EY Hamza! Heybetini Gizli Tut Yürüyüşün Ölümü Korkutuyor

EY Hamza! Heybetini Gizli Tut Yürüyüşün Ölümü Korkutuyor

Bu yazımda nedense Allah’ın Aslanın’dan söz etmek istedim.

“Ne sayfalar yeter ne yürekler dayanır.

Öyle güzel sahabelerimiz var ama Hz. Hamza’nın hikayesi bir başka.”

Ne demişti Resul’ü Ekrem?

“Ya Hamza! Heybetini gizli tut. Yürüyüşün ölümü korkutuyor…”

Çok kısa da olsa onu tanıyalım derim ne dersiniz?

Hz. Hamza, yüce Allah’ın “Seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdim, sen olmasaydın alemleri yaratmazdım” dediği, güllerin efendisi, Nebiler Nebisi Hz. Muhammed (s.a.v)’in en bir kıymet verdiği amcası, aynı zamanda da süt kardeşidir. Lakabı “Esedulalh” yani “Allah’ın Aslanı” demektir.

Hamza bin Abdülmuttalib yiğitler yiğidi ve cengaverler cengaveriydi. Heybeti, gücü ve kudretiyle müşriklerin kalbine korku salardı…
568-570 yılları arasında Mekke’de doğmuştur. Abdülmuttalib bin Haşim’in oğullarından birisidir, annesi Hz. Muhammed’in amca kızı Hâle bint Vüheyb’dir. Çocukluk ve gençlik yıllarını Peygamber Efendimiz’le geçirmiştir, dolayısıyla yaşları yakındır.

Nasıl müslüman oldu?

Bir gün Hz. Hamza Hz. Muhammed’in, Ebu Vehil tarafından hakarete uğradığını duyar ve sinirlenir, zaten avcılık yapmakta olan Hamza okunu da aldığı gibi yeğenini üzen Ebu Vehil’in yanına gider ve onu orada yaralar. Peygamberimiz Hz. Hamza’yı da o olaydan sonra İslama davet eder ve Hz. Hamza Müslüman olur. Fakat bu olay müşriklerin hoşuna gitmez. Çünkü Hz. Hamza onlar için çok güçlü ve korktukları bir rakiptir. Hamza’nın Müslümaların tarafına geçmesiyle, Müslümanların güçlendiğini düşünürler.

Hz. Hamza birçok savaşa katılarak Müslümanların galibiyetinde önemli roller oynamıştır.
Bilindiği gibi çöllerde aslanlar çoktu ve o korkusuz bir avcıydı. Çoğu gecelerde çöllerde kalırdı. Rivayet odur ki şehre dönerken kesilmiş aslan başıyla döndüğünden bile bahsedilmiştir. Bu nedenle aslandan bile daha güçlü olduğu söylenirmiş.

Hz. Hamza, Bedir savaşında Şeybe b. Rebîa’yı öldürdü ve Ebû Süfyân b. Harb’in karısı Hind’in babası Utbe b. Rebîa’nın öldürülmesine yardımcı oldu. Aynı zamanda Kureyşi’n ileri gelen müşriklerin öldürülmesinde de büyük katkıda bulundu.

Vefatı nasıl oldu?

Mekke’nin çok duyulan isimlerinden Ebu Süfyân’ın eşi olan Hind, Bedir savaşında öldürülen babasının intikamını almak istiyordu ve Hz. Hamza’yı öldürmesi için Vahşi bin Harb adlı bir köleyi tuttu.
Hz. Hamza Uhud savaşı sırasında Vahşi’nin attığı mızrak darbesiyle şehit oldu. Vahşi Hz. Hamza’nın kalbini söküp Hind ‘e götürdü ve Hind Hz. Hamza’ nın kalbini dişledi. ( Edindiğimiz bilgilere göre Hz. Hamza’nın yüreğini alıp yemeye çalışırken yüreğin taşa dönüştüğü ve Hind’in orada Müslüman olduğu söylenir).  Aynı zamanda Hz. Hamza’nın kulağı burnu ve bazı organları da kesildi. Peygamber efendimiz amcasının şehit olduğunu duyunca çok üzüldü ve hatta üstüne eşi Hz. Hatice de vefat edince o yıl “hüzun yılı” olarak anıldı.

Hz. Hamza’ya şehitlerin efendisi anlamına gelen “Seyyidüş-şüheda” dendi.

Hz. Muhammed orada yemin eder, Allah’a and olsun ki bana zafer nasip olursa ben de yetmiş kişiye, senin yerine böyle yapacağım der ama hemen arkasından ayet iner.

“Eğer ceza vermek isterseniz, size yapılanın aynıyla mukabele edin. Sabrederseniz and olsun ki bu, sabredenler için daha iyidir.”
(Nahl/126)

Daha sonra Vahşi Müslüman olur ve Peygamberimiz ona şöyle der : “Allah seni affetti ama ben, seni görünce amcamı hatırlıyorum, üzülüyorum. ” Bu nedenle Vahşi onu üzmemek için peygamberimize pek gözükmez, namazını bile hep son saflarda kılardı.

İslam uğruna, kitabımızı, dinimizi korumak uğruna bu yolda nice Hz. Hamzalar feda oldu. Allah şefaatlerine nail eylesin…

“Korkmaz yiğit cenkten
Ses verir kükrer öteden”

“Aslanmış ki o, ne aslan
Namerdin yüreğine korku salan”

 

Tutku BATMAZ

Editör: Nigar KAYA

Yorumlar (6)

  1. Yıldız Tek Gamlı
    • 28/01/2024

    Hz. Hamza yı her okuduğumda hüzün doluyorum. Kalemine sağlık güzel kardeşim ❤️

  2. Gönül dostu
    • 27/01/2024

    Harikulade ben de Hz Hamza'yı farklı severim...

    • 27/01/2024

    Tebrik ederim çok güzel bir paylaşım olmuş 🥰

  3. Nigar KAYA
    • 27/01/2024

    Kalemine yüreğine sağlık genç yazarım...👏🏻👏🏻👏🏻

    • 27/01/2024

    Çok güzel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık 👏🏻👏🏻👏🏻

  4. Zeynep
    • 27/01/2024

    Kalemine yüreğine sağlık çok güzel bir yazı olmuş sehabilerimizin hayatlarını yazmanızı merakla bekliyorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tutku BATMAZ

08.07.2000 Çankırı doğumluyum. Üç kardeşli ailenin ortanca çocuğuyum. İlk-Orta ve Lise eğitimimi Çankırı’da gördüm. Eğitimimi tamamladıktan sonra Kız Kur’an kursuna hafızlık eğitimime başladım. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın on sekiz yaş üzeri kuran okuma yarışmasında Çankırı birincisi oldum. Dört yıllık eğitim sonunda 2022 Mart ayında hafızlık eğitimimi tamamladım. Şu anda Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okuyorum. Katıldığım çoğu hikâye, şiir, makale gibi yarışmalarda derecelere girdim. Bazı dergilerde yazılarım yayınlanmıştır. Şu anda İlimizde bulunan, Kız Kur'an kursunda eğitmen olarak görev yapıyorum. Boş zamanlarımda hafızlık tekrarı yapıyor kitap okuyorum. Hafızlık süresinde bile yazmaya devam ettim. Şiir okumayı severim. Kitaplardan da, biyografi tarzı romanlar ilgi alanımdadır. Aynı zamanda bir şeyler kaleme almak benim için bir tutku olmuştur. Hali hazırda yazdığım kitabım yayımlanma aşamasındadır. İnsanlara faydalı bir kitap olması dileğiyle.