sorgulanması gerekmez mi?
Ya da sevgiliniz olsun mesela. İlgisizliğinden şikâyet edip gidip sevgilinizi aldatabilir misiniz? Sırf size yeterince ilgi göstermediğini düşündüğünüz için sevdiğinizi aldatabilir misiniz? Ya da sevgisinden emin olamadığınız için birini aldatabilir misiniz? Hadi aldattınız. O zaman size sormazlar mı bu nasıl sevgi diye. Sorarlar. Ve o ilgisizliğinden yakındığınız, sevgisine inanmadığınız sevgiliniz siz onu aldattınız diye hayatınızdan gittiğinde onu suçlayabilir misiniz? Bence suçlamayın.
İhanet ile sevgi aynı bedende yaşayamaz. Sevdiklerinize de sevginize de sahip çıkın. Bir insan ne kadar severse sevsin gerekli koşullar oluştuğunda gider. İnanın bana gider. Gerekirse kalbini bırakır ardında ama yine de gider.
Bir şey yapacaksanız eğer birine, onu kaybetmeyi de göze alacaksınız. Sonrasında ah vah etmenin bir faydası olmuyor çünkü. Kırdıklarınızı öyle bir iki tatlı söz ile toplayamazsınız. Her şey o kadar basit değil.
İnsanların duyguları ile oynamayın. Oynuyorsanız da niye gitti diye hayıflanmayın. Yeterince ısrar ettiğinizde her insan gider. Gitmesi için yeterli koşulları oluşturduğunuz her insan bir gün hayatınızdan mutlaka gider.
Siz onun için ne kadar değerli olursanız olun. Mutlaka gider. Anneniz, babanız, kardeşleriniz, eşiniz, sevgiliniz, arkadaşlarınız hatta çocuklarınız bile emin olun gider.
Sizlere şunu söylemek istiyorum. Kimsenin duyguları kimsenin oyuncağı değil. İnsanlar ile de insanların duyguları ile de oynamayın. Bunun sonuçları her iki taraf içinde çok ağır olabilir. Yaptıklarınızın sonuçlarına katlanamayabilirsiniz.
Arkadaşıma geri gelecek olursak eğer, sevgilisi ile ayrılmışlar. Yazık etmişsin dedim. Gitmez sanmıştım dedi. Beni seviyorsa gitmez. Her ne yaparsam yapayım seviyorsa gitmez. Hayatımda beş kadın da olsa onu gitmez sandım. Beni seviyorsa gitmez sandım dedi. Gitti dedi. Gittiğine göre sevmemiştir değil mi, dedi. Güldüm. Seven gidemez mi dedim. O yapsa dedim. Senin yaptıklarının aynısını o yapsa? Öfkelendi. Yapamaz dedi. Neden dedim. Neden yapamaz? Sen yapmışsın ama.
Haklısın dedim sonra. Yapamaz. Yapamadığı için de gitmiş zaten. Sana, senin gibi davranamadığı için gitmiş. Sen de durma dedim buralarda. Sende git. Onsuzluğu da yanına al ve git.
Demem o ki yapmayın. İnsanların duyguları ile oynamayın. İnsanların canlarını yakmayın. Bazı şeylerin telafisi olmuyor, olamıyor. O yüzden yapmayın. Gidecekseniz de dönün arkanızı gidin. Zarar vermeden gidin. Can yakmadan gidin.
İnsan olduğunuzu unutmadan gidin. İnsan olduğunuzu unutmadan konuşun. Karşınızdaki de insan, siz de insansınız. İnsan gibi yaşayın insan gibi gidin. İnsan sözcüğünün içini doldurun.
Yolunuz insanlara çıksın. Yolunuz hem kendisinin hem de sizin insan olduğunuzu unutmayanlara çıksın. Dostlukla…
Ayşe ULAŞ
