Pierre Loti Tepesi İstanbulun Kalbinde Saklı Bir Aşk Hikayesi

Pierre Loti Tepesi İstanbulun Kalbinde Saklı Bir Aşk Hikayesi

Pierre Loti Tepesi İstanbulun Kalbinde Saklı Bir Aşk Hikayesi

Pierre Loti’de çaylarınızı yudumlarken hiç tepenin büyük bir aşk hikayesine ev sahipliği yaptığını veya Pierre Loti’nin büyük aşkı Aziyade’ye olan aşk hikâyesini duydunuz mu..?

Sevgililer Günü, sevdiklerimize duyduğumuz derin sevgiyi ve onlara olan aşkın ve bağlılığı kutladığımız  özel bir gündür.

Bu özel günü yine okuyunca insanı mest edecek çok özel bir aşk hikayesi olan Pierre Loti ve Aziyade’nin aşkın gücünü ve bağlılığın önemini daha da anlamlı kılan hikayeleriyle taçlandırmak isterim.

Pierre Loti ve Aziyade’nin hikayesi zaman ve mekan fark etmeksizin, aşkın gücünü ve bağlılığın sonsuzluğunu temsil eder.
Aşkın ve bağlılığın gücüyle dolu bu özel günü,  onların hikayesini anımsayarak

Pierre Loti ve Aziyade’nin hatırasınıda yad edelim;

İstanbul, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve birçok kültürün ve efsanelerin izlerini taşımıştır.

Bu büyülü şehir, geçmişten günümüze kadar pek çok hikaye ve aşk öyküsüne tanıklık etmiştir. İşte bu hikayelerden biri,
Fransız bir subayla Çerkes bir kadının hüzünlü aşk hikayesidir yani Aziyade’nin

İstanbul’un tarihî semtlerinden Eyüp’te, Haliç’in muhteşem manzarasına hakim olan bir tepe var  Pierre Loti Tepesi diğer bir anlamı ile 
“Aşıklar Tepesi ” geçmişteki derin aşkın büyüsü şehrin âşıklarını da kendine çekiyor. 

Bu tepeye adını veren kişi 1876 yılında subay olarak İstanbul’a gelen Pierre Loti, Selanik’te görev yaptığı sırada önce Osmanlı’ya sonra da Aziyade adını verdiği Hatice adında  Çerkez bir güzele sevdalanır.

Pierre Loti dostane tavrı ve işgal güçlerine karşı duruşuyla Türklerin sevgisini kazanan Fransız bir askerdi.

Bu tutumuyla, İstanbul’un sadece bir manzarası değil, dostluğun ve kardeşliğin sembolü haline gelmiştir.

Ancak, Pierre Loti’nin adı sadece askeri kimliğiyle değil, aynı zamanda büyük aşkıyla da anılır Aziyade. “Aziyade” adlı romanına adını veren kadınla da burada tanışan Loti’nin Osmanlı hayranlığına bir de aşk öyküsü eklenir.

Selanik’te görev yaptığı sırada Osmanlı topraklarında birçok güzelliğe tanık olur  Ancak gönlünü çalan kişi, Aziyade adını verdiği Hatice isimli bir Çerkez güzeli oldu.  Hatice, o dönemde bir ağanın üçüncü eşi olarak yaşamını sürdürüyordu ancak bu durum Loti’nin ona duyduğu sevgiyi engelleyemedi.

Pierre Loti, Hatice’nin İstanbul’a geleceğini öğrendiğinde, sevdiği kadını beklemek için sabırsızlanarak İstanbul’a doğru yola çıkar. İstanbul’un büyüleyici sokakları ve tarihi dokusu, Loti’ye her adımında yeni bir heyecan verir.

Pierre Loti, aşık olduğu kadını beklerken İstanbul’u adım adım dolaşır.
Her sokağın, her manzaranın altında Aziyade’yi ve şehre olan aşkını yeniden keşfeder.

İstanbul’un büyüleyici güzelliğinde, tutkulu bir aşkın sıcaklığını hisseder.
Ancak onun en büyük heyecanı ve umudu, sevdiği kadınla yeniden bir araya gelmektir.

Her gün, İstanbul’un göz kamaştıran manzarasını seyrederken Loti, sevdiği kadını düşünerek günlerini geçirir.

Bekleyişin uzun ve sabırlı bir süreç olduğunu biliyordu ancak onun için her geçen gün, Aziyade’ye kavuşma umuduyla doluydu.
Pierre Loti, sevdiği kadının İstanbul’a gelmesiyle birlikte, aşklarını yeniden yaşamak için sabırsızlanıyordu ancak, bu heyecanlı bekleyişin sonunda, ikisinin de hayatı sonsuza kadar değişecekti.

Onların aşkı, sadece duygusal bir bağ değil, aynı zamanda farklı kültürlerin buluşması ve insanların arasındaki engellerin aşılmasıyla ilgili bir hikayedir.

Çift, bugün Pierre Loti‘ diye adlandırılan
(Rabia Hatun Kahvesi)’nde buluşurlar.

Haliç’in muhteşem manzarası eşliğinde, gizlice bir araya gelirler ve birbirlerine olan sevgilerini paylaşırlar ancak, beklenmedik bir anda, Fransız askerin ülkesinden acil olarak çağrılmasıyla, bu aşkın sonu gelir.

Aziyade ve Pierre Loti birbirlerini asla unutamazlar. Fransız subay, bu hasrete daha fazla dayanamayarak yeniden İstanbul’un yolunu tutar. Ancak geri döndüğünde hiç beklemediği bir gerçekle karşılaşır:

Sevgili Hatice yani Pierren biricik Aziyade’si yıllarca ondan haber beklemiş ve Pierre’n dönüşünü göremeden genç yaşında hayata gözlerini yummuştur.

Bu beklenmedik haber karşısında derin bir üzüntü yaşayan Pierre Loti, sevdiği kadının bekleyişini sonlandıramadığı için kendini suçlar. İstanbul’un sokaklarında, geçmişin izlerini sürerken içindeki acıyı dindirmek mümkün değildir.

Ama her köşede, her manzarada Hatice’nin yani Aziyade’nin hatıralarıyla karşılaşır ve onunla olan aşkını her zaman kalbinde taşır.

Pierre Loti, kaybettiği sevdiği kadının bu dillere destan aşkını kitaba karalamaya başlar.
Onun için düşündüğü her bir satırı kaleme döker.

Aziyade’ye ölümsüz bir aşk besleyen Fransız subay Pierre , Hatice’nin mezar taşının bir kopyasını Fransa’daki evine yollatır.

Pierre Loti, İstanbul’un büyüsünde ve sevgilisinin hatıralarında sonsuza kadar yaşayan bir aşkın izlerini taşır.
Eyüp semtinde yükselen Pierre Loti Tepesi,
Bu hüzünlü hikâyenin izlerini taşıyor.

Fransız subayı ve Çerkes güzeli arasındaki derin sevgi ve yaşanan hüzünlü olaylar, bu tepenin eteklerinde geçmişte yaşanmıştır.

Pierre Loti Tepesi, tarih boyunca romantizmin ve aşkın sembolü olmuştur, bu nedenle turist ve aşıkların uğrak mekanıdır…

İstanbul’un tarihî sokaklarında, Pierre Loti’nin aşkıyla dolu izlerini sürmek mümkündür ve bu izler, şehrin ta kendisine de bir aşk mektubudur.

Pierre Loti Tepesi, yalnızca bir kahve dükkanının ya da bir manzaranın ötesinde; bu tepenin her bir taşı, İstanbul’un tarihî ve kültürel dokusunu taşır.

Pierre Loti ve Aziyade’nin aşk hikayesi, bu topraklarda yaşanan birçok hikayeden sadece biridir; ancak belki de en unutulmaz olanıdır. Bu tepede, geçmişin izleriyle günümüzün manzarası bir araya gelir ve ziyaretçilere hem derin bir aşk hikayesi hem de tarih dolu bir geçmiş sunar.

İstanbul’un eşsiz manzarasıyla birleşen bu hüzünlü hikaye, şehrin büyülü atmosferinde her daim yaşamaya devam ediyor.

Pierre Loti, 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında yaşamış olan bir Fransız yazarı ve gezginiydi.

İstanbul’u ziyaretleri sırasında sık sık bu tepede zaman geçirir ve çeşitli eserlerinde daima bu yerden bahsederdi.

Pierre Loti, tutkulu aşkı Hatice için yazdığı ilk romanı “Aziyade” yi de bugün gittiğimiz ‘Pierre Loti Tepesi’nde yazmıştı.
Bu hüzünlü aşk hikâyesinin kahramanı Aziyade’nin mezarı,

Eski Topkapı Mezarlığı’nda bulunuyor.

 

Yorumlar (2)

  1. Havin Ezo
    • 8/03/2024

    Teşekkürler Yıldız Hanım 🧚🏻‍♀️🌹

  2. Yıldız TEK GAMLI
    • 18/02/2024

    Pierre Loti yi herkes sadece bir yazar zanneder oysa o İstanbul a aşık genç bir subaydır. Bunu yazdiğın için teşekkür ederim

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Havin EZO

Elazığ doğumluyum Amerika'da yaşıyorum. Sanat tasarım eğitimimi Sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadım, ancak şu anda sosyal medya yöneticiliği yapıyorum. Aynı zamanda çeşitli resim çalışmaları gerçekleştiriyorum, sanat alanındaki tutkumu ve yeteneklerimi geliştirmeye devam ediyorum." yazı yazmaktan büyük keyif alıyorum.