HAYVANLAR, İNSANLAR VE SEÇTİĞİMİZ HAYVAN

HAYVANLAR, İNSANLAR VE SEÇTİĞİMİZ HAYVAN
“Tanrım ne şeker şeysin sen böyle! Gördüğüm en tatlı yaratık.” Parçalarcasına tutmuştu minik kız yavru kediyi, tüylerini okşuyor, yanaklarından öpüyor, patilerini kurcalıyor, yere bırakıp ardından yerde hem yuvarlanıyor hem de garip sesler çıkarıyorlardı. Gördüğüm en güzel manzaraydı. Bu insan yavrusuyla kedi yavrusu arasındaki uyum beni gülümsetmişti. Dünyada hala sevgi vardı ve sevgiyle büyüyen çocuklar… 
 
Çocukluğumda hep benimle yaşayacak, aynı evi, aynı yatağı paylaşabileceğim siyah bir tayım olsun isterdim. Öylesine siyah olmalıydı ki yelesiyle saçlarım dans etmeliydi rüzgarda. Denizleri, gökyüzünü dolaşmalıydık ve çok mutlu olmalıydık. Ona hep eyersiz binmek, çıplak tenindeki sıcaklığı, kalp atışlarını duymak isterdim. Acıları, mutlulukları paylaşmak isterdim atımla. O at hayatımın başlangıcı, özgürlüğümün simgesiydi benimle yaşadıkça.
 
Sonraları bir kaplanım olsun istedim. Boyu benim boyum kadar, güçlü, yırtıcı, vahşi, sert bakışlı, muntazam yürüyüşlü, asil ve asilliğin her bir çizgisini taşıyan bir kaplan. Bana gençliğimi, gençlik duygularımı hatırlattığı için bir kaplanım olmalıydı.
 
Balıklar hoşuma gitti bir ara. Sessiz, sedasız, kimseye zarar vermeyen, o sükunet içinde bile gizemli görünen, renkleriyle beni büyüleyen bir balığım. Belki de bunca suskunluğum içinde beni anlayan, anlatan tek varlıktı bana.
 
Hep kendime yakın bulduğum, kendime davranışlarıyla, yaşayışlarıyla benzettiğim hayvanları istedim yanımda. Sonra da böyle bir şeyin mümkün olmayacağını, aslında benim de soyumun tükendiğini anladım. 
 
Şimdi bir papağanım var. Hep aynı şeyleri söylemekten, gün boyu tıkınmaktan başka bir şey bilmiyor. Farkında olmadan ben de ona benzemeye, koltukta televizyon seyrederken uyumaya, hatta aynı şeyleri söylemeye başladım. Aynı hayatın, başının sonunun ne olduğu bir gün, herkesin bildiği senaryoyu oynuyorum şimdi. Hem de figüran olarak.

Yorumlar (2)

  1. Yıldız Tek Gamlı
    • 29/01/2024

    Ne kadar güzel...

    • 14/01/2024

    Benimde çok güzel bir köpeğim var hocam 🙂🙂🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yıldız TEK GAMLI

1976 yılında Ankara’nın Altındağ ilçesinin bir semti olan Doğantepe’de büyüdüm. Aslen Nevşehirliyim. Tipik bir Anadolu ailesinin altı çocuğundan biriyim. Konya Selçuk Üniversitesi Akşehir M.Y.O. Muhasebe bölümünü bitirmek dışında Ankara’dan ayrılmadım. Ankara Hacettepe Üniversitesi Sağlık İşletmeciliğini tamamladım. Amerikan Kültür Derneği’nde İngilizce öğrendim. Bu arada Ankara Tabipler Odası’ndan Hastane Yönetimi eğitimini bitirdim. Tüm bu eğitimleri tamamlarken Ankara Özel Güven Hastanesi’nde 7 yıl çalıştım. Evlenince kendi sağlık işletmemize geçip 4 yıl Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nü yürüttüm. AÇEV (Anne-Çocuk Eğitim Vakfı)’le tanışıp, gönüllü annelik yaptım. Çocuklarla daha mutlu olduğumu fark edince Çocuk Gelişimi ve Eğitimi’ni bitirip, 2 yıl devlet okullarında sözleşmeli, 2 yıl özel kurumlarda İngilizce ve İngilizce Drama öğretmenliği yaptım. Meme ve lenf kanseri nedeniyle çocuklarım olan öğrencilerimden ayrıldım. Tedavim devam ederken TEMA Vakfı ile tanışıp, çocuklara doğayı anlatmanın yanında, ara ara yine onlarla birlikte vakit geçirmenin yolunu buldum. 2019 yılında Bursa Nilüfer’e taşındım. Kızlarım üniversiteye başlayınca, “eğitimin yaşı yok” deyip, hayalim olan Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü (Almanca) okudum. Minik Saka Kuşu, Sabun Kokulu Masal, Lunaparkta Keyifli Bir Gün, Cemilhan'ın Maceraları, Büyüklere Küçüklerden Masallar, Kayıp Balerin, Yüzyılın Masalları, Yavru Kedi, Gökçe Özgür Olmak İstiyor, Bir Pazar Günü, Paylaşmak Çok Güzel kitaplarının yazarı.