Neden Zekat Vermeliyiz?

Neden Zekat Vermeliyiz?

Vermeden Kazanamazsın

Dünya’ya geldik büyüdük, yetişkin olduk, belirlenen süre doldu ve yaşamımız son buldu.

Bu bir kısır döngüdür kimileri doğarken kimileri ölü, kimileri gülerken kimileri ağlar bu hayat böyledir. Acıyı da tadarsın tatlıyı da.

Hüznü de yaşarsın mutluluğu da ama aslında bir şeyin zıttı yokken o şey pek bir değerli olmuyor. Her şey bir düzen içinde işlemekte  ve ne zaman o düzen bozulursa orada kopukluklar. bozulmalar yaşanır. İşte biz insanların bu bozulmaya neden olduğu şeylerden biri de malımız da hakkı bulunanlara hakkını vermemek…

ZEKAT

Bir Müslümanın dinimizce zenginlik ölçüsü, kabul edilen mal varlığını ihtiyacı olan belirli kişilere Allah rızasını gözeterek vermesidir.
Maalesef ki biz insanlar dünyanın pembe süslerine kapılıp kendimizden geçerek o kadar çok bencillik yapıyoruz ki. Etrafımızdaki insanları bir kenara koyalım kendi yakınımızdaki eşimizi, dostumuzu, ailemizi, akrabalarımızı bile görmezden geliyoruz.
Oysa farkında olmadığımız bir şey var o mal bize ait değil, biz bile bize ait değiliz kaldı ki malımız bizim olsun. Öldükten sonra ne götürebiliriz ki ahirete yaptığımız amellerden başka, ne geliyor bizimle? Anlık heva ve heveslerimiz için sonsuz saadetimizden vazgeçiyoruz…


Unutmayalım ki zenginin malında fakirin hakkı vardır. Allah sana o malı fakire de veresin diye veriyor böylelikle aramızdaki sosyal bağlar güçlenmiş oluyor. Belki bir gün küçücük yardımının dokunduğu bir insan, yarın bir gün seni kocaman bir felaketten kurtaracak (ahde vefa) bunu nereden biliyorsun?


Sen ihtiyacından fazla alıp nefsini şımartmakla bir şey kazanmazsın ama ihtiyacın kadar harcayıp bir kısmını ihtiyaç sahiplerine versen o verdiğin kişi çok şey kazanır bu onun hayatını sürdürmesine katkı sağlar. Aslında kendi malını değil hakkı olana hakkını vermiş oluyorsun.
Yaptığınız hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz emin olun. Ayetlerle örnek verecek olursak;

“Namazı kılın, zekâtı verin, önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah’ın katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı noksansız görür.”
(Bakara / 110. Ayet)

“Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman edenler, namazı kılanlar, zekâtı verenler, Allah’a ve ahiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük mükâfat vereceğiz.”
(Nisâ / 162. Ayet)

Cennete en son girecek peygamber kimdir bilir misiniz?
Hz. Süleyman’dır…
Peki ya neden?
Çünkü bir kuruşun hesabını vermek bile o kadar çok zaman alacak ki seneler asırlar geçecek. Biliyoruz ki en zengin peygamber de Hz. Süleyman’dır. Bir peygamber dahi olsa malının hesabını vermeden kimse cennete konulmayacaktır.
Görüyoruz ki aslında dünyada sahip olduğumuz mallar bize kocaman bir yük.

Arşın gölgesinde gölgelendirilecek  yedi insan vardır yani kıyamet günü Allah’ın gölgesi altında gölgelendirilecek insanlar. Bu yedi kişinin arasında infak edenlerde var. Yani Allah rızası için gönüllü olarak malını paylaşanlar. Düşünün ki malımızı paylaşmak işte o kadar önemli bir olay belki bize küçük bir ayrıntı ama ihtiyacı olan kişiler için en önemli detay…

Demem o ki:

“Ey Müslüman kardeşim nedir bu mal mülk merakı?
Bilmez misin ki yol yakındır gelecektir ölüm telaşı.”

“Sen sen ol vazgeç bu dünya sevdasından
Gel kimlerle haşr olunduğuna bak Arşın altından…”

Tutku BATMAZ

 

Editör: Nigar KAYA

Yorumlar (9)

  1. Neşe Atakan
    • 4/02/2024

    Cok güzel bir yazı olmuş kaleminize yüreğinize sağlık 👏👏👏

    • 4/02/2024

    Cok güzel bir yazı olmuş kaleminize yüreğinize sağlık 👏👏👏

  2. İnsan aldığı nefesin bile zekâtını vermeli bana göre... Harikasınız kaleminize sağlık

  3. Nigar KAYA
    • 3/02/2024

    Kalemine yüreğine sağlık 👏🏻👏🏻👏🏻

  4. Ece Çinler
    • 3/02/2024

    Kaleminize sağlık hocam çok güzel ifade etmişsiniz

  5. Damla
    • 3/02/2024

    Çok güzel bir konuya değinmişsiniz Tutku Hanım insanların doyumsuzluk ta zirve yaptığı dönemlerdeyiz malesef

  6. Zeynep
    • 3/02/2024

    Kalemine yüreğine sağlık

  7. Suat Korkmaz
    • 3/02/2024

    Çok güzel anlatmışsınız. Zaten çok ünlü bir yazar da bu konuya değinmiş. Zenginlere doyurabilseydik fakirler olmazdı diye👏🏻👏🏻👏🏻

  8. Mustafa Dinç
    • 3/02/2024

    Benim bir akrabam vardı, o sırada zekat hesaplıyordu. Mal varlığını söyledi ve ödemesi gereken zekatın 40.000 TL olduğunu söylediğimde verdiği cevap ilginçti. O çokmuş ya, ben o kadar ödeyemem Düşünün artık işte... Fakirlerin neden daha fakir zenginlerin daha neden çok aç gözlü olduğunu...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tutku BATMAZ

08.07.2000 Çankırı doğumluyum. Üç kardeşli ailenin ortanca çocuğuyum. İlk-Orta ve Lise eğitimimi Çankırı’da gördüm. Eğitimimi tamamladıktan sonra Kız Kur’an kursuna hafızlık eğitimime başladım. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın on sekiz yaş üzeri kuran okuma yarışmasında Çankırı birincisi oldum. Dört yıllık eğitim sonunda 2022 Mart ayında hafızlık eğitimimi tamamladım. Şu anda Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okuyorum. Katıldığım çoğu hikâye, şiir, makale gibi yarışmalarda derecelere girdim. Bazı dergilerde yazılarım yayınlanmıştır. Şu anda İlimizde bulunan, Kız Kur'an kursunda eğitmen olarak görev yapıyorum. Boş zamanlarımda hafızlık tekrarı yapıyor kitap okuyorum. Hafızlık süresinde bile yazmaya devam ettim. Şiir okumayı severim. Kitaplardan da, biyografi tarzı romanlar ilgi alanımdadır. Aynı zamanda bir şeyler kaleme almak benim için bir tutku olmuştur. Hali hazırda yazdığım kitabım yayımlanma aşamasındadır. İnsanlara faydalı bir kitap olması dileğiyle.