NEDEN YAZDIM?

NEDEN YAZDIM?

NEDEN YAZDIM?

Bir insan kaç kez ölür? Kaç kez hayata yeniden yeniden başlar? Hayatımız nerede başlıyor? Bizi biz yapan nedir?

Doğduğum andan beri hayatı sorguladım. Sorularımı bir gecekondunun minik bir balkonundan yıldızlara sorduğum için mi yoksa babam gri şehirde parlayan bir şey olsun diye mi adımı “Yıldız” koymuş bilmiyorum.

Elbette sorular bir anda gelmedi. Ben durumdan şikayet eden, bulunduğu yeri hiç beğenmeyen biriydim. “Kaplumbağa kabuğundan çıkmış, kabuğunu beğenmemiş.” dediğinizi duyar gibiyim. Sorunum; bulunduğum yer değil geldiğimiz dünyada neden hepimizin eşit, adil, her imkana ulaşır yaşamamamızdı. Galiba hayal ettiğim dünyaları uydururken hikayeler yazmaya başladım…

Eğitimcilik de bu noktada girdi hayatıma. Her canlı için sorumluluk hissediyordum. Alınan her karar geleceği etkiliyordu ve dünya gün geçtikçe kötüleşiyordu. Tek başına güçsüz olduğumu bu dönemde öğrendim.

Bu hayatta iyi bir hayatı yaşamak için saatler boyu mesai yaparken ikinci bir hayata başladım: Anne oldum! Bu dünya hayatı yeniden sorgulamama, sorgularken savaşçı tarafımı ortaya çıkarmaya başladı. Gelecek için çocuklar için doğa için hayvanlar için savaşmam, çocuklarıma örnek bir insan aynı zamanda güzel, adil bir dünya bırakmam gerekiyordu. Bu hayatta en çok anneliği sevdim.

Mutlu olduğumu düşündüğüm anda ölebileceğimi öğrendim. Hastane koridorlarında “Neden ben?” demek yerine minicik çocukları, pırıl pırıl gençleri gördüğümde hastalığıma yakındığıma utandım. Tedavi uzun bir süreçti, günler ayları, aylar yılları kovaladı. Kovaladığım hayatın aslında hiçbir anlamı olmadığını öğrendim.

Hayat boyu öğrendim hala öğreniyorum. Öğrendiklerimi anlatmak yetmediği için belki birileri gelecekte okur diye geleceğe yazıyorum. Kim bilir bir gün sen de okursun yazdıklarımı ve belki senin de yüreğine dokunur. Dokunduğum her yürek kim bilir güzel bir gelecek bulur ya da güzel geleceğini kendi inşa eder.  

Yazmamım tek sebebi bu değil mi?

 

Sevgilerimle,

Yıldız Tek Gamlı

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

AŞKA İNANMAYAN KADIN

Yorumlar (2)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    yorumlarınızı bekliyorum…

  2. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Hocam dünya böyle bir yer deyip geçiştirmeyeceğim. Ama iyi olmaktan vaz geçmeyelim diyorum. Yüreğinize sağlik.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yıldız TEK GAMLI

1976 yılında Ankara’nın Altındağ ilçesinin bir semti olan Doğantepe’de büyüdüm. Aslen Nevşehirliyim. Tipik bir Anadolu ailesinin altı çocuğundan biriyim. Konya Selçuk Üniversitesi Akşehir M.Y.O. Muhasebe bölümünü bitirmek dışında Ankara’dan ayrılmadım. Ankara Hacettepe Üniversitesi Sağlık İşletmeciliğini tamamladım. Amerikan Kültür Derneği’nde İngilizce öğrendim. Bu arada Ankara Tabipler Odası’ndan Hastane Yönetimi eğitimini bitirdim. Tüm bu eğitimleri tamamlarken Ankara Özel Güven Hastanesi’nde 7 yıl çalıştım. Evlenince kendi sağlık işletmemize geçip 4 yıl Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nü yürüttüm. AÇEV (Anne-Çocuk Eğitim Vakfı)’le tanışıp, gönüllü annelik yaptım. Çocuklarla daha mutlu olduğumu fark edince Çocuk Gelişimi ve Eğitimi’ni bitirip, 2 yıl devlet okullarında sözleşmeli, 2 yıl özel kurumlarda İngilizce ve İngilizce Drama öğretmenliği yaptım. Meme ve lenf kanseri nedeniyle çocuklarım olan öğrencilerimden ayrıldım. Tedavim devam ederken TEMA Vakfı ile tanışıp, çocuklara doğayı anlatmanın yanında, ara ara yine onlarla birlikte vakit geçirmenin yolunu buldum. 2019 yılında Bursa Nilüfer’e taşındım. Kızlarım üniversiteye başlayınca, “eğitimin yaşı yok” deyip, hayalim olan Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü (Almanca) okudum. Minik Saka Kuşu, Sabun Kokulu Masal, Lunaparkta Keyifli Bir Gün, Cemilhan'ın Maceraları, Büyüklere Küçüklerden Masallar, Kayıp Balerin, Yüzyılın Masalları, Yavru Kedi, Gökçe Özgür Olmak İstiyor, Bir Pazar Günü, Paylaşmak Çok Güzel kitaplarının yazarı.