KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE YAŞAMDA KADIN

KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE YAŞAMDA KADIN

KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE YAŞAMDA KADIN
Sert bir rüzgar mı yoksa bir nefes mi savurdu bir şehirden diğerine direnen ruhunu?

Doğurmak, doğurduğunu büyütmek ve savaşmak kodlanmıştı yüzyıllardır ruhuna. Savrulurken takılıp kırılan topuğu değil, kalbiydi aslında.

İşte hikayesi buydu: kadın olmanın..

İncinmiş bir ruh, salındıkları ince bileklere aldırmaksızın yitmeyen bir güç…

Kadın olmak..

Kendisine biçilen rolleri kabul etmeyip kendi rolünü yaratmak, erkek egemen dünyada var olabilmek için durmadan mücadele etmek, “ben de varım” diyebilmek.

Kendi isteklerini yüksek sesle dile getirememek, duygusal açıdan hiç durmadan yıpranmak ama yılmamak, hiç durmadan vermesi gerektiğine inandırılmak, istemeyi öğrenmek, mücadelenin içinde erkeği müttefik olmaya ikna etmek, birlikte var olabilmenin yollarını aramak…

Hissetmektir kadın olmak..

Koşup giderken hayat, durup izlemeye asla vakit bulamamak ama sürekli muhakeme ve ince hesaplar peşinde olmaktır.

Aynı anda anne, abla, kardeş, sevgili, eş olabilen ve olması mümkün olmayan her şeyi olmaya çalışmaktır. Bakışlara önem vermek, satır aralarına dikkat etmeyi öğrenmektir..

Ve acılar.. Kadın olmak, acının ne olduğunu da bilmektir biraz, en derin mutlulukların orta yerindeyken, hiç kimselere çaktırmadan uzaklara dalıp gitmektir bazen.

Kimi zamansa kimsenin göremediğini görmeye çalışmak, bir zaman sonra yorulmak ve anlatmaya çalışmaktan vazgeçmektir.. 

Kadın olmak…

Kadın olmak kolay değil hem de hiç değil…

Bazen bir erkekle dans ettigimiz icin

Bazen sinemaya gittiğimiz icin

Bazen okula gittiğimiz için

Bazen pantolon giydiğimiz icin

Bazen erkek cocuk doğurmadığımız için 

Bazen başımızda bir erkek olmadığı için (onların tabiri ile ) 

Bazen ayaklarımızın üzerinde durduğumuz için bazen tam tersi çeşitli nedenler ile ayaklarımızın üstünde duramadığımız için 

Bazen başımızı örtmediğimiz için

Bazen etek boyumuz azıcık kısa olduğu icin

Bazen güleryüzlü olduğumuz için ve bazen de gülecek halimiz olmadığı için…

Biz kadınlar; acımasızca bizden fiziksel olarak daha güçlü ama aklen ve ruhen güçlü olmayan erkekler tarafından,

Bazen kurşunlarla bazen taşlarla, bazen zehirli bir dil ile, bazen idam ile ve bazen de” yaşarken” öldürülüyoruz.
Hayatının baharında yaşamına son verilen, 

Eğitim ve çalışma hakları ellerinden alınan,

Daha çocuk yaşta evliliğe zorlanan,

Sokakta yürüme ehliyetini elinden aldığınız bütün kadınlara,

Eşi tarafından çocuğunun gözünün önünde katledilen,

Sırf kadın olduğu için iş dünyasında önü kesilen, mobing uygulanan ve hali hazırda…

Bütün kadın katliamlarına karşı hemcinslerine gönül köprüsüyle bağlı onların hakkını savunan ve savunmaya devam edecek olan, hâlâ yaşamda yerlerini sıkı sıkı tutmaya çalışan ellerinin değdiği her yeri güzelleştiren bütün kadınlara ithafen yazılmıştır. 

“Kadına değer vermeyen toplumlar geri kalmaya mahkumdur “

Kızlarımızı ve oğullarımızı yetiştirirken 

Doğuran, emziren, doyuran, büyüten, üreten kadına saygı duyan nesiller yetiştirmek ümidiyle 

Elif AY

Editör:Nigar KAYA

Genel Yayın Yönetmeni: Elif ÜNAL YILDIZ

Diğer Yazılarımı Okudunuz mu?

https://fisildayankalemler.org/otizm-stimming-ve-ekolali/

Yorumlar (1)

  1. Hilal demir
    • 1/05/2024

    👏👏👏 kalemine sağlık kuzucum bir çok.kadinin iç sesi olmuş bir yazı tebrik ediyorum seni ❤️

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elif AY

1991 İstanbul Üsküdar doğumluyum , İstanbul Üniversitesi Sosyal Hizmetler mezunuyum, evliyim biri özel gereksinimli iki oğlum var , uzun süredir özel gereksinimli çocukların ve ailelerinin yaşadıklarını yazıyorum. Makale ve köşe yazarlığı yapıyorum.