İYİ İNSAN OLMAK
- Yazar: Doğan KARAAĞAÇ
- 10 Ağustos 2026
- 14 kez okundu
İYİ İNSAN OLMAK
İyi İnsan Olmak Bilgi İle Mümkündür.
Tarihin tümüne genel bir bakış atalım. Özellikle tarım ve hayvancılığın geliştirilmesinden bu yana geçen 12- 13 bin yıllık insanlık tarihine yakından bakalım. Daha da özgün olarak yazının icadının başarıldığı Sümerlerden sonrası tarihsel kesite bakalım.
İnsan türünün gelişim çizgisini sağlayan nedir?
Bu gün türümüz havada uçaklar, karada taşıtlar, uzayda mekikler – roketler yürütüyorsa, uzayda istasyonlar kurup Ay’a seyahatler düzenliyor, Mars’a yolculuklar planlıyorsa.
Yılın her günü manavda her türlü meyve ve sebze bulunuyor, organ nakli yapılabiliyor, açlıktan ölüm dünyada artık yoksa ve salgın hastalıklar eskiden olduğu gibi nüfusun çoğunun ölümü ile sonuçlanmıyorsa vb.
Bütün bunlar bilgi sayesindedir.
Bilgi iki biçimde oluşup gelişiyor ve insan soyunun ilerlemesine yol açıyor:
Birinci kaynak; Üretim faaliyetidir. Tarımsal, sanayi, sanatsal – kültürel ve bilim dallarındaki çalışma ve araştırma- inceleme faaliyetleri içinde oluşan veri- tecrübe- bilgidir. Yani kaynaklardan biri her türlü nitelikli emeğin yaptığı üretimdir.
Bu üretme süreçleri içinde yapılan gözlem ve denemelere bağlı oluşan buluşlar, icatlar ve keşiflerdir. Bu buluşların yol açtığı yeni teknikler ve teknolojik yeniliklerdir.
İkinci kaynak ise ; Düşün dünyasının ( düşünürler -filozoflar) düşünce üretme çabaları ve çalışmalarıdır.
Bu iki kaynak nereden çıkmakta ve nasıl oluşmaktadır?
Hiç kuşku yok ki ; Okumak- incelemek, araştırmak ve sorgulamak, deney yapmak, gözlemlemek vb. bilginin oluşumunun olmazsa olmazıdır.
Bu iki kaynağın emekçilerini toplumlar tarihinden çıkardığımızda toplumlarda geriye ne kalır?
Kocaman bir hiç kalır !
Gününü akşam etmeye çalışan, kendisi dışında bir şeyi düşünmeyen, insan soyunun ilerlemesine ve gelişmesine hiç bir katkısı olmayan büyük bir nüfustur bu.
Bilgi bu denli önemli iken bizler neden ona mesafeli duruyoruz? Neden yeterince okumuyoruz?
Bilgiye mesafeli durarak nasıl iyi insan olabiliriz ki ?
Mesela duygu dünyamız nasıl zenginleşebilir ki okumadan?
Şunun altını kalınca çizmek gerekir ki;
Okumayan, edebiyat – sanat ve kültürle ilişkilenmeyen insanların aşkları da, sevdaları ve kavgaları da çorak toprak misalidir. Hayal dünyaları dar ve ufukları sınırlıdır.
Okumayan insanların; Vicdan ölçüleri, muhakeme, muhasebe ve mukayese yapma güçleri yeterince gelişemez. Olay ve olgular karşısında ret- kabul ve beğeni ölçüleri oluşamaz. Empati güçleri, eleştiri ve sorgulama, itiraz etme, özeleştiri yapabilme ve doğru tercihler yapabilme güçleri olamaz- oluşamaz.
Oysa ki bütün bunlar iyi insan olabilmek için gereklidir ve bunlar edinilmeden iyi insan olunamaz.
Demek ki bilgi spesifik olarak tek tek her bir insanın iyi insan olmasının temelini oluştururken genelde de insan soyunun ileri gidişinin, daha rahat ve yaşanabilir bir dünyanın ve yaşamın temelini oluşturur.
Yazar olarak kitap fuarlarında doğrudan insanlarla sohbet etme imkanı buluyorum. Genellikle okumaya olan ilgiyi ölçmeye ve anlamaya çalışıyorum. Bu yönlü sorulara verilen cevaplar oldukça üzüntü verici. Neredeyse her iki kişiden biri ” Okumayı sevmiyorum/ Okumuyorum ” diyebiliyor.
Bu kabul edilebilir bir durum değildir.
Okumadan iyi ve verimli insan olunamaz. İyi ve verimli olmanın yolu bilgiden geçer diye düşünmekte ve buna inanmaktayım.
Doğan Karaağaç
Diğer Yazılarımı Okudunuz mu?

sosyoloji yazılarınızı zevkle okuyorum hocam… yaşayan bir tarihsiniz… teşekkürler…
Çok güzel ve çok faydalı bilgi ve tavsiyeler. Yüreğinize sağlık.