Sosyal Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü:Bir Çıkış Yolu
- Yazar: Yusuf DAL
- 6 Haziran 2026
- 16 kez okundu
Sosyal Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü: Bir Çıkış Yolu
Değerli dostlar, bu haftaki köşe yazımda son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz, ancak ne yazık ki içi giderek boşaltılan bir kavram üzerine eğilmek istiyorum: Sosyal Demokrasi.
Sosyal demokrasi, sadece bir yönetim biçimi değil; toplumdaki refahı hakça bölüştürmenin ve temel özgürlükleri korumanın en önemli teknik aracıdır. Bir hukuk sistemi, ancak toplumun en zayıf üyesini koruyabildiği ölçüde gerçek bir “sosyal demokrat” nitelik kazanır. Ne yazık ki “güçlünün haklı olduğu” bir düzene doğru evrildiğimiz bu dönemde, derinleşen hegemonya, kendi meşruiyetini de sarsan siyasi bir krizi beraberinde getirmektedir.
Gerçeklikten Uzaklaşan Siyaset Yoksullaşan halk kitleleri, ekonomik sıkıntılar içinde yaşam mücadelesi verirken; siyasi temsilcilerin bu gerçeklikten giderek uzaklaştığı bir Türkiye tablosuyla karşı karşıyayız. Anayasamızın temel taşlarından olan “Sosyal Hukuk Devleti” ilkesi şimdilerde unutulmuş durumda. Siyasi istikbal naraları havada uçuşurken, yurdun yoksul mahallelerinde derin bir sessizlik hakim. Ayrıştırıcı dilin yükseldiği, ekonomik baskıların ve siyasi kavgaların meseleyi daha da derinleştirdiği bu süreçte, toplumsal huzurumuz tehdit altındadır.
Cumhuriyetin Özüne Dönüş Türk insanı, asil bir kişiliğe ve engin bir sağduyuya sahiptir. Irkçı yaklaşımların, mezhepsel ayrımcılıkların ve dış kaynaklı kışkırtmaların oyununa gelmememiz gereken çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden giden Cumhuriyet Halk Partisi, artık kendi özüne dönmelidir.
Kavganın, şiddetin, nefretin ve ırkçı söylemlerin tuzağına düşmeden; laik ve demokratik bir hukuk devletinin sarsılmaz ilkeleri etrafında birleşilmelidir. Hiçbir gücün veya otoritenin etkisinde kalmadan; temiz, anlaşılır ve birleştirici bir irade ile yoluna devam edilmelidir. Partinin kişilere değil, kurumsal kimliğe dayalı bir yapıya kavuşması; şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin uygulamaya konulması artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Çözümün Kendisi Olmak Artan genç işsizliği, yoksulluk ve dağılan aile yapılarımız için çözüm odaklı, proaktif eylemlere ihtiyacımız var. Cumhuriyet Halk Partisi, sorun çıkaran değil, sorunların çözüm adresi olarak silkelenmeli ve bu dağınık görüntüden bir an önce çıkmalıdır.
Son olarak belirtmek isterim ki; adaletin ve hukukun üstünlüğü mutlak surette sağlanmalıdır. Temiz bir gelecek inşa etmek, herkesin taşın altına elini koymasıyla mümkündür. Mustafa Kemal’i anmakla, laik ve özgür bir Türkiye söyleminin içini boşaltmadan; tam bağımsız bir Türkiye için şimdi kıskançlık ve kavga zamanı değil, Altı Ok ilkelerini yaşatma zamanıdır.
Yusuf DAL
Editör: Elif Ünal
Diğer yazılarımı okudunuz mu?

krallıkla yaşadığımız şu günlerde cumhuriyetin önemine halkın demokrasi ve hukukun üstünlüğüne inandığı chp nin de buna destek olmadığı söylenemez hocam...