Bir Öğle Yemeği

Bir Öğle Yemeği

BİR ÖĞLE YEMEĞİ

Bugün 14 Ağustos 2026. Tarih yazmama bakmayın aslında sıradan bir gün. 

Bir gün öncesinden planladığımız ve dört yıl önce kentsel dönüşüm sözleşmesiyle ilgili bir avukata vekalet vermek üzere Sahrayıcedit’teki evimizden çıktık ve emeklilere ücretsiz olan metroyla Esenkent’teki notere gittik. 

Doğal olarak eşim ve ben biraz gergindik. Çünkü kırk yıllık birikimimiz olan evimiz bir yıkımla kaybolmuş ve müteahhit tarafından yüz hane resmen dolandırılmıştık. Şimdi onu kurtarma derdine düşmüşüz. O avukat, o TV senin, bu avukat, bu TV benim mekik dokuyup duruyoruz.

Neyse ilgili noterde gergin bir bekleyiş sonrasında işimiz bitti. Eşim Tamam Hanıma dedim ki; “Sen çok gerildin, gel eve dönmeyelim Üsküdar’a gidelim. Biraz oralar da dolaşır, deniz havası alırız. Sonra da sana bir yemek ısmarlayayım.” 

Kadıncağızın hoşuna gitti tabi ki. Derken yine atladık ücretsiz metromuza Ayrılık Çeşmesi oradan aktarmayla Marmaray ve bir durak sonra Üsküdar’a vardık. Üsküdar’da hava güzel caddeler çok hareketli. Bu arada saat 12’ye beş var. Biz Üsküdar Meydanı’ndayız. Kadıncağıza söz verdim ya yemek ısmarlayacağım diye, aslında oraya varmadan aklımda kurmuştum nerede ısmarlayacağımı. Çünkü hep aklımdaydı İBB Kent Lokantaları fakat bir türlü nasip olmamıştı orada yemek yemek!

Tamam Hanıma, şu tarafa doğru yürüyelim, dedim. Biraz ilerleyince merdivenli bir yere vardık. Aşağıda orta holde bir sürü özellikle yaşlı ve erkek insan kent lokantasının önünde sıraya girmiş lokantanın açılmasını bekliyor. Biz de yavaş yavaş aşağıya inince nereye gidiyoruz, diye sordu Tamam Hanım. Ben de, sen beni takip et, dedim ve yürüdüm. Gittim yemek kuyruğunun en sonundaki kişinin arkasında yerimi aldım. Doğal olarak kadıncağız da arkamda sıralandı. Ve söylenmeye başladı: Sen yemek için beni buraya mı getirdin? Maltepe’den bunun için mi Üsküdar’a geldik vs. söyleniyor ama ben önümdeki adamcağızla sohbete başlıyorum ve Tamam Hanım’ı duymazdan geliyorum.

Sonunda içeri girmemize az bir kişi kala döndüm dedim ki; ya hanım daha önce biz hiç burada yemek yemedik. Hep aklımdaydı, hep düşünüyor ve empati yapıyordum bu insanlar burada ne yiyor, nasıl yiyor, neden yiyor? İşte bu da buna bir fırsat oldu. Gel biraz da bu insanları anlayalım, tanıyalım. Hatta gel resmini de çekeyim haber yapayım vs. dediysem de o pek istemedi. Derken girdik paralarımızı ödedik, yemeklerimizi aldık, masamıza oturduk. Hem insanlarla göz göze gelip yemek yiyor, hem onları anlamaya çalışıyor hem de yazacaklarımı kafamda kurguluyordum.
Sonuç olarak; tanık olduğum ve bizzat yaşadığım durum şu oldu:

Özellikle yaşlı ve yalnız yaşayan ve ağırlıklı erkekler olmak üzere burayı tercih eden vatandaşlar var.
Yemekler çok leziz, kaliteli ve sağlıklı. Aynı zamanda menü çok ucuz kredi kartına 100 TL, İstanbul Karta 90 TL ki evde bu imkânı sağlayamazsın ve çok da doyurucu. Tepsiyi de paylaşıyorum. Bu çalışmanın tüm iller ve ilçelerin belediyelerine örnek olmasını diliyorum. Ve diyorum ki ülkenin bu ekonomik darboğazında bir belediyenin yapmış olduğu en iyi hizmet; özellikle dar gelirli vatandaşlar için bedava ulaşım ve ucuz gıdaya erişim. İBB’yi kutluyorum.

         
Bu arada Sancaktepe Belediyesi Aydos Sosyal Tesislerinde iki kişilik kahvaltı 900 TL ve çok pahalı. Sosyal tesislerin amacı dar gelirli insanlara hizmet etmek ki Sancaktepe Belediyesi bu duruma bir çözüm bulmalıdır. Piyasa fiyatıyla aynı fiyatta sosyal tesis olmaz. Parası olan değil halk yararlanmalı.

Ve tekrar empati yapıyorum: Bu yemeğin yarısı kadarını okullarda öğrencilere verecek olursan maliyeti 20-30 lirayı geçmez. MEB gelin ülke genelinde tüm öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek verin. Hatta bir de kampanya yapalım belediyelerden ve iş çevrelerinden de destek isteyelim. İnanın bir yıllık giderini iki haftada halleder bu millet.

Yaşar Geler

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

YENİ KUŞAK YAZARLIK VE SORUNLARI

 

 

 

 

 

Yorumlar (1)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    kızımın okulu Boğaziçi’nin karşısında vardı. öğrenciler için harikaydı. kapatıldı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşar GELER

01 Mayıs 1959 tarihinde Ardahan İli Çıldır İlçesi Eskibeyrahatun Köyü’nde dünyaya geldi. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Çıldır merkezdeki okullarda bitirdi. Aile, Çıldır merkezde ticaretle uğraştığı için doğal olarak ticaretin içindeydi. 1978 tarihinde Kars Dede Korkut Eğitim Enstitüsünü bitirdi. 01 Mart 1979 tarihinde kendi köyü olan Eskibeyrahatun Köyü’nde sınıf öğretmeni olarak göreve başladı. Aynı yıl, Ebe-Hemşire olan Tamam Hanımla evlendi. İki oğlu var. Ayrıca 2001 yılında Anadolu Üniversitesi İlköğretim Türkçe Öğretmenliği bölümünü bitirdi. Kars-Ardahan Çıldır ilçesi köylerinde ve Çıldır Merkez İlkokulu’nda 10 yıl görev yaptıktan sonra tayinle İstanbul’a yerleşti. Yaklaşık 33 yıl da İstanbul’da çeşitli ilçelerde ve okullarda görev yaptı. Yaklaşık kırk dört yıllık meslek yaşamından sonra 31 Temmuz 2021 tarihinde Uzman Sınıf Öğretmenliğinden kendi isteğiyle emekli oldu. Emeklilikten sonra sahip oldukları MG Danışmanlık Sigorta ve Emlak’ta koordinatörlük yapmaktadır. Ayrıca öğretmen dernekleri, öğretmen sendikaları gibi meslek örgütlerinde çalıştı ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında Ardahan derneklerinde ve Ardahan Dernekler Federasyonunda yöneticilikleri oldu ve devam etmektedir. Bağımsız Medya ve Gazeteciler Derneği Kurucusu ve Başkan Vekilliği yapmaktadır. UNİ Haber Ajansı yazarlığı yapıyor. Sınırsız Yazarlar Birliği Derneği kurucu ve üyesidir. Atatürkçü Düşünce Derneği Maltepe Şubesi Disiplin Kurulu Başkanıdır. Maltepe Ardahanlılar Derneği Başkanıdır. Halen çeşitli dergilerde, internet sitelerinde ve yerel gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca internet YouTube, Facebook Grup kanalları UNİ TV ve ÇILDIR TV’ de program yapımcılığı yapmakta olup, yayınlanmış dört adet; “bana Çıldır’ı anlat”, “Her Şey Şaka Gibi” “Eğitimde Yarım Asır” “bana Çıldır’ı anlat 2 Âşık Şenlik” kitapları okuyucularıyla buluşmuştur. Yeni kitap çalışmalarım sürmektedir.