Babamın Gölgesi

Babamın Gölgesi

Babamın Gölgesi

Gözlerimi kapattığımda bile, babamın silueti önümde beliriyor; rüzgârlı bir akşamüstünde, hafifçe savrulan perdelerin ardında kalmış bir hatıra gibi. Bir zamanlar omuz omuza durduğumuz o günler, şimdi gökyüzünün derinliklerinde kaybolmuş bir yıldız gibi uzak. Geceleri yıldızlara bakarken, onu arıyor gözlerim; bazen bir yıldızın parıltısında, bazen hafif bir meltemin esintisinde hissediyorum varlığını…

Söylemek isteyip de söyleyemediğim o kadar çok şey var ki… İçimde biriken sözcükler, kalbimde çarpan keşkelerle bir araya gelip ağır bir yük gibi oturuyor yüreğime. Düşüncelerim, geçmişin sokaklarında dolaşırken, onun sesiyle yankılanıyor anılar.

Babam… Her zaman sağlam bir kaya gibiydi; ne fırtınalar, ne kırgınlıklar, onu sarsamazdı. Derin bir okyanus gibi sessiz ama kudretliydi. Belki cebinde bir diploma yoktu, ama ruhunda bin kitaplık bir bilgelik taşırdı. Sevgiyi öğretirdi sessizce elleriyle. Demokrasiyi bir sofrada, sade bir çayın yanında anlatırdı; insan olmanın inceliklerini gözleriyle aktarıp, yüreğimizde iz bırakırdı.

Her zaman düşünür, sonra konuşurdu. Kelimeleri seçerken öyle titizdi ki, bazen bir suskunluğu bile ciltler dolusu kitap gibi anlam yüklü olurdu. Gerçeklerden hiç ödün vermezdi. Onun sessiz duruşu bile bir duruştu; bir duruşun nasıl sessizce haykırabileceğini babamdan öğrendim ben.

Bir akşamüstüydü… Güneş, dağların ardında kızıllığını yitirirken, babam elinde ciltleri yıpranmış bir kitapla bana doğru yürüyordu. Üzerindeki yeleği, biraz eskimişti ama gözleri her zamanki gibi ışıldıyordu.
“Bu kitap,” dedi nazik bir sesle, “Eğer oku diye dayattığımı düşünmezsen, senin için çok özel olabilir.”
O kitabın sayfalarını birlikte çevirdik. Her satırda bir yaşam dersi vardı. Babamın sesi, kelimelere can veriyordu.

“Unutma,” dedi, “dürüstlük en büyük zenginliktir. Sevgi ise paylaştıkça büyüyen bir hazine.”
İşte o an, kelimelerin gerçek anlamını öğrendim. Sevgi, sadece hissetmek değil, yaşamaktı.

Bir bahar sabahı güneş henüz doğarken, bahçede babamı gördüm. Elinde çapa, toprağı sevgiyle kazıyordu. Kuşlar şarkı söylüyor, sabah serinliği toprak kokusuyla karışıyordu. Göz göze geldiğimizde, yüzündeki gülümseme bana en güvenli limanı sundu.

“Bugün seninle ağaç dikeceğiz,” dedi.
Sesinde heyecan vardı, gözlerinde geleceğe dair bir umut. Minik ellerimle toprağı kazdım. Babamla birlikte diktiğimiz o fidanlar şimdi göğe uzanıyor. Her mevsim başka bir hikâye anlatıyorlar bana. Yapraklarının hışırtısında babamın sesini, gövdelerindeki çatlaklarda yaşamın izlerini duyuyorum.

Ama en çok, o kış sabahını… Elektrikler gitmişti, evin içi gaz lambasının cılız ışığı ile aydınlanmaya çalışıyordu. Sobanın başında oturuyorduk, battaniyelere sarınmış. Dışarıda tipi vardı. Annem telaşla çorba kaynatırken, babam eski bir radyoyu kurcalıyordu. Sonra gözlerini bana çevirdi ve gülümsedi.
“Elini ver,” dedi, “üşümüşsündür.”
Elimi ellerinin arasına aldı. Avuçları çatlamıştı ama sıcacıktı.
“Hayatta bazen yalnızca bir el yeter,” dedi. “O el senin yolunu aydınlatır, seni hayatta tutar.”
O an, ne soba ne battaniye; sadece onun elleriydi içimi ısıtan.

Şimdi her “Merhaba” ve   “Nasılsın?” seslerinde  babamın sesi çınlıyor kulaklarımda…

Onun bıraktığı izler, toprakta yeşeren ağaçlar kadar gerçek; kalbimde filizlenen sevgi ve bilgelik kadar kutsal.
Babamın yaşamı, sevgiyle örülmüş bir kitap gibiydi. Her sayfasında derin bir anlam, her satırında yaşamın özü vardı.

Artık biliyorum. Sevgi, en güçlü bağdır. Ve babamın sevgisi, sözcüklere sığmaz belki ama kalbimde sonsuzluk kadar yer kaplar.

Şadan Köse

Editör: Elif Ünal Yıldız

Daha önceki yazılarımı okudunuz mu?

İyiliğin Çorak Çatlağı

 

 

Yorumlar (1)

  1. Hocam keyifle okudum ve çok duygulandım Kaleminize yüreğinize sağlık

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şadan Köse

Yazar Şadan Köse Mersin Mut İlçesi Alaçam Mah. doğdu. Türk Silahlı Kuvvetlerinde Astsubay ve Anestezi Teknikeri olarak görev yaptı. Türkiye’nin birçok yerinde ve Kıbrıs da görev yaptı. Yaşadığı bu şehirler, özellikle Kıbrıs edebiyat adına kendisi için çok verimli olduğunu söylüyor Günlük, haftalık yerel ve ulusal gazetelerde makaleleri yayınlandı, Maki, 4Mevsim ve Truva Edebiyat gibi dergilerinde şiir ve öyküleri yayınlandı. Edebiyat dünyasına Mavi Kuş Medya yayınları okuyucularının oylarıyla en iyi çıkış yapan Fantastik edebiyat ödülü ile değer katmıştır. Halen Mersin Yazarlar Derneği yönetim kurulu, İçel Sanat Kulübü ve ADD yesi dir. Kelimelerle düş kuran, hayalle gerçeğin sınırında yürüyen bir yazar: Şadan Köse. Satırlarında zaman bükülür, duygular sessizce dile gelir. Yayınlanmış Eserleri 1-YİĞİT adlı şiir kitabını. 2- HOŞGÖRÜNÜN ADRESİ adlı araştırma kitabını. 3- AŞK ONA UĞRAMADI adlı şiir kitabını. 4- BİR HAYAT BÖYLE GEÇTİ adlı öykü kitabını. 5- AŞKIN KÖR NOKTASI adlı romanı. 6- SENDE HÜZÜN OLMAMALI adlı şiir kitabını. 7- YOL ARKADAŞIN adlı romanını. 8- TELEPATYA UYGARLIĞI adlı fantastik öykü kitabını. 9- ÖMRÜM OLDUKÇA adlı öykü kitabını. 10- HOŞÇA KAL adlı Şiir kitabını. 11- HORUS’UN GÖZÜ Mistik öykü kitabı. 12- Bir Yürek Kaç Bedende Yaşar Roman