Harakiri (Seppuku)

Harakiri (Seppuku)

    Japon kültürünün bir geleneği olan ve hala günümüzde de varlığını sürdüren bu kavramı daha önce elbette duymuşsunuzdur. Bu yazımızda Harakiri ( Seppuku) kavramlarını daha detaylı ve aralarındaki farkları ele alarak inceleyeceğiz. 

    Japon kültüründe köklü olan bir gelenektir. Samuraylar arasında yaygın olarak kullanılan bir intihar ritüelidir. Bu ölüm biçimi daha çok harakiri (karın yarmak) olarak bilinmiş olsa da, asıl onu kapsayan törenin adına seppuku denilmektedir. Genel olarak feodal Japonya’da samurayların savaşta yenildiği zaman yaptıkları bir intihar biçimidir. Bu geleneği uygulama zorunlulukları yoktur ve şunu da belirtmeden geçmek istemiyorum. Sadece samuraylara has bir ritüelde değildir. Onurunu korumak, hatalarından dolayı pişmanlık duymak veya efendilerinin ölümünde refakatçi olmak için Seppuku yapılıyor.

   Bu gelenekte keskin bir kılıçla karınlarını keserek ve ardından başka biri tarafından öldürülerek tamamlanırdı. Seppuku, Japon tarihinin önemli bir parçasıdır. Sadakat ve onur ile ilişkilendirilmesi ile ön plandadır.   

  Seppuku yapacak kişi, öncelikle banyosunu yapar, güzel bir şekilde giyinir ve en sevdiği yemeğini yiyerek hazırlık aşamasının ilk evresini tamamlar. İlk aşamanın tamamlanmasından sonra kendi yazmış olduğu veda şiirini okur.

  Seppuku geleneğinde kullanılmak üzere uygulanan  bıçaklar bellidir. Bu keskin bıçaklara tanto veya kozuka denir. 

Şahıs, intihara hazır olduğunda yardımcı samurayda intihar edecek kişini sol tarafına geçerek kılıcını eline alarak yukarı kaldırır ve bekler. Seppuku yapacak kişi önce bıçağı karnın sol tarafına hızlıca saplar ve sağa doğru kaydırır. Son olarak yukarı ve aşağı bıçağı yayarak midesini parçalar. Buradaki amaç ölümün netleşmesidir. Yaralı olarak sonlanması seppuku olmayacağından bu yöntem uygulanır. Sonra yardımcı Samuray (Kaishaku) merhamet ederek daha çabuk can vermesi için kılıç ile kafasını keser. 

   Savaş alanında zamanın kısıtlı olmasından kaynaklı olarak karın yarma ritüelini atlayarak kafasını kesen bir kişi de seppuku yapmış oluyordu. 

   Japonya’da onur ile yaşamak önemli olduğundan ve utanç oluşturduğundan seppuku eskisi kadar yaygın olmasa da hala devam etmektedir. 

  Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

  Sevgiler…

Yorumlar (10)

  1. Kubra dedi ki:

    Farklı milletlerde ki farklı kültürleri sayenizde öğrenmiş oluyoruz ne kadar güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık

  2. Can dedi ki:

    Japon kültürüne her zaman ilgi duymuş biri olarak yazınızı çok beğendim iyi günler dilerim

  3. Çetin dedi ki:

    Yine ufkumuzu açan bir yazı olmuş başarılarınız daim olsun

  4. Gül dedi ki:

    İşinizin hakkını veriyorsunuz severek takip ediyorum

  5. Müzeyyen dedi ki:

    Sayfanızı Instagram da gördüm ve dolu dolu içeriğe sahipsiniz yolunuz açık olsun

  6. Burak dedi ki:

    Emeğinize sağlık her seferinde farklı konularla beni sasirtiyorsunuz

  7. Zeynep dedi ki:

    Yazıyı okuyunca içim ürperdi Japonlar bu işe son vermeliler . Size de bizi bu tarz konularla aydınlattığıniz için teşekkür ederim

  8. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    İşini hakkıyla yapmadığını düşünmek bir an için politikacıların hepsinin yapması gerektiğini düşündüm

  9. Mehmet Ünal dedi ki:

    Ne değişik kültürler var bu tür yazılarınızı bekliyoruz

  10. Gizem dedi ki:

    Etkileyici bir yazı olmuş….
    Japonlar ilgimi çeken bir toplum olmasının yanı sıra bana hep tedbirli durulması gereken bir millet olarak geliyor… Bu yazıda galiba içimdeki anlam veremediğim sorulara cevap buldum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elif ÜNAL YILDIZ

Elif Ünal Yıldız 1986 yılında İstanbul’da dünyaya gelen yazar Elif Ünal Yıldız, ailesiyle birlikte Ankara’da yaşamaktadır. Evli ve bir çocuk annesi olan Yıldız, Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü mezunudur. Yazarlık serüveninden önce özel sektörde çeşitli yönetici pozisyonlarında görev almıştır. Küçük yaşlarda içinde filizlenen yazma tutkusu, zaman içerisinde hayatının vazgeçilmez bir parçasına dönüşmüş; kaleme aldığı, henüz yayımlanmamış eserlerle birlikte edebiyata olan ilgisi ve üretme arzusu daha da güçlenmiştir. Yıldız, farklı bakış açılarını, insan ruhunun derinliklerini ve hayatın çok katmanlı hikâyelerini kendine özgü bir anlatımla okuyucuyla buluşturmayı amaçlamaktadır. Edebiyatın yalnızca kitaplarla sınırlı kalmadığına inanan Yıldız, farklı mecralarda makale ve köşe yazıları kaleme almakta; düşüncelerini ve gözlemlerini okuyucularıyla paylaşmaktadır. Bu doğrultuda Fısıldayan Kalemler adlı çevrim içi gazeteyi kurarak yazarlara ve edebiyata ilgi duyanlara farklı bir ifade alanı oluşturmuştur. Platformun kuruculuğunu ve başkanlığını bir dönem sürdüren Yıldız, daha sonra gazeteyi Ozan Kasım Kol’a devretmiştir. Yazarın yayımlanmış iki romanı bulunmaktadır: Umuda Yolculuk ve Aynadaki Katil. Romanlarının yanı sıra çeşitli edebiyat projelerinde de aktif olarak yer alan Yıldız; Fısıldayan Kalemler Hikâye Antolojisi, Fısıldayan Kalemler: Geçmişten Günümüze Köprü Antolojisi ve Ahminâl Aşk – Aşk Öyküleri Antolojisi adlı eserlerin derleme çalışmalarına ve hikâyelerine katkıda bulunmuştur. Elif Ünal Yıldız, yazarlığı bir meslekten öte, insanı, hayatı ve duyguları anlamlandırma biçimi olarak görmekte; her eserinde okuyucuyu farklı bir pencereden bakmaya davet etmektedir. Kendine özgü anlatım dili ve çok yönlü edebiyat anlayışıyla üretmeye, yazmaya ve yeni hikâyeler anlatmaya devam etmektedir.