NEOLİTİK VE MEDENİYETİN İNŞASI

NEOLİTİK VE MEDENİYETİN İNŞASI

NEOLİTİK VE MEDENİYETİN İNŞASI

   Popüler söylem ile neolitik çağı, cilalı taş devri olarak biliyor olabilirsiniz…Neolitik dönem denildiğinde yerleşik yaşama geçişi kabul etmek gerekir. Bu yerleşik yaşam ise ovalara kulübe/ baraka yapmaktan daha ziyade kalıcı konutlara dönüşen bir yerleşik yaşamın inşasıdır. Yerleşik yaşama geçilmesi ve köylerin kurulması neolitikleşme ile başlamıştır.

     Bununla birlikte Neolitikleşmenin sadece yerleşik hayata geçiş ile ilgili bir kavram olarak değerlendirilmesi sığ bir değerlendirme olacaktır. Çünkü neolitikleşme insanlığın egemenliğini ilan etme dönemidir. İnsanoğlu bu dönemde yerleşik hayata geçmiş, binalar yapmış ve bu binalar içerisinde toplu halde yaşama kültürünü de geliştirmiştir.

    Neolitik dönemde insan, doğaya karşı da kendini kabul ettirmiştir. Anadolu’da, Mezopotamya’da buğday, nohut gibi bitkiler evcilleştirilirken; Amerika kıtasında mısırın evcilleştirilmesi ve ekilir hale gelmesi başarı ile tamamlanmıştır. Burada bizim konumuz ilk neolitik yerleşimler ve bu yerleşimlerin oluştuğu Anadolu olacaktır.

    Neolitik gelişime “Neolitik Devrim” olarak da yaklaşabiliriz ve bu Neolitik devrim öyle büyük bir devrimdir ki bugünkü medeniyetin ilk oluşumunu sağlamıştır.

   Tarım başlamıştır, hayvanlar evcilleştirilmiş ve üretim materyali haline gelmiştir. Binalar yapılarak sabit yerleşime geçilmiştir. Bununla birlikte gelişim sırasında toplumsal tabakalaşma da başlamıştır. Bu tabakalaşmanın güzel bir örneğini Diyarbakır Çayönü Höyük’de görebilmek mümkündür. Çayönü hücre planlamalı bir yerleşim olup, binalar bir meydan çevresindedir ve meydanın yakınlarındaki konutlar daha büyüktür. Bu toplumsal tabakalaşmaya örnektir; ancak savaşa işaret yoktur. Tabakalaşma ve sınıfların nasıl oluştuğu araştırmalar ile ortaya çıkabilir bir olaydır ama savaşların olmaması insanların bilgi paylaşımına işaret etmektedir.

    Neolitiğin ilk dönemleri insan ticaret yapmakta, endüstri paylaşmaktadır. Denizcilik dahil pek çok alanda gelişmeler sürerken insanın paylaşımı ve ayrıcalığı bilgi ile oluşmuştur. İşte bu yüzden Neolitik devrimin bir başka özelliği insanlığın iletişim kurdukça gelişmesi ve birbirlerine öğretici olarak yaklaşmasıdır.

    Bu paylaşım ve birikimler ile başlangıçta evlerin altına gömülen ölülerin evlerin dışına gömülmesi (mezarlık geleneği), muhtemelen inanç sistemlerinin gelişmesi, avcılığın terk edilmesi, sürü yetiştirilmesi, ziraat yapılması, tahılların seçilimleri ile yapılan üretim sonucunda evcilleşme ve bir noktada uzmanlaşmanın başlaması ile ortaya çıkan Neolitik Devrim kendi içerisinde de sorunlar üretmiştir. Aradan binlerce yıl geçse de Neolitik devrimin zeminini oluşturduğu medeniyet aynen devam etmektedir. Yerleşik hayata geçiş ile başlayan süreçte sabit konutların olması iskan kavramını, konutların sürekliliği ve yerleşimi yine muhtemelen miras kavramını ve bu miras kavramı da mirasın kurallarını ortaya koymuştur. Elbette daha uygun koşullara yerleşmek isteyenlerin bu uygun koşullara yönelmesi sonuçta çatışmayı ve savaşı da getirmiştir. Yani başlangıçtaki bilgi paylaşımı sonrasında bilgi saklamaya da dönüşecektir.

   Tüm yönleri ile dikkat edilir ise Neolitik Devrim insanlığın zaferini şan ettiği ve bugünkü toplumun temelinin atıldığı devrim ve dönem olarak tarihe geçmiştir. Önemi ise Fransız ihtilalinden çok daha fazla, Sanayi devriminden çok daha özeldir…

İbrahim Aykut KAYA

GenelYayınYönetmeni: Elif Ünal YILDIZ

Editör: Hakan DİNÇAY

Bir Önceki Yazımı Okudunuz mu?

DÜNYA’DA YERLEŞİM ANADOLU’DA NEOLİTİKLEŞME 

Etiketler:

dünya

Yorumlar (1)

  1. zoritoler imol
    • 26/06/2024

    Hello! I could have sworn I’ve been to this blog before but after browsing through some of the post I realized it’s new to me. Anyways, I’m definitely happy I found it and I’ll be book-marking and checking back frequently!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İbrahim Aykut KAYA

1979 yılı doğumlu İbrahim Aykut KAYA, ilkokulu bitirdikten sonra Orta okul ve liseyi Ankara Deneme Lisesi’nde okumuştur. Sonrasında Çankaya Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olup özel sektörde bir süre çalıştıktan sonra kamuya geçmiş ve kamuda çalışmaya devam etmiştir. Bu süre içerisinde Biyoekonomi Yüksek Lisans eğitimini tamamlayan ve aynı zamanda Adalet Meslek Yüksek Okulu’nu da bitiren yazar, sonrasında ciddi hobisi olan Arkeoloji alanında derinleşmek amaçlı olarak Ankara Üniversitesi Arkeoloji bölümü Tarih Öncesi Arkeoloji Bölümünde eğitim almaya başlamıştır. İbrahim Aykut KAYA, kamuda ve özel sektörde büyük projelerde çalışmış ve yönetici olarak yer almış olmakla birlikte, akademik olarak da ulusal ve uluslararası yayımlara imza atmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.