SADİSTLİK…

SADİSTLİK…

     İnsanlara zarar vermekten keyif alan, başkalarına acı çektirerek zihne doyum sağlayan bir kişilik bozukluğudur. Korku, dürtüsel davranışlar sonucu ortaya çıkabilir. İkiye ayrılır. Birincisi açıktan suçlar işleyen bir grup iken ikincisinde de yüksek işlevsellik gösteren yani; İşinde başarılı olan, iyi görünen gruplardır. Ortak yönlerini ele alırsak; İki grupta zayıf yönlerini göstermemek adına güçlü dururlar. İnsanları yönetme konusunda arzululardır. İnsanların duygularının ve düşüncelerinin onlar için hiçbir önemi yoktur. Karşısındaki kişi yaptığı davranış doğrultusunda kırılmış mı, ne düşünüyor umursamazlar. Kendi çıkarlarını gözetirler. Bu nedenle empatiden yoksun olarak hayatlarını sürdürürler. Acı çekmelerini dikkate almayı bir yana bırakın menfaatlerini gözetirler. Burada onlar için önemli olan bir başka durumda karşısındakinin değerli olabilmesi için çıkarlarını gözetmeden koşulsuz kabul etmesi gerekir. İnsanları kandırma, manipüle etme konusunda başarılı olurlar. 

   Yapılan araştırmalarda genetik olarak kişilik bozukluğu oluşabilir ama tam olarak genetik olduğunu göstermez. Bir başarı karşısında insan haz duyarken, bu insanlar için doyum yoktur ve daha fazlasını isterler. Bir konuyu tecrübe etme eğilimi olmadığından işledikleri suçu yinelemeye meyillidirler. Açık suç işlemeyen ikinci grup sadistler, yaşları ilerledikçe özellikle 40 yaş ve üzerine geldiklerinde psikolojik tedaviye yöneldikleri yine araştırmalarda mevcuttur. 

  Sadistler, İşlemiş oldukları küçük suçları saklarken, büyük suçları daha açık bir şekilde ifade ederler. Bunun nedeni ise işlemiş oldukları büyük suçları güç ile bağdaştırmaları ve bu durumdan gurur duymalarıdır. Küçük suçları küçümsenmeye karşı çok duyarlı olduklarından itiraf etmezler.

   Çocukken fiziksel veya ruhsal şiddet görenler, taciz veya tecavüze uğrayanlar sevilmediklerini düşünürler. Bu olumsuz düşünce ilerleyen yıllarda karakterlerine yansır. Sözünü herkese geçirebilmek adına ebeveynlerden dayak gören çocukların gelecekte sözünü dinletebilmek adına fiziksel şiddete başvurması kaçınılmaz olabiliyor. Acı veren kişilerin güçlü olduğu düşüncesini benimseyebiliyorlar. Örnek verecek olursam; Küçük bir çocuğun bir kelebeğin kanadını kopararak uçmasını engellemesinin, kelebeğin hakimiyetinin kendinde olduğunu bilerek övünmesi ve ardından kelebeği öldürerek kelebeğin yaşam hakkının yine kendi ellerinde olduğunu düşünerek kendini güçlü görmesi gibi… Kendi zayıf yönlerini başka varlıkları yok etme eğiliminde bulunarak gösterirler. Çocuklukta tedavi edilmezlerse gelecek yıllarda sadistlik eylemlerini herkese karşı kullanmaya devam ediyorlar. Güçlü olduklarını göstermek için, zayıf yönlerini saklamak için kendilerine yapılan bir şeyleri başkalarına yaptıklarında korkulacak bir unsur kalmıyor.

   Güvenlikleri ve üstünlükleri ön plandadır. Hakarete uğramaktan korktuklarına başkalarına hakarette bulunurlar ve yine dövülmekten korktuklarından başkalarını döverler ve keyif alırlar. Çünkü güç onlardadır öyle düşünürler. 

   Başkasına şiddet uygulandığında acı çekmesinden aldığı zevkten daha çok, uygulamış olduğu kuvvetin verdiği hazdan keyif alır. 

  Zayıf kişiler kuvvetinin ispatına gerek duyar.

Eşine sürekli bağıran, hakaret eden, başkalarının yanında küçük düşürmekten zevk alması da sadistliktir. Baskın olarak aşağılık duygusu yaşadıklarından bu şekilde davranırlar. Kendilerini değersiz görmeleri ve sevilmemelerinden kaynaklı eşlerine bu şekilde yaklaşarak üstün gelme çabasındadırlar.  

 Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, çevrenizde var mı böyle kişiler?

Yorumlar (4)

  1. Gizem
    • 18/01/2024

    Sanırım her insanın içinde bir tutam da olsa sadistlik var.. Tanrım mayasını sadistlikle tam bozanlardan bizi korusun.

  2. Mehmet Ünal
    • 14/01/2024

    Allah iyi insanlarla karşılaştırsın

  3. Elif Ünal Yıldız
    • 21/12/2023

    Sadist kisiler ile karşılaşmamak dileğiyle ❤️

  4. Yıldız Tek Gamlı
    • 21/12/2023

    Offf çok fena ve sanırım etrafımız bunlarla sarılı 😔

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elif Ünal Yıldız

fisildayankalemler.org online gazetemizin Kurucusu, Başkanı ve Baş Editörüyüm. Aynı zamanda makale ve köşe yazarlığı yapmaktayım. 1986 İstanbul doğumluyum. Kamu Yönetimi mezunuyum. Mesleğim Yönetici ve yazar. Umuda Yolculuk adında basılmış bir romanım var. Şuanda ikinci romanımı yazıyorum.