HARCANMA…

HARCANMA…

  Belki her şeyi olduğu gibi kabul etmek lazım ya da tecrübe denen acıları alıp uzaklaşmak. Ama ikilemlerde kalmayı seviyorum. Hayatta daha büyük acılara göğüslenecek güç bulamıyorum kendimde, belki sorun değil bu yaşananlar ama neden saat gecenin bir yarısını geçmiş ve neden hala ayaktayım. Belki konuşmayı bilmiyoruz ya da konuştuğumuzu zannettiğimiz anlarda, beni anladığını düşündüğümde binlerce kilometre uzaktaymışsın gibi hissediyorum. Neden bu kadar umutsuzum veya mutsuz olmak için birçok neden mi yaratıyorum aslında? İçimdeki boşluğu dolduramadığım için mi her şeyi bu kadar sorun yapıyorum, bu boşluk niye? Neden hep kendimden bu kadar verdim diye üzülüyorum, ardından hiçbir şeyinden ödün vermiyor, neden böyle bencil olamıyorum diye kızıyorum kendime. Olması gereken onun yaptığı da ben mi zorla sokuyorum burnumu onun hayatına. Neden hayatındayım kendi hayatımı silerek ortak oldum hayatına? Neden her şeyimi kaybettim? Neden ben ben olamadım, o hiçbir şeyinden fedakarlık etmezken bana. Hata burada galiba, ne ben bunu düzgünce anlatabiliyorum ne de o beni anlıyor. Her geçen gün ben yok olurken o büyüyor büyüyor. Verecek hiçbir şeyim kalmadığında o her şey olacak bense bir hiç. Bu kadar acımasız olmamalı hayat ve ben bu kadar hiç olmamalıydım oysa.

Yorumlar (5)

  1. Yıldız Tek Gamlı
    • 14/01/2024

    Çok teşekkür ederim semiray hocam ❤️

  2. Yıldız Tek Gamlı
    • 14/01/2024

    Çok teşekkür ederim Furkan Diker

  3. Furkan DİKER
    • 18/12/2023

    Yüreğinize sağlık hocam çok güzel serzeniş

  4. Semiray
    • 18/12/2023

    Ne güzel içten bir yazı olmuş tebrikler canım arkadaşım

  5. Semiray
    • 18/12/2023

    Ne güzel içten bir yazı olmuş tebrikler canım arkadaşım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yıldız TEK GAMLI

1976 yılında Ankara’nın Altındağ ilçesinin bir semti olan Doğantepe’de büyüdüm. Aslen Nevşehirliyim. Tipik bir Anadolu ailesinin altı çocuğundan biriyim. Konya Selçuk Üniversitesi Akşehir M.Y.O. Muhasebe bölümünü bitirmek dışında Ankara’dan ayrılmadım. Ankara Hacettepe Üniversitesi Sağlık İşletmeciliğini tamamladım. Amerikan Kültür Derneği’nde İngilizce öğrendim. Bu arada Ankara Tabipler Odası’ndan Hastane Yönetimi eğitimini bitirdim. Tüm bu eğitimleri tamamlarken Ankara Özel Güven Hastanesi’nde 7 yıl çalıştım. Evlenince kendi sağlık işletmemize geçip 4 yıl Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nü yürüttüm. AÇEV (Anne-Çocuk Eğitim Vakfı)’le tanışıp, gönüllü annelik yaptım. Çocuklarla daha mutlu olduğumu fark edince Çocuk Gelişimi ve Eğitimi’ni bitirip, 2 yıl devlet okullarında sözleşmeli, 2 yıl özel kurumlarda İngilizce ve İngilizce Drama öğretmenliği yaptım. Meme ve lenf kanseri nedeniyle çocuklarım olan öğrencilerimden ayrıldım. Tedavim devam ederken TEMA Vakfı ile tanışıp, çocuklara doğayı anlatmanın yanında, ara ara yine onlarla birlikte vakit geçirmenin yolunu buldum. 2019 yılında Bursa Nilüfer’e taşındım. Kızlarım üniversiteye başlayınca, “eğitimin yaşı yok” deyip, hayalim olan Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü (Almanca) okudum. Minik Saka Kuşu, Sabun Kokulu Masal, Lunaparkta Keyifli Bir Gün, Cemilhan'ın Maceraları, Büyüklere Küçüklerden Masallar, Kayıp Balerin, Yüzyılın Masalları, Yavru Kedi, Gökçe Özgür Olmak İstiyor, Bir Pazar Günü, Paylaşmak Çok Güzel kitaplarının yazarı.