Mevsimlerin Aynasında İnsan Ve Vefa

Mevsimlerin Aynasında İnsan Ve  Vefa

MEVSİMLERİN AYNASINDA 

 

İNSAN VE VEFA

Eylül… Sonbaharın başlangıcı, hazan mevsimi… Yaprak dökümüne adım adım yaklaştığımız derin bir zaman dilimindeyiz. İnsan tıpkı doğa ve mevsimler gibi zamanla değişime uğruyor. Çocukluk dönemi bir fidanın sürgün vermesi gibiyken, erişkinlik koca bir çınarın gökyüzüne kök salmasını andırıyor. Bu, hayatın en doğal döngüsü… 

Nicelerine tanık olduğumuz fırtınalar, kar, kış, kıyamet ve alev gibi kavurucu yaz günleri… Ardından yağmurla ferahlayan topraklar… İnsan tıpkı doğa ana gibi yaşam boyu her evreden geçer ve bedeninde, zihninde, hayatında silinmez izler bırakır.

Dostlar, arkadaşlar, akrabalar, anne, baba ve kardeşler… Zaman akar, insan büyür, kişiliği oturur ve gövdesi yıkılmaz koca bir çınara dönüşür. Gün gelir, o devasa çınar ya büyük bir aşkla ya da ufacık kıvılcımla yanar, küle döner. Güvendiği dağlara kar yağmaya, çok güvendiği dostluklara ve arkadaşlıklara olan bağı yavaş yavaş kopmaya başlar. Tıpkı ağacın köklerinin kuruması gibi, zamanla her şey şekil değiştirir.

Tam da bu noktada insan zihnindeki mahkemeler bir bir kurulur. Dostluklar yargılanır, arkadaşlıklar ve elbette en yakın akrabalar, aile bireyleri… Artık dönüşü olmayan bir hesaplaşma ve zihni kurcalayan o tek soru belirir: 

Acaba ben gerçekten hakiki dost ve arkadaşlara sahip miyim?

Acı ve kederde, mutluluk ve sağlıkta, paranın varlığı ve yokluğunda… Kısacası mevsimlerin en serti olan kara kışta, soğuktan üşüyen yüreğini kim bilebilir? Baharda yeniden açacak çiçekleri müjdeleyen hangi el omuzundadır? Bir yaprak gibi yere düştüğünde yanında kim vardır?

İşte o an, hayat denen bu filmin en gerçek senaryosu yazılmaya başlar ve zihindeki mahkeme nihai kararı verir: Artık yeter! Sert kışlardan, lafı sözü bir olmayan dosttan, arkadaştan yolları ayırma vakti gelmiştir.

Şimdi kendimizi yeniden keşfetme, küllerimizden doğmanın keyfini sürme zamanı. Kalan ömrümüzü pozitif bir enerjiyle sahiplenme ve özümüze dönerek dönüşme vakti…

 

Yusuf Dal 

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

DERİN SESSİZLİK

Etiketler:

#İnsan #mevsim deneme vefa

Yorumlar (2)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    güzel ve net bir anlatım hocam…

  2. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Her bitiş yeni bir başlangıç demektir. Yüreğinize sağlık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yusuf DAL

Kuaförden Şaire: Hayatın Renklerini Anlatan Bir Yolculuk 33 yıllık kuaförlük serüveniniz ve şiire olan tutkunuzun kesiştiği noktada, hayatınıza bambaşka bir renk katmışsınız. Çeşitli sosyal medya hesaplarında paylaştığınız şiirlerinizle duygularımı ve yaşam bakış açınızı okurlarla buluşturuyoruz. İzmir Bir Melek Bin Melek Olsun Dayanışma Derneği yönetim kurulu başkanlığı görevini 3 yıldır başarıyla yürütüyorsunuz. Evli ve 11 yaşında bir kızınız olması hayatınıza sevgi ve anlam katıyor. İzmir Bornova'da yaşarken şiirlerimle ihtiyaç sahibi çocuklara destek olmaya devam ediyorum. Sizin hikayeniz, tutkunun ve dayanışmanın bir araya gelmesiyle ortaya çıkan ilham verici bir örnek. Kuaförlük mesleğindeki deneyimlerinizin ve şiire olan sevginizin harmanlanması, özgün ve duygusal bir dil oluşturmanızı sağlıyor. Hayatın renklerini şiirlerime yansıtarak okurları duygulandırmak ve düşündürmek. Dayanışma ve yardımseverlik ruhunu şiirlerimede yayarak, ihtiyaç sahibi çocuklara destek olmak tek hedefim.