Kaybettiğin Seni Bul!

Kaybettiğin Seni  Bul!

KAYBETTİĞİN “SEN” İ BUL!

İnsan olarak duygularımızı ifade etmek için bazen yardımcı unsurlara başvurabiliriz. Bunlardan bazıları müzik, dans, şiir, resimdir. Profesyonel olarak bir uğraş haline getirmenin dışında amatörce içinden geldiği gibi kulağına gelen ezgilerle dans etmek ya da şarkı söylemek bir deşarj şeklidir.

İçinizden dolup taşan duygulara belki de bir anlam yüklemek istersiniz, yazarsınız şiir olur. Bize bizi geri veren ve hitap eden müzikleri dinleyebiliriz bu ezgilerin içerisinde kendimizi arayıp bulabiliriz. Gözlerimiz uzaklara dalar, hayaller kurarız. Yaşanmış hayal olmuş duygularımızı tekrardan yaşarız. Bu şekilde bakınca bizi en iyi anlayan bize bizden yakın olan arkadaşlar gibi geldi değil mi?

O şarkının hangi sözünde, o şiirin hangi dizesinde, o resmin hangi renginde, o dansın hangi hareketinde kendimizden geçeriz ya da kendimize geliriz bilinmez. Yalnız değilizdir eşlik eden bir arkadaş vardır yanı başımızda, biz bu duyguları yaşarken etrafımız da bizi gözlemler, yorum yapar, ne kadar dertlisin, ne kadar neşelisin vb. şeyler söylerler. Çeşitli veriler sunmuşsunuzdur etrafa, onlar da analiz etmeye başlarlar sizi. 

Hiç ummadıkları kadar duygusal biri olarak çıkıverirsiniz belki de kabuğunuzdan ya da vurdumduymaz, ortalık alev alsa umurunda olmayacak biri gibi görünürsünüz onların gözüne. O zaman var gibi görünürsünüz onların gözüne. O zaman varsınızdır, dansla, müzikle.

Bu sanat dalları kendimizi ifade etmenin birer yolu, bu uğraşlarla ilgileniyor olmak kendini mutlu etmek, öz benliğine dönmek için en derinde kalan duygularını şekillendirip, yaşanmışlıkları, yaşanacakları yaşamla harmanlayıp şiir, resim müzik, dans vb. ile dışa vurmaktır. Bunlar insanın en yalın halidir. En yalın hallerinde duyguyu verme ve alma konusunda başarılılardır. Zaman geçtikçe insanın kendini duyması duyurması bu hayat şartlarında çok daha zor oluyor. Hayatı minimize yaşamak insanı daha mutlu ediyor.

Ruhunu tamir eden yeşillendiren, ciğerlerine oksijen veren uğraşlar ve arkadaşlarla bir olmak, mutlu olmak demek. Hırstan kıskançlıktan kaygıdan vb. ruhun ayarlarını bozacak duygulardan uzak durmak gerek. Cevherin baştan beri sizde olduğunu, onu şekillendirip parlatıp sakladığınızda kök hücrelerinizden her daim yine yeniden can bulacağını ve bulduracağınızı söylüyorum. İnsan bir ilahi duyduğunda ya da bir ezan sesi duyduğunda nasıl bu dünyadan kopar fani olan hiçbir şey gözüne görünmez içi dolar, gözünden yaşlar boşalır değil mi? En küçük kırgınlığın bile boş olduğunu ne için çabaladığımızı ve amacımızın ne olduğunu sorgular halde buluruz kendimizi. İnsan olarak dünyaya geldiğimizde daha hayat bizi birçok duygu ile karşılaştırmadan önceki duru dingin zamanlara döneriz. Bunu yeniden keşfetmek ve bundan kök hücre misali faydalanmak önemli olan. Bu vakitten sonra hiçbirimiz kabuğumuzda yaşayamayız.

İhtiyaç olduğunda arabaların ya da işleyen herhangi bir makinanın bakıma alınması kontrollerden geçmesi gibi kendimizi tamir edecek yollar bulmalıyız. Bu yollar sizin elinizde. Şunu söyleyebilirim şu anki android telefonlarda karmaşık ve başa çıkılamayacak bir arıza oluştuğunda hemen telefonu fabrika ayarlarına döndürmeyi seçeriz. O misal işte. Herkesin ki farklı olabilir benim burada sunduklarım birer seçenek. Sizin için sizin aileniz için arkadaş ve çevrenizdeki insanlar için…

Bir bireyin kendini bu hayat denen karmaşanın içinden sıyırıp kendine gelmesi diğerlerini de uyandırması adına bir adımdır.

“Film Şeridi Gibi” kitabımdan

Mihrap Altıntaş

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

İNSANA İNSANCA DEĞER VERMEK

 

 

 

 

Yorumlar (3)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    içimizdeki çocuğu bulursak kendimizi de buluruz…

  2. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Yüreğinize sağlık hocam.

  3. Ebru Zeynep Disiacik dedi ki:

    Kaleminize sağlık

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mihrap Altıntaş

MİHRAP ALTINTAŞ BİOGRAFİ 6 Mart Ankara doğumluyum. Balık burcuyum, burcumun özelliklerinin çoğunu kişiliğimde taşıyorum. Duygusal, sezgisel, empati duygusu yüksek bir insanım. Müzikle, edebiyatla ve sanatın birçok dalıyla ilgiliyim. Kimi zaman olaylara esprili bir mizah anlayışıyla yaklaşırım. Sanat benim için yaşamın bir parçası. Müzik dinlemeyi, şarkı söylemeyi çok severim ve müzik bana ilham verir.  Tiyatro eğitimi aldım, halk oyunları oynadım ve sahne aldım. Uzun  yıllardır özel bir firmada muhasebeci olarak çalışmaktayım. 80'li ve 90'lı yıllarda çoğumuzun yaşamış olduğu anıları anlatan ilk kitabım "KASEDİ BAŞA SARDIR" 2018 yılında, insanların duygularını, toplumsal konuları (fotoğraflarla, yazılarla, şiirlerle) anlattığım ikinci kitabım "FİLM ŞERİDİ GİBİ" de 2024 yılında yayımlanmıştır. Katıldığım Antoloji Kitapları 1-Kitap Dostları 2-Hayallerimi Örüyorum 3-Şiiri Seven Dostlar/Azerbaycan Derlediğim Antoloji Kitapları 1-Altın Plak Varyasyon Kalemler Dergisi’nde Kurucu Başkan Yardımcısıyım. Turnam Yayınevi’nde Reklam ve Tanıtım Sorumlusu Altın Plak Yazar ve Kitap Tanıtım Programı yapımcısı ve sunucusuyum. İnstagram ve youtube kanallarında yayınlanıyor. Aynı zaman da şiir yorumluyor ve yayınlıyorum. Denemeler, öyküler ve şiirler yazmaya devam ediyorum.