Değişim Rüzgarı Ve Ruhsal Arınma
- Yazar: Yusuf DAL
- 30 Haziran 2026
- 62 kez okundu
Değişim Rüzgârı ve Ruhsal Arınma
Değerli okuyucularım, nihayet beklenen yaz geldi. Haziran ayının son günü bugün… Kavurucu bir yaza, bir o kadar da sürprizlere hazır mısınız?
Şimdi değişimin, yeniden küllerimizden doğmanın zamanı. Toksik ilişkilerden, zamansız ayrılıklardan, samimiyet içermeyen her kişiden ve ortamdan arınma zamanı sizce de gelmedi mi? Yeni bir sayfaya, yeni bir maceraya, belki de yaşamında daha fazla cesarete ihtiyaç duyanlar; sizlere sesleniyorum: Bırakın artık geçmişteki yüklerinizi, değişimin enerjisini hissedin!
Fazla kalabalıklardan, samimiyetsiz ilişkilerden ve en çok da o iyi niyetlerimizden mutlaka çokça canınız yanmıştır. Artık daha seçici olma zamanı… Eşi, dostu, arkadaşı, kısacası herkesi “gönül evinize” almamak, belki de kendimize yapacağımız en büyük yatırım olacaktır.
Serin sulara bırakın kendinizi; bir elinizde kitap olsun, ister şiir okuyun ister mitolojik bir aşkın serüvenine katılın. Esen meltemle yüreğimizin ferahladığı sabahlara uyanmak varken, bu çok masraflı dünyanın yalanı bol sohbetlerinden kaçmanın şimdi tam zamanı…
İnsan, dünyadaki en akıllı varlık olsa da hırslarının, yüklerinin ve çıkar çatışmalarının içinde boğulup gider yıllarca. Zaman ise su gibi akıp geçer. Çiçeksiz bir bahçede nasıl nefes alırsın? Bir kuşun sesinde nasıl uykusuz kalırsın, bir düşün… Kendini kandırma! “Gel barışalım artık biz” diyenlere el vermek mi, yoksa bir cana su vermek mi daha kıymetli sizce?
Ah, o yalın ve sade gülüşlerimizi bize haram ettiler. Kibir, yalan, sevdiğini ve kıymetlisini aldatmak… Ne acı bir tebessüm! Ben galiba yanlış bir evrende ve yanlış bir mevsimde yaşar gibiyim. Bin bir maskeyle dolaşanlardan hepimizin bir hesap sorası var. Yapay zekalar, yapay insanlar ve asla dürüst olmayı başaramamış zavallılar…
Her canlı kendi yaşamından sorumlu olduğu kadar, çevresinden ve ilişkilerinden de sorumludur. Günün ya da ömrün sonu geldiğinde düşecek tüm maskeler; baş başa kalacak tüm gerçekler. Gel, yol yakınken bu yalanlardan vazgeç. Samimi bir insan ol; hem kendini hem de sevdiklerini kandırma. Çok da hırs yapma; zaten üç günlük ömrümüz var, onu da heba etme…
Ormanlara, yeşile olan aşkım malum; keşke hiç yanmasa… Yaz da geldi, şimdi aklım hep orada kalacak. Ah, biraz insan olsak çok mu zor? Bağırmasak, hakaretler havalarda uçuşmasa… Toprak çok yakın bize, bizden birer parça var orada. Çiçekte, böcekte, aşkta ve şiirde buluşabilsek… Yok mu bir çare? Vardır elbet.
Nasıl olsa tüm kıyafetler bizi çıplak gösterecek günün birinde. Bitiyor bir nefeste ömrümüz… Gelin, biraz yaslanalım arkamıza ve bırakalım kendimizi evrenin sonsuzluk yollarına…
Yusuf Dal
Diğer yazılarımı okudunuz mu?

kaleminize, ruhunuzu, emeğinize sağlık…
Çok teşekkür ederim yıldız hm🙏
Çok güzel tespit ve tavsiyeler. Çokca dikkate almaya değer. Yüreğinize sağlık.