Babam biz küçük yaşlardayken bile bizi örgü atölyesine götürür, nasıl çorap örüldüğünü anlatır, atölyeyi temizlettirir, gelen müşterilere çay söylettirir, hatta bazen siparişleri tek başımıza götürüp müşteriye teslim ettirirdi. Disiplinli, sert, çalışkan, itiraz edilmesi mümkün olmayan bir insandı. Atölyeye ne zaman gitsem;
–Bi çay kap Hayri!
–Yerleri paspasla Hayri!
–Ustaya yardım et Hayri!
–Kasap amcana bi bak Hayri!
–Bilmem ne teyzenin eşyalarını evine götür Hayri!
–…
Bir yaz günü o kadar çalıştım ki; çıplak ayaklarla koşturmaktan ayaklarımın altı şişti. Akşam eve gidince söylenmeye başladım;
–Anne, benden başka çalışacak yok mu, ayakkabım var niye giyemiyorum, paramız var niye çalışıyorum? dedim.
Annem saçlarımı okşadı;
–Güzel oğlum; baban senin her işi güzel yapacağını biliyor, sana güveniyor. Ayakkabına gelince; bütün arkadaşların yalın ayakken pabuç giyersen üzülürler, yokluklarını yüzlerine vurmuş olursun, utanırlar, dedi.
Ertesi gün her işi başaracağıma inanarak, çıplak ayaklarımla koşa koşa gittim atölyeye…
2016’da bir gazeteci; “Neden hep aynı kırmızı süveteri giyiyorsunuz, çok eskimiş, üstelik paranız da var” dedi.
–Param var ama hakkım yok. Tüketerek değil paylaşarak mutlu olunacak bir dünya istiyorum, demiştim
1976 yılında Ankara’nın Altındağ ilçesinin bir semti olan Doğantepe’de büyüdüm. Aslen Nevşehirliyim. Tipik bir Anadolu ailesinin altı çocuğundan biriyim. Konya Selçuk Üniversitesi Akşehir M.Y.O. Muhasebe bölümünü bitirmek dışında Ankara’dan ayrılmadım. Ankara Hacettepe Üniversitesi Sağlık İşletmeciliğini tamamladım. Amerikan Kültür Derneği’nde İngilizce öğrendim. Bu arada Ankara Tabipler Odası’ndan Hastane Yönetimi eğitimini bitirdim. Tüm bu eğitimleri tamamlarken Ankara Özel Güven Hastanesi’nde 7 yıl çalıştım. Evlenince kendi sağlık işletmemize geçip 4 yıl Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nü yürüttüm. AÇEV (Anne-Çocuk Eğitim Vakfı)’le tanışıp, gönüllü annelik yaptım. Çocuklarla daha mutlu olduğumu fark edince Çocuk Gelişimi ve Eğitimi’ni bitirip, 2 yıl devlet okullarında sözleşmeli, 2 yıl özel kurumlarda İngilizce ve İngilizce Drama öğretmenliği yaptım. Meme ve lenf kanseri nedeniyle çocuklarım olan öğrencilerimden ayrıldım. Tedavim devam ederken TEMA Vakfı ile tanışıp, çocuklara doğayı anlatmanın yanında, ara ara yine onlarla birlikte vakit geçirmenin yolunu buldum. 2019 yılında Bursa Nilüfer’e taşındım. Kızlarım üniversiteye başlayınca, “eğitimin yaşı yok” deyip, hayalim olan Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü (Almanca) okudum.
Minik Saka Kuşu, Sabun Kokulu Masal, Lunaparkta Keyifli Bir Gün, Cemilhan'ın Maceraları, Büyüklere Küçüklerden Masallar, Kayıp Balerin, Yüzyılın Masalları, Yavru Kedi, Gökçe Özgür Olmak İstiyor, Bir Pazar Günü, Paylaşmak Çok Güzel kitaplarının yazarı.
son söyleşimizin bu olduğunu bilmesem de Yalova’da iyi ki anlatmış çocukluğunu…