Bana Damdan Düşeni Getirin

Bana Damdan Düşeni Getirin

Bana Damdan Düşeni Getirin

Otizmin anatomisini ,patolojisini çıkarın deseler en çok uygulamalı bilgiye sahip en çok teorik bilgiye sahip kişilerdir otizmli çocukların anneleri .
O çocukların anneleri o kadar işlenmiş tecrübe edilmiş bilgiye sahipler ki. Damdan düşenin bana damdan düşeni getirin dediği o atasözü tam olarak otizm için geçerli olabilir hâlâ geçerliliğini koruyor hatta .
Çünkü günümüzde Otizm tanısının arttığını ve hâlâ literatür taramasında otizmle ilgili çok genel geçer bilgiler hariç ince yerlere dokunmayan şeyler olduğunu görüyoruz. Otizm nedir ?nasıl iyileşir? ya da doğuştan mı ? genetik mi ? bunları merak edip başlıyoruz araştırmaya sonra bakıyoruz dişe dokunur bir şey bulamadık. Başlıyoruz otizmli çocukları olan diğer aileleri bulmaya çünkü bir tek onlar anlayacak bizi bir tek onlar yargilamayacak, bir tek onlara aklımıza gelen herşeyi sorabileceğiz.
Damdan düşmüş birini bulmak ferahlatiyor bizi ,
hüzünlü bir ferahlama şekli olsa gerek ,
keşke olmasaydı ama olmuş ve yaşamış tecrübe etmiş , evladımla geçeceğim bu yolları bir de ondan dinlemek isterim dersiniz. Hepimiz yaptık bunu muhtemelen yapılmaya da devam edilecek biliyorum.
Burada esas aldığım nokta onlar ne yaptı ise siz de onu yapindan ziyade duymak istedikleriniz ile duyacağınız gerçek yaşanmışlık hikayelerinin farkına varabilmenizdir. Malum olan şudur ki her zaman olumlu hikayeler duymayacaksınız ama her zaman olumsuz hikayeler de duymayacaksınız. Çünkü eğer hayat dümdüz bir çizgiden ibaret değilse ve buna eminsek otizm de o çizginin neresinde olduğunuzu hiç bir zaman bilemeyeceğiniz çok bilinmeyenli bir denklemdir.

    İnsanların bilmediği herhangi bir şeye ön yargı ile yaklaşan ve bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olarak yaptığı yorumlar verdiği tepkiler ve kesin hükümler bizi damdan düşmüşlere daha çok yöneltiyor. 

   Tam da bu yüzden evet sizin gibi olanlarla bir arada olma isteğiniz sizin yaşayacağınız şeyleri önceden tecrübe etmiş birilerini bulma isteğiniz hiçte mantıksız gelmiyor.

   Özel gereksinimli bir çocuk büyütmek demek zaman zaman kendinizi çaresiz yanliz hissetmek demek. Böyle hissetmemek için yapacağınız şey size iyi gelen şeyleri önceliğiniz yapmak olabilir bunlardan biri de belki sizinle aynı duyguları yaşayan hisseden kimselerle sohbet edip konu üzerinde beyin fırtınası yapmaktır.

   Damdan düşeni bulduğunuzda anlayacaksınız ki içinden çıkılmaz dediğiniz her yaşanmışlık sizi bambaşka biri yapacak.

#yaşarokuryazarçizeranne
#özelçocuklarötelenmesin

Elif AY

Baş Editör: Elif ÜNAL YILDIZ 

Bir Önceki Yazımı Okudunuz mu?

ŞİMDİ TAM SIRASI 

 

Yorumlar (6)

    • 20/02/2024

    Yıldız hanım teşekkürlerimi iletiyorum ❤️🙏🏻

    • 20/02/2024

    Yıldız hanım teşekkürlerimi iletiyorum ❤️🙏🏻

  1. Yıldız TEK GAMLI
    • 20/02/2024

    Yaşanmışlıklara bakış açın ve bu deneyimlerinizi insanlara aktarmanız harika...kaleminize sağlık ❤️

    • 19/02/2024

    Teşekkür ederim 🙏🏻 Bekir bey

  2. Bekir SEVİK
    • 18/02/2024

    Yaşanmışlıklardan ders çıkarmak en büyük tecrübe olsa gerek. Doğru bir tesbit olmuş, kaleminize sağlık.

  3. Hilal demir
    • 18/02/2024

    Kalemine sağlık canım 🥰

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elif AY

12.08.1991 İstanbul Üsküdar doğumluyum , 33 yaşındayım İstanbul Üniversitesi Sosyal hizmetler mezunuyum, evliyim biri özel gereksinimli iki oğlum var , uzun süredir özel gereksinimli çocukların ve ailelerinin yaşadıklarını yazıyorum. Makale ve köşe yazarlığı yapıyorum