BAŞARIYA GİDEN YOL KALBİMİZDEN GEÇER

BAŞARIYA GİDEN YOL KALBİMİZDEN GEÇER

Şükretmek yan gelip yatmakla değil, çok çalışmakla olur… 

Uzan zamandır denk geldiğim  güzel bir cümle.

“Peşinden gitmeye cesaretiniz varsa, bütün hayalleriniz gerçekleşebilir.” cümlesini okumuştum bir yerde de…

Zamanın hızına yetişebiliyor musunuz? 

Zorlu sınavlardan geçiyoruz her birimiz çoğu zaman. Zamanın hızına yetişmeye çalışmak ise çabası. Sizce de çok hızlı geçmiyor mu günler? Çok büyük bir zamansızlık sorunu var ve çözümü neredeyse imkansız. Yarım kalan işlerimiz, hayallerimiz oluyor haliyle tüm bu koşturmacanın içinde. Ya erteliyoruz, ya da vazgeçiyoruz… Ama şunu unutuyoruz; tam o an bizim dönüm noktamız aslında. Çünkü şükretmek; vazgeçmek, yan gelip yatmakla değil, çok çalışmakla olur.

Şöyle bir geriye dönüp bakıyorum da bazen. Zor dediğim tüm sınavlardan vazgeçseydim, çabalamayı bıraksaydım şu an bunları okuyor olmayacaktınız. Hayat gerçekten mucizelerle dolu. Bu mucizelere tanık olmak istiyorsanız eğer asla pes etmeyin olur mu? Vazgeçmeyin mücadele etmekten. Gayret etmek başarmanın ilk basamağıdır.

Ben kendine inanılmayan bir çocuktum. Başarabileceğime inanmıyordu kimse. Okul hayatım tam bir fiyaskoydu. Tek tutkum ise yazmaktı… Ben de bildiğim yoldan yürümeye karar verdim. Büyük oğlumun disleksi olduğunu öğrendiğimde kendimin de disleksili olarak büyümüş olma ihtimalini gördüm. Tabi o zamanlar disleksinin ne olduğuna dair kimsenin bir bilgisi yoktu. Gerçi hala da çoğu insan ne olduğunu bilmiyor ne yazık ki… İlkokulda üçüncü sınıfa kadar okuma yazma öğrenememiş, hayal dünyasında yaşayan bir öğrenciydim.  Öğretmeninden parmaklarına bolca cetvel yemiş, kulakları çekilmiş, yetersizlik duygusu ile büyümüş bir birey olarak yazıyorum sizlere bunları. İnanmaktan, gayret etmekten, başarmak için çalışmaktan vazgeçmemeyi çok küçük yaşta öğrendim ben.

Tüm bunlar kendime ve başarmaya olan inancımla oldu. Hayalini kurduğum ne varsa bir bir gerçek oldu. Şimdi ise benim yaşadığım hiçbir zorluğu çocuklarım yaşamasın diye mücadele ediyorum. İlk masal kitabım  tam da bu sebepten hayat buldu. Disleksi ve kaygı bozukluğu yüzünden korkularıyla savaşan oğluma ve ondan etkilenen kardeşlerine cesaret versin diye anlattığım masallardan biri, hayal ettiğim gibi gerçek bir masal kitabı oldu. Onlarca çocuğun  yüreğinde yer buldu. Vaktiyle yaşadığım tüm olumsuzlar vazgeçmediğim için;” lütfun da başım üstüne kahrın da” diyerek yola devam ettiğim için bugün başarı hikayem oldu.

İnsan hayat yolculuğuna önce kendinden başlamalı derim hep… Çok şükredip az şikayet etmeli. Değişmeli, dönüşmeli… Tırtılken kelebek olmak bizim elimizde. Kısacık ömrümüze güzellikler katmak da…İnsanız netice de yoruluruz bazen, biraz dinlenip yola devam etmek gerekir ki renklerimizi götürebilelim gittiğimiz her yere.

Belki de var olma amacımız budur kim bilir?

Tam da bu yüzden kendimize yolculuğumuz hiç bitmemeli. Üretmekten vazgeçmemeliyiz. 

Korkularımıza yenik düşmediğimiz bir hayat diliyorum hepimize. 

 

Sevgi ile kalın… 

Baş Editör: Dr. Sibel ÇELİKEL

Yorumlar (2)

  1. Yıldız Tek Gamlı
    • 28/01/2024

    Nasıl güzel bir anlatım ne kadar doğru kelimeler... İnsanın değerini yine kendisi belirler ve siz çok değerlisiniz... Kaleminize emeğinize yüreğinize sağlık

  2. Elif AY
    • 28/01/2024

    Yüreğine kalemine sağlık 🙏🏼 motivasyon dolu bir yazı olmuş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ayşe KAYACAN

29/07/1987 Balıkesir doğumluyum. Sosyal bilimler bölümü lise mezunuyum. 3 çocuk annesiyim Balıkesir Bengi ses gazetesinde 3 yıldır köşe yazarlığı ve muhabirlik yapıyorum Mutluluk ormanı cesaret suyu adında bir masal kitabım var.