GÖNÜLDEN GÖNÜLE KÖPRÜ:İLETİŞİM

GÖNÜLDEN GÖNÜLE KÖPRÜ:İLETİŞİM

GÖNÜLDEN GÖNÜLE KÖPRÜ: İLETİŞİM

İletişim, iki insan arasında kurulan görünmez bir köprüdür; sadece kelimelerin karşılıklı havada uçuşması değil, ruhun ruhu anlamaya çalışmasıdır. Karşımızdakinin gözlerinin içine bakarken “Ben buradayım, seni duyuyorum ve önemsiyorum” diyebilmenin en zarif hâlidir.

Göz teması kurmanın bir duaya dönüştüğü, kelimelerin kalpten kopup kalbe sığınak olduğu o eski ve asil zamanları hatırlayalım. Bugün hayatımızı hızlandıran ne kadar imkân varsa, ne yazık ki ruhumuzun o yavaş, demli ve zarif akışını o kadar törpüledi. Oysa hakiki iletişim, iki kelamın birbirine değmesinden ibaret değildir; bir insanın, diğer bir insanın ruhuna misafir olma biçimidir.

Adab-ı muaşeret dediğimiz kadim incelik, sadece hangi çatalı tutacağımız ya da nasıl selam vereceğimizden ibaret değildir. Felsefi olarak baktığımızda iletişim, “öteki” ile kurulan varoluşsal bir köprüdür. Emmanuel Levinas’ın dediği gibi, karşımızdakinin yüzü bize bir sorumluluk yükler; “Öldürmeyeceksin” emrinden öte, “Beni incitmeyeceksin, sesime sağır kalmayacaksın” çağrısıdır o yüz. Konuşmak, kelimeleri havaya savurmak değil; bir canın sorumluluğunu omuzlamaktır.

Peki, kelimelerin bu kadar ucuzladığı, seslerin gürültüye boğulduğu şu dünyada, o kaybolan zarafeti nasıl bulacağız? 

Cevap, inancımızın bizi çağırdığı o berrak pınarda saklıdır. Yüce Kitabımız Kur’ân-ı Kerim, sözün nasıl bir nur veya nasıl bir ateş olabileceğini şu ilahi ölçüyle bildirir:

“Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi: Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen güzel bir ağaç gibidir. O ağaç, Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir…” (İbrahim, 24-25)

Hemen ardından, kötü ve kaba sözün toprağın üstünden koparılmış değersiz bir bitkiye benzediğini hatırlatır. Demek ki her kelime bir tohumdur; zihnimize ekilir, kalbimizde filizlenir. İslam ahlâkında iletişim, kalbin zekatıdır adeta. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) sözün bereketi ve inceliği konusunda ölçüyü koymuştur:

“Ya hayır söyle ya da sus!” (Buhârî, Rikāk, 23)

Ve o muazzam nezaket ölçüsü:

“Müslüman, elinden ve dilinden diğer müslümanların güvende olduğu kişidir.” (Buhârî, Îmân, 4)

Hakiki iletişimde sesin tonu bile bir ahlâk meselesidir. Lokman Hekim’in oğluna verdiği öğütte olduğu gibi; seslerin en çirkini, gerçekten de eşeğin anırışına benzer. Çünkü bağırarak konuşmak, haklılığı değil kalpteki sükûnet eksikliğini ele verir. Kur’an, Hz. Lokman’ın dilinden bize bu zarafeti fısıldar: “Yürüyüşünde mütevazı ol, sesini de alçalt…” (Lokman, 19)

Kelâmı bezeyen en büyük zarafet ise “Kavl-i kerîm“dir; yani insana merhametle, kuşatıcı ve onurlandırıcı bir dille hitap etmek. Rabbimiz, en azılı zalimler olan Firavun’a bile Hz. Musa’yı gönderirken “Ona yumuşak söz söyleyin…” (Tâhâ, 44) buyurmuştur. 

Eğer tebliğde, yani en keskin hakikati savunurken bile tatlı dil ve yumuşak huyluluk esas kılındıysa, evlatlarımız, eşimiz, komşumuz, dostumuzla kurduğumuz günlük bağlarda zarafet nasıl vazgeçilmez bir ibadet olmasın?

Hadis-i şerifte buyrulduğu gibi: “Güzel söz sadakadır.” (Buhârî, Edeb, 34) Karşımızdakinin yarasını sarmayan, ruhuna ferahlık üflemeyen her kelime zayi edilmiş bir nefestir. İletişimin gerçek manası; insanın kendi benliğinden sıyrılıp, muhatabının dünyasında bir secde sükûneti yaratabilmesidir.

Kelâmlarımız hep bu esenlik pınarından beslensin; dilden dökülenler gürültü değil, ruhlara şifa olsun. Gönülden gönüle kurulan köprüler ebedi olsun. 

Sevgiyle kalın… 

Rümeysa Kaya Odabaş

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

İÇİMİZDEKİ KÖKLER VE MUTLULUĞUN SESSİZ HUZURU

Yorumlar (3)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    ruhuma güzel gelen bir yazı …

  2. Anonim dedi ki:

    Teşekkür ederim. Nahif ruhunuza hitap edebilmişsek ne mutlu 🙂

  3. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Ne güzel tavsiyeler. Yüreğinize sağlık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rümeysa KAYA ODABAŞ

14 Mayıs tarihinde dünyaya gelmiştir. İlahiyat mezunudur. Yedi yıl ücretli öğretmenlik yapmıştır. Beden Dili, hitabet, Diksiyon, Aile İçin İletişim, Çocuk Psikolojisi , Öğrenci Koçluğu, Özel Eğitim Öğretmenliği alanında eğitimleri vardır . Çocuk edebiyatına dair mini hikayeler yazmaktadır. GÖKBEY GÖKLERDE-HER GEZEGEN ÖZELDİR kitabının yazarıdır. Evli ve iki çocuk annesidir.