HAFIZASINI BAŞKASININ UNUTUŞUNDA ARAYAN İNSAN

HAFIZASINI BAŞKASININ UNUTUŞUNDA ARAYAN İNSAN

 

HAFIZASINI BAŞKASININ UNUTUŞUNDA ARAYAN İNSAN

Bir balık olduğunuzu düşünün. Suyun içinde, kendinize ait bir dünyada yaşıyorsunuz. Ne insanın savaşlarından haberiniz var ne de bitmek bilmeyen hırslarından. Suyun akışını, tehlikenin kokusunu, yaşamın ritmini biliyorsunuz. Belki hatırlıyorsunuz, belki unutuyorsunuz. Fakat hiçbir zaman hafızanızın bir başkasının ihtiyacına dönüşeceğini düşünmüyorsunuz.

Derken bir gün insan geliyor.

Sizi sudan çıkarıyor, yaşamınıza son veriyor ve yağınızı tüketerek kendi hafızasını güçlendirmeye çalışıyor.

İroniye bakın!

İnsan, başka bir canlının yaşamına son vererek kendi zihnini daha iyi koruyabileceğine inanıyor. Üstelik bunu yaparken yaşamın kendisine ne kadar az değer verdiğini hatırlamıyor.

Acaba insanın asıl sorunu hafızasının zayıflığı mı, yoksa hatırlamak istemediği şeylerin çokluğu mu?

Aristoteles insanı akıl sahibi bir varlık olarak tanımlarken, aklın yalnızca düşünme yeteneği olmadığını, erdemli bir yaşamla anlam kazandığını da vurgulamıştı. Oysa modern insan, aklını geliştirmek adına doğayı tüketirken bu erdemi ne ölçüde koruyabiliyor?

Bir canlıyı yalnızca kendisine sağlayacağı faydayla değerlendirmek, onu varlık olmaktan çıkarıp nesneye indirgemek değil midir?

İnsan ormanları yok ediyor, sonra temiz havanın önemini anlatan kitaplar yazıyor. Denizleri kirletiyor, ardından doğanın iyileştirici gücünü araştırıyor. Hayvanların yaşam alanlarını daraltıyor, sonra onların sağlığına sağlayabileceği katkıları keşfetmekle övünüyor.

Sanki önce dünyayı yaralıyor, ardından yaralarını tedavi edecek bilgeliği yine o yaraladığı dünyada arıyor.

Belki burada asıl mesele beslenme alışkanlıklarımız değildir. İnsan doğası gereği başka canlılarla kurduğu beslenme ilişkilerinin bir parçasıdır. Asıl mesele, bu ilişkinin sınırsız bir hakka ve düşüncesiz bir tüketim anlayışına dönüşmesidir.

Çünkü bir şeyi yapabiliyor olmak, onu her koşulda yapmaya ahlaken yetkili olduğumuz anlamına gelmez.

Balığın hafızasını küçümseyen insan, kendi tarihinden kaç ders çıkarabilmiştir?

Savaşları hatırladığı hâlde yenilerini başlatan, kıtlıkları bildiği hâlde yiyecekleri israf eden, doğanın yok oluşunu izlediği hâlde tüketimini artıran insanın gerçekten hafıza güçlendiriciye mi ihtiyacı vardır?

Yoksa biraz vicdana mı?

Belki de unutkanlığın en tehlikeli biçimi, geçmişte yaşananları hatırlayamamak değildir

Bildiklerinin gereğini yapmamaktır.

Ve belki bir gün insan, hafızasını güçlendirmek için başka canlıların yaşamından medet ummak yerine, kendi belleğinde çoktan yer etmiş bir gerçeği yeniden hatırlayacaktır:

Bu dünya yalnızca ona ait değildir.

Ne tuhaf bir varlıktır insan!

Hatırlamak için her yolu arar.

Ama en çok da hatırlaması gereken şeyi unutur:

Yaşamak, yalnızca kendisi için verilmiş bir ayrıcalık değildir.

Yeşim Şahin Yaman

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

MÜREKKEP BALIĞININ DÜNÜ VAR MI

Yorumlar (1)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    insan olmadan dünya düzenini bulur, kendini yeniler… dünya olmadan insan ne olur? bu ikilemin cevabını bulmak zorundayız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeşim Şahin YAMAN

YEŞİM ŞAHİN YAMAN Ankara doğumlu yazar ve emekli diş hekimi Yeşim Şahin Yaman, Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi mezunudur. Yalova’da yaşamaktadır. Roman, öykü, şiir, deneme ve senaryo türlerinde eserler üretmekte; Yorucu.com’da yazılar yayımlamaktadır. Sosyoloji ile Halkla İlişkiler ve Reklamcılık eğitimlerini sürdürmektedir. Edebiyatın yanı sıra resim, seramik ve el nakışıyla ilgilenmektedir. ESERLERİ • Sinemanın Büyülü Denizinde Sinopsis Dalgaları • Halkla İlişkiler Dijital İletişim ve Sosyal Sorumluluk Yönetimi • Kriz ve Yönetimi • Dünya Büyük Bir Masaldı • Her Şey Çok Önceden Söylendi • Modern Dünyanın Küçük Delilikleri • Seramik Öyküler • Yanlış Zaman • Dünyanın Mitolojik Aşk Şiirleri • Kömür Karası Bir Türkü • Dağların Nefesi • Yemin ve Kül • Gelecekten Damat • Ekrandaki Kibritler • Diken • Kara Yazma • Geri Geldik • Antarktika Kodu • Berlin’de Kaybolan Bahar • Cinema of Magic • Evvel Zaman İçinde