“En Doğru Rüya Tabirleri”

“En Doğru Rüya Tabirleri”

Rüyalar

Bilimsel olan hiçbir veriye başvurmadan sadece tecrübe ve gözlemlerimi anlatmak istiyorum.

Rüya tabirleri hakkında yazmak istedim çünkü bu alan çok farklı boyutlara geçebiliyor. Atalarımız der ki “Rüya daldaki bir kuştur onu ürkütmeyin.” Oysa biz etkisinde kaldığımız-kalmadığımız bütün rüyalarımızı sabah her gördüğümüze anlatabiliyor ya da tarayıcılardan yorumları okumaya koşuyoruz.

Peki ya o yorumlar sahih değilse ve göz doldurmak, oyalamak ya da yalan yanlış bilgiler içeriyorsa? Hafife aldığınız rüya tabirlerinin hayatınızı olumlu ya da olumsuz etkileyeceğini düşünebiliyor musunuz? Bence bu konuyu geniş kapsamlı düşünün derim. Nasıl bir âlem o uyku alemi? Uçuyoruz, sesimiz kısılıyor, bilmediğimiz yüzme, araba kullanma, enstrüman çalma işini yapıyor ya da zengin, fakir, olabiliyoruz. Etrafımızı kötülükler sararken meleklerle de doldurabiliyoruz. Hükmedemediğimiz ve yönetimimizde olmayan tek yer belki de uyku alemidir. Ya da her şeye sahip olabileceğimiz, en güçlü olduğumuz yer…

Çocukluğumdan beri rüya tabirleriyle alakalı o kadar çok şey duydum ki. Cahili, alimi, komşusu, akrabası herkes rüya tabircisi. Hele  ki bana anlatılan uzun rüyalar beni “İmdat!” diye bağıracak kadar daraltıyordu. Peki neden bazı insanlar kısa ve net olmayan rüyalar görürken bazıları saatler süren ve net rüyalar görüyor hiç düşündünüz mü? Ben çok düşündüm ve araştırdım. Tabii bilimsel ve manevi açıklamaları olduğundan ikisinden de bahsetmek istiyorum. 

Rüyanızı unutmak istemiyorsanız odanızda ayna bulundurmayın diyorlar mesela. Bunun cevabını da şu yönde düşündüm. Nasıl ki öğrencilere ders çalıştıktan sonra görsel bir şeye, ( televizyon ya da telefon gibi ) bakarsanız öğrendiğiniz konuları unutursunuz diyorlarsa ben de fikrimce rüya aleminden uyanınca bu gördüğünüz kendiniz dahi olsa; bu görselin geçmiş bilgileri sildiğinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Bir diğer varsayım da uyku kalitesinin iyi olduğu durumlarda ruhumuzun daha yükseklere ulaşıp rüyaları da daha net gördüğü söyleniyor. Bir diğer varsayım olarak da şunu öğrendim. Bu tamamen manevi bir husus…

Eğer kişi temiz kalpliyse ruhunun ki biliyoruz uyku yarı ölümdür. Ruhun semaya daha fazla yükseldiği söyleniyor. Burası tabii tartışılabilir…

Gelelim rüya tabirlerine; rüya tabir edilmeli mi edilirse kim, ne zaman ve nasıl etmeli? Konumuz tamamen bu aslında. Evet; rüya tabiri iman gibi adalet gibi kıldan ince kılıçtan keskindir. Bunu da bir örnekler anlatmak istiyorum.

“Zamanın birinde bir kadın rüyasında yılan görüyor ve rüyadan dehşetle uyandığı ve çok korktuğu için (Malum herkesin yaptığı) hemen bu rüyayı mahallesinde güvendiği komşusuna anlatıyor. Bu komşusu rüya tabirleri üzerine oldukça bilgili ancak bu arada asıl mesele bu değil. Mesele; kadın, rüyasında yılan gördüğü için tabirinin kötü olabileceğini düşünerek bu rüyayı kendisi değil de başkası görmüş gibi anlatmış. İşte ‘Komşumun merdiveninin altında yılan ve bu yılanın yanında da içi yumurta dolu bir sepet gördüm’ demiş.

Hem alim olan hem rüya yorumunun önemini bilen bu kişi rüyayı şöyle yorumlar. “Bu rüya çok hayırlı bir rüyadır ve manası da o kişinin zengin olacağına işarettir evladım.” demiş. Rüyanın tabirinin güzel olduğunu duyunca kadın, rüyayı aslında kendisinin gördüğünü söylemiş ancak tam da tabircinin dediği gibi bahsettiği komşusu zengin olmuş. Kadın ne kadar dirense de “benim rüyamdı.” diye esas olan ilk yorum olduğu için tabir bu yönde gerçekleşmiş. O yüzden ilk yorumlattığınız kişiye çok dikkat etmeli ve hayır konuşulmalıdır. Veyahut hiç kimseye yorum yaptırmadan “Hayırdır inşallah” deyip suya anlatmalıdır. Bunlar hurafe gibi görünse de rüyanın hayra çıkması için birçok tavsiyeler bulunmaktadır. “

Mesela; rüyanın hayra çıkması için dua etmek, suya anlatmak, rüya namazı kılmak, gördüğü rüyanın yine kötü olduğunu düşünüyorsa uyanınca sol tarafına üflenmesi veya tükürülmesi denir. Bunları yapmakta mahsur olduğunu düşünmüyorum. Çok önceleri ezberlediğim rüya duasını da buraya iliştirmek istiyorum. 

“Euzü bi-keliatillahi’l tammeti min gadabihi ve ıkabihi ve şerri’ibadihi ve min hamezati’s şeyatini ve en yehdurûn.” Okuyun ve Allah’a sığının.

Bir de kendi rüyalarını kendileri yorumlayanlar vardır. Ben onun öleceğini gördüm o ölecek, onun sınavdan kaldığını gördüm kalacak ya da sınavdan kaldığını gördüm tersi olurmuş, geçecek. Bence bu tür yorumlara girmeyin ne biliyorsunuz belki o sıradan sandığınız rüya size iki cihan mutluluğu verecek. O yüzden dalda duran kuşu ürkütmeyelim, Allah’a havale edin, teslim olun kâfi…

Sonuçta rüyalar üretilen, odalara çekilip izletilen bir olay değil. Rüyalar manevi atmosferde yaratıcının kudretiyle ve gerçekten yol göstermek, uyarmak ve diğer alemin nüshası hakkında bilgi veren bir o kadar da kıymetli bir olaydır. Soyut olsa da somut olaylara adımda bir haritadır diyebiliriz. Hz. Yusuf (as)’ın rüyalar hakkındaki yeteneğini de bilmeyenimiz yoktur. O halde inkar edemediğimiz bu olayı en olumlu hale getirmek için çok dikkat etmemiz gerekmektedir. Ya bir meşale olur ya da kör bir kuyu. Çünkü aynı materyali başka insanlar görür ve rüyanın içindeki diğer etken ve materyaller rüyanın anlamını değiştirebilir. Her yılan, her köpek, her yeşillik aynı manaya gelmez. Olaylar, renkler, ve hissiyatınızdan dolayı herkes aynı objede aynı olayı yaşamayabilir. Dikkatli olalım, rüyalarımızı herkese anlatmayalım…

Allah tüm rüyalarınızı hayra çıkartsın…

 

Nigar Kaya

Editör: BEREN KAYA

 

 

 

Etiketler:

rüya tabir uyku

Yorumlar (3)

  1. Bekir SEVİK
    • 18/02/2024

    Her makaleniz ayrı güzel bir tesbit Nigar Hanım. Sıradakini dört gözle bekliyorum.

  2. Nigar KAYA
    • 12/02/2024

    Teşekkür ederim güzel arkadaşım. 🙏🏻🙏🏻🙏🏻

  3. Yıldız Tek Gamlı
    • 11/02/2024

    Belki de yaşadığımız dünya rüya, rüyada gördüklerimiz gerçektir, kimbilir Hiç bu kadar üzerinde düşünmediğim, hayırdır İnşallah deyip devam ettiğim rüyaların insanları bu kadar etkilemesi de ilginç değil mi? Kalemine yüreğine emeğine sağlık ❤️

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Nigar KAYA

fisildayankalemler.org sitesinin Başkan yardımcısı ve yazarıyım. Doğma büyüme Çankırılıyım. İlk Orta Lise eğitimimi Çankırı'da gördüm. Anadolu Üniversitesi Laborant ve Veterinerlik bölümünü bitirdikten sonra Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Acil Afet Yönetimi Lisans bölümünü tamamladım. Halen Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde okumaktayım. Hemşireyim, hemşirelik mesleğim yanında Yazar-Şairim ve Editörlük yapıyorum. Bir çocuk annesiyim. Oğlum Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi.