Aç bir Ceylan gibi 3. Bölüm
- Yazar: Zeynep Aligizi
- 11 Mayıs 2026
- 6 kez okundu
AÇ BİR CEYLAN GİBİ
III. BÖLÜM
– Merhaba.
Kız irkildi. Dönüp baktığında tanımadığı, gözlüklü bir adamın tam yanında durduğunu gördü. Adam gözlüğünü çıkardı. Tertemiz giyinmişti. Tam bir İtalyan’a benziyordu… Aynı adamdı!
Kız o kadar şaşırmıştı ki selam almayı unuttu. Ağzı açık bir halde adama bakıyordu. Adam gülümseyerek hafifçe kıza eğildi, fısıldadı:
– Aç kalmış bir ceylan…
Kız utandı, kızardı…
– Nereden geliyorsun? – diye adam nezaketle sordu.
– Dersten…
– Biliyorum. Demek burada okuyorsun.
– Evet…
Yan yana yürümeye başladılar. Kız sormak istedi: Nereden çıkıp gelmişti buraya? Onun buralarda ne işi vardı? Hani köye gidecekti? Ama hiçbir soru sormadı. Heyecandan titrediğini hissediyordu. Boğazı da kurumuştu, yutkunup duruyordu.
– İstersen buralarda biraz dolaşalım. Acelemiz yok ya?
Kız başıyla “Hayır” işareti yaptı. Bu “Hayır” ikinci sorunun cevabıydı. Ama ne dolaşması, neden dolaşmaları gerekiyordu ki?
– Hava güzel, – dedi adam onun düşüncesini anlayarak, – yürüme mesafen çok mu?
Kız başıyla “Evet” dedi. “Ne alakası var?” diye içinden düşündü ama diline getirmedi. Adamın teklifi nedense hoşuna gitmişti, itiraz etmek istemiyordu.
– O zaman gel, bir yerde biraz oturalım, – sonra etrafına baktı, sanki birini arıyordu. – Acelemiz yoksa bir çay da içebiliriz.
– Hayır, zahmet etmeyin… – dedi kız zayıf bir sesle itiraz ederek. Ama sanki kuruyan boğazı onun söylediğinin tersini yapıyordu. Boğazını temizledi.
Adam dikkatlice onun elindeki laptopu aldı.
– Ver, ben taşıyayım, sana ağır gelir.
Kız hiçbir şey demedi. Heyecanı gittikçe artıyordu. Bu adam ondan ne istiyordu? Neden kendi yoluna gitmiyordu?
– Siz burada birini mi bekliyordunuz? – diye kız aniden sordu.
– Hayır, neden ki?
– Ben… öyle sandım…
– Yok, tesadüfen geçiyordum, seni gördüm ve durdum.
– Haa, – dedi kız ne diyeceğini bilemeyerek. Aslında adamın söyledikleri pek inandırıcı da değildi. Ama konuşma öyle bir noktaya gelmişti ki, bundan fazlasını söylemek de uygun olmazdı.
Birbirilerinden biraz aralıklı yürüyorlardı. Adam ara sıra nedense, yolunu yürüyemeyen ve annesine tutunan bir çocuk gibi, kızın koluna ve omzuna dokunuyordu. Kız bundan rahatsız olsa da, sanki hiçbir şey hissetmiyormuş gibi davranıyordu.
Adamın ısrarıyla oturdular. Kız tedirgin bir halde etrafına bakıyordu; birden yanlarından geçenlerden biri onu tanıyabilirdi. Adamın ise dünya umurunda değildi. Önce dondurma sipariş etti, ardından çay getirmelerini istedi…
***
– Vallahi, ne diyeyim bilmiyorum, – kızın annesi kızı adına konuşmak istemedi. – Şimdi o eski zamanlar değil ki, kalkıp kızımızı görüp beğenmediği birine verelim…
– Kim demiş buluşmasınlar? – damat tarafından gelen misafir biraz kendinden emin bir tavırla konuştu. – buluşsunlar, dolaşsınlar, birbirilerini tanısınlar.
– Yok daha neler… – diye bir ses araya girdi. Bu, kızın küçük kız kardeşiydi.
Gelen misafirlerle ev sahipleri birbirilerine her şeyi anlatmaya çalıştılar; evden, iyi şartlardan, imkândan, iş güçten söz ettiler, sevgiden başka… Bunu kız ile oğlanın işi olarak düşündüler; eğer olur giderse, büyükler de hayır duasıyla işi hayra bağlarlardı.
***
Zeynep Aligizi
Editör: Elif Ünal Yıldız
Hikayenin birinci ve ikinci bölümleri için;

[…] Aç bir Ceylan gibi 3. Bölüm […]
hemen evliliğe gitmiş olamaz.... Hayır!!!!