Otizmi Nasıl Bilirsiniz?

Otizmi Nasıl Bilirsiniz?

Otizmi Nasıl Bilirsiniz?

Bilmek Zorunda mıyız ki ?

Herkes bilmek zorunda mı ? 

Bilmek zorundayız! 

Ülkede kaç milyon özel gereksinimli birey yaşıyor ve aileleri hangi rakama ulaşıyor? Tanılar ne olursa olsun hangi sorunları yaşıyorlar duymak görmek bilmek zorundayız.

Toplu taşıma araçlarında otizmli bir çocuğun girdiği ağlama krizlerine müdahale etmeye çalışan annenin bir de insanların tuhaf bakışları ile nasıl mahcup ve üzgün hissettiğini. 

Toplumun kolektif sorumluluk bilinci ile hareket etmesi gereken bu konuda özel gereksinimli çocukları olan ailelerin, neden bu kadar yalnız bırakıldığını düşünmek zorundayız. 

Bilmeliyiz hangi özel durumda hangi zorlukları yaşıyorlar ve asıl engelin kendi durumları değil onların yaşamını zorlaştıran koşullar ve insanlar olduğunu. 

Bilmek zorunda olduğumuz şey neden haklarını alırken bu kadar zorlandıkları, alabildikleri ölçüdeki hakları için ise neden lütuf muamelesine maruz kaldıkları. 

Otizm denince neden okulların kılı kırk yararak aileleri bu kadar uğraştırdıklarını bilmek zorundayız. Sosyal dışlanma yaşayan bu çocukların ailelerinin psiko-sosyal destek bulamadığı ve yalnızlığa karamsarlığa mahkum bırakıldıklarını. 

Kaynaştırma eğitimi dediğimiz sistemde kaç çocuğun ailesinin hayal kırıklığına uğradığını bilmek zorundayız.

Özel eğitim nedir? Ne için gereklidir? Hangi alanları desteklenmek zorundadır? Eksiklikleri nelerdir bilmek zorundayız. 

Keşke tanı alan çocuklarımızın sayısı artmasa ama gözle görülür bir artış yaşıyoruz ve ailelerin otizm yelpazesindeki çocukları ile neler yaşadığını, fiziksel güç maddi güç zaman ve emek harcayarak yaşamda bir yer edinmeye çalıştıklarını, büyük paralar harcamak zorunda bırakılan o ailelerin yeter ki çocuğum iyi olsun diye her şeyi gözden çıkardıklarını bilmek zorundayız.

Kimse başına gelmeyince anlamak ve hak savunuculuğu yapmak istemiyor lakin geçen zaman bu çocukların aleyhine işlerken yarın toplumca başka sorunları konuşuyor olacağız. 

Bahsettiğimiz rakamlar yüksek, otizmi yaşayan çocukları her yerde görmeniz mümkün ve doğru orantıda eğitimin kalitesi düşmekte, nitelikli eğitimi geçtik temel eğitimlerini bile alamayan özel gereksinimli çocuklar var. 

Toplumun bilinç ve farkındalığı yerinde sayıyor, ” Farkındalık” diye bağırışımız sadece 2 Nisan’da duyuluyor sonrasında unutuluyor. 

Ailelerin sosyal, duygusal, maddi ve manevî yorgunlukları ve destek bulamamaları onlara tükenmişlik hissettiriyor çünkü bilinen bir gerçek var ki bir eve otizm girdiyse o evde hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.

Tüm bu yazdıklarımı okurken ne kadar zor dediyseniz, bir de yaşarken zorlananları düşünün ve bilmenin ötesinde harekete geçmek için bir adım atın. Farkındalığınızı göstermek için her zaman büyük adımlara gerek yoktur. Otizmli bir çocukla yaşayan ailelere sizler için ne yapabiliriz? demek bile bir adımdır.

Başınıza gelmiş olması şart değil engelli dernekleri federasyonları ve buna benzer oluşumlara gidip oralarda neler yapılıyor bir bakın. İş birliği yapmanız için özel çocuğunuz olması gerekmiyor yeter ki el vermek isteyin. 

Bütün bu yazdıklarımı bilmeyi istemek her kişinin kendi tercihi olmakla birlikte, bilmiyorsanız da sizden yargılayıcı konuşmalarınızı, tuhaf bakışlarınızı, önyargılı kalıplarınızı çocuklarımızın üzerinden çekmenizi istirham ediyoruz. Çünkü aileler otizmli çocuğuna emek vermekten asla yorulmuyor da; sizin ön yargılarınızı kırmak, sevgisizliğinizi törpülemek onlara zor gelen.

Günümüzde otizm daha çok bilinmek zorunda çünkü aşağıya yazacağım veriler doğrultusunda anlayacağız ki bu durumlar sadece o çocukları değil, sadece ailelerini değil, bütün toplumu ilgilendiriyor; 

Ülkemizde otizm platformlarının verilerine göre yaklaşım 150.000 ‘i 0- 14 yaş olmak üzere 550.000 otizmli birey vardır. 

Nüfusa projeksiyon yapıldığında ülkemizde yaklaşık 1.387.580 otizmli birey olduğu ve bu durumdan etkilenen 5 milyon aile ferdi olduğu tahmin edilmekte. (2021-2023 arası verilerden alınmıştır) 

Yıllara göre otizm görülme oranları ;

1975 – 1/5000  

1985 – 1/2500 

1995 – 1/ 500 

2001 – 1/ 250 

2004 – 1/ 66 

2009 – 1/110 

2012 -1/88 

2014 – 1/68 

 Erkek çocuklarında kızlara oranla 5 kat fazla görülmüştür.

Bu veriler ışığında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın açıkladığı Otizm Eylem Planının uygulamaya konulmasını ve bu çocuklarımızın tam manasıyla nitelikli eğitimlerinin arttırılmasını, otizm görülme sıklığına paralel olarak eğitim koşullarının iyileştirilmesini temenni ediyoruz.

Bu durum artık rica durumundan öte bir zorunluluk haline gelmiştir. Eğitimde feda edilecek tek bir ferdimiz yok ilkesi ile hareket edeceksek “Özel Gereksinimli” her evlat da feda edilmemeli gözden çıkarılmamalıdır. 

Otizmli evladı olan bir anneden insanlığa not; 

İyilik dediğiniz şey her zaman somut bir yardım değildir bazen bir çocuğun gözlerinin içine bakıp ona değerli olduğunu hissettirmek her şeyiyle varlığının kıymetli olduğuna inanmak ve buna ikna etmek her şeyin üstündedir. Bunu yapmak için eğitimli biri olmanıza gerek yoktur kalbinizi ve vicdanınızı eğitin yeterli.

Elif AY

Editör: Nigar KAYA

Baş Editör: Elif ÜNAL YILDIZ

Diğer Yazılarımı Okudunuz mu?

https://fisildayankalemler.org/yasamayi-abartma-sanati/

 

Yorumlar (4)

    • 9/04/2024

    Bilmesek ... Tedavisi olsa ...

  1. Bilmek zorundayız, artık fark etmek zorundayız 😍 Harika bir bilgilendirme olmuş teşekkürler ❤️

  2. Hilal demir
    • 31/03/2024

    Yine harikalar yazmışsın hem.kalbe dokunup hemde bu kadar aydınlatıcı akıcı olmasi takdire şayan kalemine sağlık kuzum benim ❤️

    • 31/03/2024

    👏👏👏👏 çok faydalı ve aydınlatıcı bir makale olmuş emeğinize sağlık , farkındalığın artması dileğiyle

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elif AY

12.08.1991 İstanbul Üsküdar doğumluyum , 33 yaşındayım İstanbul Üniversitesi Sosyal hizmetler mezunuyum, evliyim biri özel gereksinimli iki oğlum var , uzun süredir özel gereksinimli çocukların ve ailelerinin yaşadıklarını yazıyorum. Makale ve köşe yazarlığı yapıyorum