SİYASETTE TAKTİK SAVAŞLARI
- Yazar: Yaşar GELER
- 22 Ağustos 2026
- 9 kez okundu
SİYASETTE TAKTİK SAVAŞLARI
Siyasette ana kuraldır, rakibini minder dışına itmek. Her ikiniz minderdeyseniz egemenlik ortada demektir ki bunu hiçbir siyasi örgüt istemez. Çünkü siyaset kurumları her konuda ülkenin yönetiminden sorumlu olurlar. Hatta iddiaları odur ki; Bu ülkeyi ben daha iyi yönetirim.
Lakin bazen uzun süre iktidarda olsanız da ülkenin genel yönetiminde başarısız olabiliyorsunuz…
Başarı kriteri nedir? Ülkenizde yaşayan tüm insanların ekonomik, sosyal, kültürel ve ülkenin alt/üst yapı sorunlarını çözmüşseniz ve halk refah içerisinde yaşıyorsa başarılısınız demektir. Bunlardan bir veya birkaçı eksikse iyi bir yönetim sergileyememişsiniz ,demektir ve işte siyaset böyle bir şeydir.
Siyasette erk olabilmek için kendinizi halka doğru anlatmanız gerekir. Projelerinizin ayaklarının yere sağlam basması gerekir. İşte bu nedenle siyaset kurumları arasında kıyasıya rekabet gelişir. Hatta rakibini minder dışına iteceksin ki tek başına rakipsiz kalasınız ve yolunuza devam edesiniz.
İşte şu son yıllarda tam da bu durumu yaşıyoruz. İktidar elindeki erki kaybetmeme uğruna dün asalım dediği kişiyi bugün önder ilan etti. Dün asılması için oy veren kesimler bugün önderliğini onaylamak üzere yine destek veriyorlar. Bu ilginç durumun sosyolojik yönden araştırması yapılması gerekir diye düşünüyorum.
Neyse gelelim taktiklere: Doğal olarak iktidar elindeki kozları iyi oynamak ve çevresini konsolide etmek zorundadır. Onu da yapıyor ve bu konuda çok başarılı oluyor. İktidarın ikinci taktiği ana rakip olarak gördüğü siyasi partiyi bir şekilde minder dışına itmesi gerekiyordu ki bu kez onu yapmaya çalıştı.
İşte önce partiyi mahkemeler eliyle lidersizleştirmeye çalıştı. Kısmen başarılı oldu. Bunu fırsat bilen köhnemiş siyasetçiler devreye girince parti içindeki lider kadro bunu bertaraf edebilmek için bu kez tabanla birlikte yeni bir partide yol yürümeye çalıştı. Baktılar ki olmuyor bu grup halen güçlü memleketin baş belası sorunu “Terör sorununu çözelim ama içinde o güçlü muhalefet partisi olmasın.”
Bu kez yeni bir taktik geliştirdiler ve partiyi yine minderin dışına atacak bir söylem geliştirmeye çalışıldı. Ancak, bu yeni oluşum da öyle azımsanacak derecede toy bir siyasi kadro olmadıkları için bu kez bunlar özel bir siyasi taktik geliştirerek hem çözümün bir parçası olmayı başardılar; hem tabanlarına hem de halka bu durumu anlatmaya çalıştılar ki bu da en büyük taktik olsa gerek.
Evet, siyasette ilkeli davranmak ön koşul olmalıdır. Ancak, bazen de şartlara göre tavır almak sanırım en doğru duruş biçimi olsa gerek. Bu haftaki siyaset taktikleri böyleydi. Bakalım önümüzdeki günler nelere gebe kalacak?
Yaşar Geler
Diğer yazılarımı okudunuz mu?

her şekilde çıkarları doğrultusunda hüküm süren gruplar ve domino taşı etkisiyle hepsinin yıkılacağı günü bekliyorum…